Analytics

Bu Blogda Ara

peugeot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peugeot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2010 Cumartesi

Peugeot Partner Tepee Outdoor 1.6 HDi: 'Araziye özenmiş!'

Kombivan araçlar artık hem ticaret hem de binek kullanım için tasarlanıyorlar. Peugeot’nun ikinci nesli ile yollarda olan Partner modeli bu amaçlara bir yenisini daha ekliyor. Barındırdığı Grip Control sistemi sayesinde, hafif arazide daha rahat yol almanızı vaat eden Outdoor seçeneği Partner’i rakiplerinden öne çıkarıyor.
Tasarım
Peugeot Partner Tepee Outdoor’un diğer kardeşlerinden tasarım olarak çok büyük bir farklılığı bulunmuyor.  Outdoor’a özel ön tampon gri ve siyah renklerle daha dikkat çekici bir görünüme sahip. ‘Atacama’ adı verilen özel seri jantların üzerinde duran Outdoor’un yüksekliği de normal versiyona göre daha fazla. 2008’de tanıtıldığında gözümüze çok şık gelen tasarıma artık gözümüz alışmaya başladı. Çekik farları ve geniş ağzı klasik Peugeot yüzünü Outdoor’da da oluşturmuş. Arka kısımda ise yüksek far grubu aracın düz arka kısmını şık bir şekilde tamamlıyor.


İç mekan
Yüksek oturma pozisyonu sayesinde çok başarılı görüş açılarına sahip olan Outdoor’un, iç mekan ferahlığı da takdire şayan. Aracın iç mekanında kullanılan malzemeler ise bu sınıftaki rakipleri ile benzer kaliteye sahip. Klasik Peugeot direksiyonu ve kontrol butonlarına sahip iç mekanda yüksek orta konsol yapısı dikkat çekiyor. Ticari bir araçtan devşirme olduğunu daha fazla gizleyemeyen Outdoor’un orta konsolun yapısı binek araçlardan çok farklı görünüyor. Orta konsolu oluşturan dört köşedeki yuvarlak öğelerden üst ikisi havalandırma kanallarına ev sahipliği yaparken sağ altta olanı eşya gözü olarak kullanılıyor. Sol alt kısım standart Partner’lerde boş iken Outdoor’da Grip Control’ün kontrol butonuna ev sahipliği yapıyor. Orta konsolun altına konumlandırılarak sürücüye yakın tutulmuş vites kolunun kullanımı çok rahat. Aynı rahatlığı vites kolunun hemen önünde yer alan cam açma kapama butonları için söyleyemeyeceğiz. Ön iki koltuğun arasındaki büyük boşluk da hoşumuza gitmeyen yerlerden…  Burada eşya koyabileceğimiz bir bölme olabilirdi. Sürgülü kapılar sayesinde kolay inilip binilen arka kısımda diz mesafesi yeterli. 675 litrelik bagaj hacmi arka koltukların katlanmasıyla 2400 litreye, tamamen çıkartılmasıyla 3000 litreye ulaşıyor. Peugeot Partner, 4380 mm’lik uzunluğuyla Fiat Doblo Combi’den 1 cm daha kısayken Renault Kangoo Multix’den 16.7 cm daha uzun.


Motor
PSA grubunun geliştirdiği ve bir çok markanın değişik modellerinde başarıyla görev yapan 1.6 litrelik dizel ünitenin 90 hp’lik versiyonu, Partner Outdoor’u da başarıyla sırtlıyor. Bu motorun en büyük avantajı torkunu düşük devirlerde üretmesi ve bazı dizel ünitelerde olduğu gibi sürekli yüksek devir istememesi. Test aracımızın HDi motoru 4000 d/d’da 90 hp güç ve 1750 d/d’dan itibarende 215 Nm tork üretiyor. Sürücüsüyle beraber 1.5 ton civarında ağırlığa ulaşan Tepee Outdoor şaşırtıcı bir ataklık sergiliyor. 0-100 km/s hızlanmasını 14,4 saniyede gerçekleştiren aracın ara hızlanmaları da gayet başarılı. 5 ileri manuel şanzımanın ön tekerlere ilettiği güç, Outdoor’u 160 km/s hıza ulaştırabiliyor. 1.6 litrelik dizel motorlar içerisinde en az yakıta ihtiyaç duyan motorlardan biri olan HDi, testimiz süresince ortalama 5.5 lt/100 km motorine ihtiyaç duydu.



