Analytics

Bu Blogda Ara

turbo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turbo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2010 Salı

'En ‘maço’ Ibiza!': Seat Ibiza Bocanegra 1.4 TSI DSG


26 Kasım 2010 15:30:00
Seat Ibiza Bocanegra 1.4 TSI DSG
İspanyol üretici Seat’ın en çok satan modeli olan Ibiza ateşli versiyonu ile yollarda. Bocanegra, farklı görüntüsü ve 1.4 TSI motorunun homurtularıyla sürücüsünü baştan çıkarmaya çalışıyor. İspanyolcada ‘Siyah ağız’ manasına gelen Bocanegra, azgın bir boğa gibi hedefine ilerliyor. Seat Ibiza Cupra ile tamamen aynı olan araç birkaç görsel değişiklik barındırıyor.


Tasarım
Belçikalı tasarımcı Luc Donckerwolke tarafından tasarlanan araç ‘ok dizayn’ akımından ilham alarak ortaya çıktı. Köşeli hatlarla oluşturulan tasarım aracın her kısmında kendini gösteriyor. Bocanegra’nın ismini aldığı ön kısmı siyah parlak yapısıyla araca farklı bir hava katıyor. Yine siyah zeminli farları Bocanegra’yı modifiye atölyesinden fırlamış gibi gösteriyor. Standart Ibiza’lardan farklı olarak aracın daha fazla hava almasını sağlayan ön panjura sahip Bocanegra’nın arka kısmında da aerodinamiğini iyileştiren tasarım değişiklikleri var. Arka kısmın kontrastını yaratan siyah difüzörün ortasındaki egzoz çıkışı Bocanegra’nın sportif imajını destekliyor. 4052 mm uzunluğa sahip Bocanegra’nın boyu sınıf ortalamalarında.



İç mekan
Bocanegra’ya özel koltuk tasarımıyla sürücüsünü karşılayan aracın iç mekanı oldukça sade. Altı düzleştirilmiş direksiyonun kırmızı dikişleri göze hoş geliyor. Beyaz aydınlatmalı göstergelerde de Bocanegra’nın amblemleri var fakat beyaz zemin kullanılsaymış daha iyi olurdu diye düşünüyoruz. Ibiza’nın iç mekanında da en çok eleştirilen nokta olan orta konsol gerçekten başarısız. Özellikle müzik sisteminin kontrolleri çok kullanışsız… Orta konsolun alt kısmında yer alan eşya gözleri araç içerisinde bırakacağınız ufak eşyalarınız için yeterli alanı sunuyor. DSG şanzımanın hemen önünde ESP, dörtlü flaşörler, arka cam rezistansı, merkezi kilit ve lastik basınç sensörü kontrol butonları yer alıyor. Ibiza Bocanegra’nın bagaj hacmi 292 litre.


Motor
Kaputunun altında Volkswagen’in ödül canavarı motoru TSI’ı bulunduran Bocanegra, 1.4 litrelik motorun en güçlü versiyonlarından birini kullanıyor. Supercharger ve turbo birlikteliğinin sonucunda 6200 d/d’da 180hp güç üreten