Konfor ve yol tutuş
Arkada bağımsız süspansiyon sistemi kullanmayan kombivan neredeyse kalmadı gibi. Partner Outdoor’da da yaprak yay yerine bağımsız süspansiyon kullanılarak aracın konforu ve sürüş tarzı binek otomobillere benzetilmeye çalışılmış. Aracın ferah iç mekanı ve rahat koltukları araç içerisindeki konforu arttırıyor.  Süspansiyonların yapısı da Outdoor ile rahat yolculuklara kapı aralıyor. Yeterince net olan direksiyon sistemi sayesinde yönlendirme konusunda hiçbir sıkıntı yaşatmayan Outdoor’un yol tutuşu da gayet tatminkar. Tabi virajlara girerken bu tip araçların yüksek yapıları göz önünde bulundurulmalı. Tepee Outdoor’un en önemli özelliği ise Grip Control sistemi. Peugeot 3008’den tanıdığımız sistem için Land Rover’ın Terrain Response sisteminin iki çekerli versiyonu diyebiliriz. Aracın diferansiyelini yol şartlarına göre farklı oranlarda kilitleyen sistem orta konsoldaki bir buton yardımıyla kar, çamur, kum ve normal yol şartlarına göre uyarlanabiliyor. Bu sayede aracın değişik yol koşullarında standart çekişe sahip araçlara göre daha rahat yol alması sağlanıyor. ESP sistemi ile koordineli çalışan sistem ufak kır gezintilerinde kurtarıcı olurken karlı ve buzlu zeminlerde daha güvenli yolculuklara imkan tanıyor.


Güvenlik
Peugeot Partner Tepee Outdoor’un EuroNCAP çarpışma testine katılımı bulunmuyor. Outdoor’da sürücü, yolcu ve yan hava yastıklarının yanı sıra ESP sistemi de standart olarak sunuyor.


Yorum - Selim ERKEK

Bu araçta beni en çok etkileyen kısmın yakıt tüketimi olduğunu söylemeliyim. 100 km’de 5.5 lt/100 km ortalama yakıt tüketimini hiç zorlanmadan tutturmak bu büyüklükteki araçlarda pek alışık olmadığımız bir durum. Rahat sürüşü ve konforlu iç mekanıyla ailelerin hiç şüpheye düşmeden tercih edebileceği aracın yakıt tüketimi, ticari olarak avantajını da ortaya çıkarıyor. Tepee Outdoor’da kullanılan Grip Control teknolojisi aracı kesinlikle bir arazi canavarı yapmıyor ancak ufak tefek kaygan zeminlerde hissettirdiği çekişiyle insana güven veriyor. Sistemin özellikle çamurda iyi sonuçlar verdiğine şahit oldum. Tabi bunda Outdoor’la beraber gelen lastiklerinde payı büyük.  Tabi işi abartıp Outdoor’a bir arazi aracıymış gibi davranırsanız, üstünüz başınız batmış ve araç itmekten yorgun bir şekilde eve dönebilirsiniz!

3 Eylül 2010 Cuma

Peugeot RCZ Carbon 1.6 THP Otm: 'Efsane olmaya aday!'

GTI akımının öncüsü Peugeot 1987 yılında piyasaya sürdüğü 205 GTI ile spor hatchback kavramını hayatımıza sokmuştu. 1,6 ve 1,9 litrelik iki motor seçeneği olan 205 GTI özellikle 1.9 litre 126 hp güç üreten motoruyla çok sevildi. 8,5 saniye civarında 100 km/s hıza ulaşan bu aracın yol tutuşu ve direksiyon tepkileri zamanına göre çok iyiydi. 205 GTI’ın aldığı olumlu tepkileri değerlendiren Peugeot, 106, 206 ve 306 modellerinin de GTI versiyonunu üretti. Her biri efsaneleşen bu modellerden sonra Peugeot efsaneleşecek yeni bir model daha üretti ‘RCZ’.
Tasarım
RCZ konsept halinden çok farklı olmayan bir tasarımla karşımıza çıktı. İlk dikkatimizi çeken ise RCZ’in tavan yapısı oluyor. Kabarık iki bombe ile sonlanan tavan yapısı test aracımızdaki siyah beyaz renk kombinasyonunda çok çekici görünüyordu. Dışarıya doğru çıkık geniş çamurluklar RCZ’in atletik imajını güçlendirerek kaslı bir görünüm çizmesini sağlıyor. Özellikle yan aynalardan arkaya baktığınızda görünen şişkin arka çamurluk hoş bir etki bırakıyor.
Bazı otomobillerin tasarımında belirli bölgelerin daha ön plana çıktığı olur. Kiminin önü çok iyi arka kısmı vasat iken, bazısında durum tam tersi olabiliyor. RCZ’de ise bu durumdan söz etmek mümkün değil. RCZ’in ön ve yan görünüşüne kusursuz dedikten sonra arka kısmı içinde aynı düşünceler içerisindeyiz. LED destekli stop grubu ve bagaj üstünden dışarıya doğru açılan spoyleri harika görünüyor.
Dikkat çekmek için RCZ iyi bir tercih! RCZ en büyük rakibi Audi TT’den 11,2 cm daha uzun,  ve 15.5 cm daha geniş. İki aracın da yükseklikleri 1252 mm.

İç mekan
Herhangi bir Peugeot’nun içine göre oldukça elit görünen kokpitteki hava, lüks coupeleri aratmıyor. Bu havanın oluşmasında çift dikişli deri kaplamaların payı çok büyük. Peugeot modellerinden tanıdık direksiyon simidi RCZ’de alt kısmı yuvarlak hale getirilmiş şekilde yer alıyor. Sinyal, silecek, ses sistemi ve hız sabitleyici kontrol butonları ise markanın diğer üyeleriyle aynı. Parlak siyah kaplamalı orta konsolun en dikkat çekici kısmı iki havalandırma ızgarasının arasındaki analog saat. RCZ içinde yolculuk edenlere daha elit bir hava sunması için özel dizayn edilmiş saat tek başına bunu başarmaya çalışıyor. İç mekandaki ortak parça kullanımının görüldüğü diğer bir yerde ses sistemi ve ekranı. Bu ikili kullanım zorluğu çektirmese de insan RCZ gibi özel bir otomobilde daha özel beklentiler içinde oluyor.
İnce minderli arka koltuklar aracın 2+2 olarak adlandırılmasından başka pek bir işe yaramıyor. Çünkü buraya oturtabileceğiniz kişilerin 7 yaşını geçmemiş olması gerekli diyebiliriz. Sürücü baş hizasından sonra hızlı bir biçimde eğilen tavan yapısı arka koltuğun baş mesafesini oldukça kısıtlıyor. Ancak bu kısıtlı arka diz mesafesine karşı RCZ bagaj hacmi konusunda cömert davranıyor ve kullanıcılarına 384 litre bagaj hacmi sunuyor.

Motor
RCZ’in motor kaputunun altında PSA-BMW ortak çalışması olan motorlar görev yapıyor. Test aracımızdaki 1.6 litrelik motor 1400 d/d’dan itibaren 240 Nm tork  ve 6000 d/d’da 156 hp güç üretiyor. Bu motoru Citroen ve MINI modellerinde farklı güçler üretirken gördük. Ancak RCZ’in en güçlü seçeneğinde yine bu motor 1.6 litrelik hacminden tam 200 hp güç üretebiliyor. 6 ileri otomatik şanzımanla gücünü yere aktaran RCZ’in 0-100 km/s hızlanması için 9 saniyeye ihtiyaç duyuluyor ve araç maksimum 214 km/s hıza ulaşabiliyor. 1.5 ton civarındaki bir araç için hiç de kötü olmayan performans verileri sunan RCZ’in tüketim değerleri de çok abartılı değil. Biraz zorlanarak kullanıldığı zaman 12 lt/100 km üzerine çıkan aracın fabrika verisi karma yakıt tüketimi 7.3 lt/100 km olarak açıklanıyor. RCZ testimiz süresince ortalama 9.4 litre/100 km yakıt tüketti.

Konfor ve yol tutuş

Kesinlikle konforlu değil. Peki, bu durum RCZ alacakların umurunda mı? Kesinlikle hayır! RCZ’in 19 inçlik jantları ve sert ayarlanmış süspansiyon sistemi yoldaki ufak darbeleri bile iç mekana aksettiriyor. Yan destekleri çok iyi olan ön koltukların rahatlığı ise bu darbeleri emmeye yetmiyor. İç mekana hoş bir şekilde motor sesi geliyor Fakat bu sesin yanında içeriye sızan rüzgar ve yol gürültüsü için hoş diyemeyeceğiz. RCZ’in daha sessiz olmasını beklerdik.
Peugeot modellerinin birçoğunda karşılaştığımız hissiz direksiyonun yerini RCZ’de son derece net tepkiler veren hassas bir direksiyon almış. Biraz sert olan direksiyon şehir içinde yorucu olabiliyor ancak bir sporcunun olması gerektiği sertlikte. ESP destekli yol tutuşu kusursuz olan aracın fren performansı da bekleneni veriyor. 6 kademeli otomatik şanzıman çift kavramalı olmasa da kötü değil ve konforu arttırıyor.

Güvenlik
Peugeot RCZ’in EuroNcap çarpışma testine henüz katılımı yok. RCZ’de sürücü, yolcu ve yan hava yastıkları standart olarak sunuluyor.

Yorum - Selim ERKEK
Peugeot’nun 205 ve 106 GTI’nın piyasada yarattığı etkiyi tekrarlayacak üçüncü modeli olarak gördüğüm RCZ gerçekten çok dikkat çekici bir otomobil. Markanın diğer modellerinden tanıdık ön kısım artık alışılmış olsa da çok başarılı bir tasarım örneği. Bombeli tavan yapısı ise, etrafınızdaki bütün gözlerin üzerinizde olmasının temel sebeplerinden. ESP sistemiyle beraber çok iyi yol tutan RCZ’i yoldan koparmak için önce ESP’yi devre dışı bırakmanız ardından da oldukça sert direksiyon hareketleri yapmanız gerekli. RCZ’de kullanılan 156 hp gücündeki motoru, Cıtroen DS3’de manuel vitesle olarak kullanmış ve çok daha eğlenceli bulmuştum. Test aracımızdaki otomatik şanzıman çift kavramalı olmasa da hızlı tepkiler veriyor, ancak RCZ’in eğlenceli kısmını alıp götürüyor. Ardı ardına yapılan sert frenlerde, fren sisteminin performansının düştüğünü belirtmekte fayda var.

2 Eylül 2010 Perşembe

Peugeot 407 GT LINE 2.0 HDi 163 bg Otomatik: 'Yaşlanmak bilmiyor!'


Peugeot’nun yaşlı aslanı 407, son günlerinin yaşarken yapılan makyajın etkisiyle ayakta kalmaya çalışıyor. 2004 yılında tanıtılan araç o yıllarda çok büyük bir kesim tarafından beğenilerek iyi satış rakamları yakalamıştı. 407, radikal tasarımı ve coupe araçları anımsatan alçak tavan yapısı sayesinde D segmentinde sağlam bir yer edindi. Yerini bırakacağı 408 gün sayarken, belki de 407 serisinden test ettiğimiz son araç olan 407 2.0 HDi GT konforuyla bizi yine etkiledi.
Tasarım
Peugeot 407’nin en çok göze çarpan tasarım öğesi, ön kısımda yer alan büyük hava girişi oluyor. Bu devasa ağzın üzerindeki büyük Peugeot amblemi ve çekik farları 407’nin yüzünü şekillendiriyor. Alçak tavan yapısı ve yüksek bagaj kapağı sayesinde 407 bu sınıftaki pek çok araçtan daha sportif duruyor. Krom detaylarla süslenen 407 hala birçok kişinin başını çevirip baktığı bir otomobil.

İç mekan
Peugeot 407 geniş ve ferah iç mekanı ile konforlu yolculuklar vaat eden bir otomobil. Test aracımızda bulunan deri koltuklar ve sunroof aracın içini zengin gösteren donanımlar ve mümkünse tercih edilmeliler. Karışık görünen orta konsolda bulunan kontrol butonlarının kullanımı aslında son derece kolay. Sadece biraz alışkanlık gerekiyor. 3 kollu direksiyon simidi ve zemini beyaz gösterge grubu 407’nin iç mekanındaki sportif öğeler. Direksiyonun sol alt tarafında hız sınırlayıcı ve sabitleyicinin kontrol kolu, sağ alt tarafında ise müzik sistemi kontrol kolu bulunuyor. Ancak müzik sistemi kontrol kolunun kullanımının ciddi manada tecrübe gerektirdiğini belirtmeliyiz. Deri koltukların konforu iyi olsa da işçiliği ve yan destekleri daha iyi olabilirdi. Arka koltuklarda cömert bir diz mesafesi sunan 407’nin bagaj hacmi sınıf ortalamalarında bir değer olan 489 litre.

Motor
Test aracımızda HDi motor ailesinin 2 litrelik versiyonu bulunuyordu. 4000 d/dk’da 163hp güç üreten ünite, maksimum  torku 320 Nm’yi ise 2000 d/dk’da vermeye başlıyor. Overboost özelliği sayesinde gereken durumlarda anlık olarak 340 Nm tork üretebilen HDi motor 407’yi asla yarı yolda bırakmıyor. Peugeot’nun 6 ileri klasik otomatik şanzımanını kullanan 407 GT, 0-100 km/s hızlanmasını 9,6 saniyede gerçekleştirirken maksimum 210 km/s hıza ulaşabiliyor. 1.6 HDi kadar ekonomik olmayı başaramayan ünite testimiz süresince 9,4 lt/100 km ortalama yakıt tüketti. Sessiz yapısıyla beğenimizi kazanan motor kullanım zevki açısından da çok başarılı.

Konfor ve yol tutuş
Peugeot’nun ürün gamında şu anda satılan modellerin içerisinde konfor ve yol tutuşu en iyi harmanlayan araç 407. Yumuşak süspansiyon yapısı sayesinde yoldan gelen darbeleri oldukça iyi bir şekilde emen araç, virajlarda ise tatminkar şekilde çizgisini koruyabiliyor. 407’nin ön kısmında kullanılan Double Wishbone tipi süspansiyon sistemi sayesinde yol tutuşu arttırılmış. Yüksek hızlarda bile stabil olan 407, bu versiyondaki GT ekini hak eden bir otomobil. Özellikle uzun yolculuklarda konfor ve performans anlamında bekleneni veriyor. 407’yi avantajlı kılan en önemli unsur ise standart olarak sunduğu donanımların fazlalığı. Test aracımızda bulunan donanımların birçoğu en düşük versiyonda bile standart. Orta konsolu renklendiren geniş bilgi ekranı ise test aracımızda haritası olmadığı için navigasyon olarak kullanılamıyordu. Navigasyonu kullanamadıktan sonra bu kadar büyük bir ekrana da çok fazla ihtiyaç duyulmayacağını düşünüyoruz.

Güvenlik
Peugeot 407, 2004 yılında makyajsız versiyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrıldı. Şu anda satılan tüm 407 versiyonlarında, sürücü ve yolcu hava yastıkları, yan ve perde hava yastıkları ve diz hava yastığı standart olarak sunuluyor.


Yorum-Selim ERKEK
Peugeot 407 eskimeyen yüzüyle hala çok şık görünen bir otomobil. Test için aldığımız 407 GT yüksek donanım seviyesi ve güçlü motoruyla beğenimizi kazandı. Sessiz iç mekanı ve konforlu koltuklarıyla tam bir uzun yol arabası olan 407, rahat kullanımı ve iyi yol tutuşuyla yolcuları olduğu kadar sürücüsünü de mutlu ediyor. Makyajsız versiyonda kullanıcıların şikâyet ettiği elektrik aksamı problemlerinin makyajla beraber ortadan kaldırılması için çalışıldı. Şu anda satışta olan D segmenti araçların içerisinde en yaşlısı olan 407 hala tercih edilebilecek bir araç. Otomatik vites seçeneğinin sadece 2.0 HDi motor ile sunulması ise ülkemiz için önemli bir dezavantaj. En azında Peugeot’nun başka modellerinde kullandığı 1.6 HDi + Auto6R şanzıman ikilisi kullanılsaydı çok daha başarılı satış rakamlarına ulaşılabilirdi.
Teknik veriler 
Motor:
1997 cc, sıralı 4 silindirli
Yakıt tüketimi
Maksimum güç:
163HP-4000 d/d
Şehiriçi:     9 lt
Maksimum tork:
320 Nm-2000 d/d
Şehirdışı:
 5.7 lt
Maksimum hız:
210    km/s
Ortalama:
 6.8 lt

0-100 km/s hızlanma:
9.6  sn
 CO2 emisyonu (g/km) 179
Boyutlar (u/g/y):4691/1811/1452mm
Ağırlık:1561kgFiyatlar ( 09.07.2010 )
Aktarma:
Önden Çekişli
Peugeot 407 GT LINE 2.0 HDi 163 bg Otomatik75.850  TL
Şanzıman:6 İleri Otomatik (Tiptronik) Vites  
Lastikler:215/55 R 17  
Frenler (ön/arka):Hava Kanallı Disk /DiskRenkler
Depo hacmi:
66 litre
Atom Gri,Aytozu Gri,İnci Siyahı

Peugeot 207 Trendy 1.4 16V 90 bg - 2Tronic: 'Sportif görünüm, geniş iç mekan!'

Ocak 2006’da tanıtılan ve 20x serisinin son üyesi olan Peugeot 207 artık daha rahat. Otomatik şanzıman konforuna geç de olsa kavuşan 207, 2Tronic adı verilen robotize şanzımanla satışlarını arttırmayı planlıyor. B segmentinde 206, 206+ ve 207’yi aynı anda satan Peugeot otomatik şanzıman seçeneğini sadece 207’de sunuyor.
Tasarım
Fransız üreticinin tasarıma yaptığı yatırım 206 modelinde kendini gösterdi ve Peugeot 206 dünya çapında 6.8 milyon adet sattı. Tasarımın satışa etkisini gören Peugeot tasarımcıları 207 için de çok çalışmışlar. Üzerinden yaklaşık 4,5 sene geçmesine rağmen 207 hala çok şık bir otomobil. Geriye doğru çekik farları ve büyük ön ızgarasıyla insanların büyük çoğunluğu 207’yi hala çok beğeniyorlar. Yan aynaların konumu alışana kadar garip gelse de sonradan gayet rahat bir kullanım sunuyorlar. Makyajdan sonra kırmızı ve beyaz renkli olan stop grubu arka kısmı gayet dinamik gösteriyor.

İç mekan
3 kollu direksiyon simidi ve beyaz kadranı ile sürücüsünü karşılayan 207, bu ilk andaki coşkuyu daha sonra da yaşatamıyor. Orta konsolun sıradan tasarımı makyajdan sonra biraz giderilir diye düşünmüştük ama pek bir değişiklik olmadı. Orta konsolun üstünde yer alan yol bilgisayarı ekranı eskisine oranla daha kolay kullanılabilir hale gelmiş. Çift renkli ön konsolun üst kısmında kullanılan malzemelerin kalitesi vasat. Mp3 destekli teyp, Trendy donanımında sadece ön kapı hoparlörleri ile geliyor ve ses kalitesi iyi değil. Manuel klimanın bulunduğu test aracımızda klimanın performansından çok memnun kaldık. Açık renk döşemelerin ferahlık kattığı iç mekan bu segmentteki bir araç için yeterli yaşam alanı sunuyor.
Motor
Bu eski dostun kaputunun altında 1.4 litrelik 16V bir motor yatıyor. Devir çevirmeyi seven bu motor 5250 d/dk’da 90hp güç üretirken, 3250 devirden itibaren 133 Nm tork üretebiliyor. 2tronic şanzımanın yavaş vites geçişleri nedeniyle 14 saniyede 100 km/s hıza ulaşabilen 207, manuel şanzımanda 1.3 saniye daha hızlı olabiliyor. Robotize şanzımanların çoğunda olduğu gibi 2tronic şanzıman da sarsıntılı vites geçişleri yapıyor ve yokuşlarda geri kaydırıyor. Geri kaydırma sorunu yokuş kalkış destek sistemleriyle çözülebilirdi ama maalesef test aracımızda bu sistem bulunmuyordu. Sessiz çalışan motorun devirlendikçe kükremesi birçok kullanıcının hoşuna gidecek cinsten sesler. Tabi bu sesleri duyduğunuz süre ile cebinizden çıkan yakıt parası doğru orantılı şekilde artıyor. Testimiz süresince 6,4 litre yakıt tüketen 207 dikkatli kullanımlarda tüketim değerlerini 5,5 lt civarına çekebiliyor.

Konfor ve yol tutuş
Peugeot 207, Fransız otomobillerinin alışılagelmiş konfor özelliklerini ve iyi sürüş dinamiklerini harmanlamış bir model. Orta sertlikteki süspansiyon sistemi aracı hem konfor hem de yol tutuş anlamında yarı yolda bırakmıyor. Yumuşak yapılı ve yeterli yan destek sunan ön koltuklar uzun yolculuklarda bile yormazken bu sınıfın en iyi diz mesafelerinden birini sunan arka koltuklar da yolculuk edenleri çok yıpratmıyor. 270 litrelik bagaj hacmi sınıf ortalamalarında fakat B sınıfının en uzun aracında biraz daha bagaj hacmi olsaydı hiç de kötü olmazdı.
Konfor odaklı üretilmiş amortisörler 207’ye yeterli yol tutuşu sunuyorlar fakat hızlı girilen uzun virajlarda 207 arka kısmını bırakıyor. Ufak direksiyon hareketleriyle tekrar yolunu bulan 207’de ESP, Trendy donanımında opsiyonel olarak bile satın alınamıyor.


Güvenlik
Peugeot 207, EuroNcap çarpışma testinden en yüksek puan olan 5 yıldız ile ayrıldı.


Yorum - Selim ERKEK
Çok ciddi satış rakamlarına ulaşmış 206’nın halefi olarak lanse edilen 207, 30.800 TL’ye otomatik vitesin rahatlığını sunarak parasının karşılığını veren otomobiller listesine girmeyi başarıyor. Agresif ön tasarımı ve kullanışlı özellikleriyle dikkat çeken 207 gençlerin de favori araçları arasında. 1.4 litrelik motor bu araç için yeterli performansı sunarken gerektiği zaman çok ekonomik olabiliyor. Şanzıman benim pek hoşuma gitmese de özellikle bayan sürücüler ve şehir içi trafik sıkışıklığında çok zaman geçiren sürücüler tarafından talep görecektir. 2Tronic şanzımanın en büyük handikabı yokuşlarda geri kaydırması. El freni kullanarak bu problem hallediliyor olsa bile otomatik araca yönelen kişilerin bununla uğraşmaktan pek hoşnut kalacağını sanmıyorum. Yol tutuş kriterinde sınıf ortalamalarını yakalayan araç zorlandığında arka kısmını bırakıyor. Aracı güvenlik sınırlarında durduran frenlerin dozlaması iyi ve güven veriyor. Çok hassas olmayan direksiyon sistemi ise birçok kullanıcı için problem oluşturmayacaktır.
Teknik veriler
Motor:
   1360 cc, sıralı 4 silindirli
Yakıt tüketimi
Maksimum güç:
  90HP-5250 d/d
Şehiriçi:     7.9 lt
Maksimum tork:
   133 Nm-3250 d/d
Şehirdışı:
 5.2 lt
Maksimum hız:
    180  km/s
Ortalama:

 6.2lt
CO2
0-100 km/s hızlanma:
    14  sn
CO2146 (g/km)
Boyutlar (u/g/y):   4030/1720/1472mm
Ağırlık:  1166 kgFiyatlar (09.10.2010)
Aktarma:
Önden Çekişli
Peugeot 207 1.4 16V 90 bg - 2Tronic30,800 TL
Şanzıman:2 Tronic Şanzıman
Lastikler:
185/65 R15
Frenler (ön/arka):Hava Kanallı Disk/KampanaRenkler
Depo hacmi:
  50 litre
Alev Kırmızısı(Opak),Alp Beyaz (Opak),Köpek Balığı Grisi, Obsidien Siyah,İnori Mavi,Atom Gri,Alüminyum Gri,Ateş Kırmızısı

28 Haziran 2010 Pazartesi

Peugeot 5008 Premium Pack - 1.6 HDi 110 bg - Auto6R: 'En sonunda!'




Peugeot 5008 Premium Pack - 1.6 HDi 110 bg - Auto6R: 'En sonunda!'

Peugeot uzun yıllardır kompakt MPV segmentindeki boşluğu 307 ve 308 SW modelleri ile telafi etmeye çalışıyordu. Fakat rakipleri karşısında çok da başarılı olamayan modeller 5008 projesini doğurdu.

Fransız üretici, 2009 yılında tanıttığı 5008 modeli ile son yılların yükselen trendi kompakt MPV segmentine ilk adımı attı. Peugeot’nun aile otomobili sevdası 1994 yılında PSA-Fiat ortaklığıyla geliştirilen ‘Eurovans’ projesiyle başladı. Citroën Evasion (Synergie), Fiat Ulysse, Lancia Zeta ve Peugeot 806 adlarıyla satılan araç 2002 yılında yerini ikinci jenerasyonu 807’ye bıraktı. Fakat büyük bot MPV 807 hiç bir zaman rakiplerine karşı yeterince güçlü olmadı. MPV segmentinde markalar yeni modellerini bir bir tanıtırken Peugeot’da boş durmadı ve kompakt MPV 5008’i oyuna sürdü.

Tasarım
Peugeot 5008 için rakipleri içinde en çekici ön tasarıma sahip model diyebiliriz. Büyük farları neredeyse ön cama kadar uzanıyor fakat kesinlikle kötü görünmüyorlar. Peugeot ambleminin iki tarafından kaputun üstüne uzanan çizgiler dikkat çekiyor. Yan sinyallerin aynaların altına yerleştirildiği otomobilin arka kısmı ön tarafı kadar iddialı bir tasarıma sahip değil.

İç mekan
Klasik Peugeot direksiyon simidi ile sürücüsünü karşılayan otomobil cam tavanın sağladığı aydınlık sayesinde ferah bir iç mekana sahip. Deri koltukların konforu çok iyi. Sürücü odaklı konsolda kullanılan malzemeler kalite hissi veriyorlar. Konsola yerleştirilen vites kolunun kullanımı rahat. Klima kontrol butonlarının ve Radyo-teyp kumandalarının kullanımı alışkanlık gerektiriyor. JBL Ses sistemi otomobilde müzik dinlemek isteyenler için harika. Sürücünün görüş alanında beliren cam ‘Head-up display’ sisteminin bir parçası. Bu sistem sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan hızını ve öndeki araçla arasındaki takip mesafesini görebiliyor. Sürücü kol dayamanın altında soğutma özelliği de olan devasa bir bölüm bulunuyor. Sürücü koltuğunun alt kısmında ve arka koltuk tabanında saklama yerleri mevcut. Torpido gözü ise garip şekilde küçük tasarlanmış. Arka kısımda diz mesafesi başarılı. Fakat bagaj zemininden çıkan üçüncü koltuk sırasında sunulan yaşam alanı sadece çocuklar için uygun olabilir. Ön koltuk kafalıklarında yer alan ekranlara portatif görüntü kaynakları veya oyun konsolları bağlanabiliyor. Fakat dahili bir DVD oynatıcının olmaması eksiklik olarak göze çarpıyor. Bagajın hacmi üçüncü koltuk sırası kapalıyken 823 lt. Tüm koltuklar yatırılarak bu hacim 2506 lt’ye kadar artırılabiliyor.

Motor
Peugeot 5008’in en büyük avantajı 1.6 litrelik dizel motoru. Vergilendirme sistemi yüzünden alt dilimlerde yer alan motor, uzun yıllardır önemli satış rakamları yakaladı. DLD-416 kodlu motor Ford-PSA ortaklığıyla geliştirildi. Ford, Citroen, Peugeot, Volvo, BMW ve Mazda bu motoru birçok modelinde kullanıyorlar. Test aracımızdaki 1.6 litrelik motor 4000 devirde 110hp güç ve 1750 devirden itibaren 240 Nm tork üretiyor. Test aracımızı Auto6R ismi verilen robotize şanzımanla 12.6 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaştıran ünite, 5008’i maksimum 183 km/s hıza çıkartabiliyor. Vites değişimlerinin robotize şanzımanların genelinde olduğu gibi sarsıntılı olduğunu belirtmeliyiz. Yine de Auto6R şanzımanın bu tür şanzımanlar arasında iyi bir yerde olduğunu söylemeliyiz. Şanzıman iyi ayarlanmış dişli oranları sayesinde gerektiğinde 5008’e yeterli atikliği sağlıyor. Peugeot 5008 testimiz süresince 6.2 litre yakıt tüketti fakat dikkatli kullanımda 5 litre civarı tüketim değerleri yakalamak mümkün.

Konfor ve yol tutuş
MPV alanların ilk öncelikleri konfor... Peugeot 5008 sert olmayan süspansiyon sistemi ve rahat koltuklarıyla 5 kişinin bu önceliğini karşılamasını biliyor. İyi çalışan klima, ferahlık, sadece az miktarda motor sesi olan iç mekan ve doğru oturma pozisyonları uzun yolcuklukları bile eğlence haline getiriyor. Viraj içini aydınlatan farlar önemli bir güvenlik ekipmanı olarak görev yapıyor. Yüksek yapısı nedeniyle yan rüzgarlardan doğal olarak etkilenen araç önemli bir sapma yapmıyor ve yüksek hızlarda bile izinden çıkmıyor. Bu sınıftaki araçlarda artık standart haline gelen ESP sistemi önden kaymaya müsait 5008’i yola sokmak için hemen devreye giriyor ve sürücüsünü tedirgin etmeden görevini tamamlıyor. Fakat yine de sert virajlara temkinli girmekte fayda var.

Güvenlik
2009 yılında EuroNcap çarpışma testine katılan Peugeot 5008 en yüksek puan olan 5 yıldızla ayrıldı.

Yorum- Selim ERKEK
Peugeot 5008’i uzun yolda kullanma fırsatım oldu. 1.6 Hdi motorun bu araçtaki performansı hakkında ciddi şüphelerim vardı. Fakat yola çıktığım anda hepsi birer birer hayranlığa dönüştü. Özellikle tüketim değerleri gerçekten etkileyici. Bir kompakt MPV’nin sunması gereken performansı fazlasıyla sağlayan araç ne sollamalarda ne de otoyol kullanımında kesinlikle bir problem yaşatmıyor. Aracın yol tutuşu ESP sayesinde kötü değil. Zaten MPV alan kişilerin bu araçlardan sportif sayılabilecek yüksek yol tutuş gibi bir beklentisi yok. Ancak beklenmedik durumlarda gerekli olan ani manevralarda ESP’ye çok iş düşüyor. İç mekanda tek hoşuma gitmeyen ise cep telefonumu koyabileceğim ufak bir gözün olmaması oldu. Ufak eşyaları mecburen kolçak altındaki büyük bölüme koyuyursunuz ve ulaşmanız gerektiğinde bayağı bir çabalamanız gerekiyor. Peugeot’nun bu işin duayeni Renault’dan saklama gözleri konusunda dersler alması gerekli. 1.6 litrelik dizel motorun avantajı, yüksek donanım seviyesi ve uygun fiyat politikasıyla Peugeot 5008’in büyüyen MPV segmentinden iyi bir pay alacağını düşünüyorum.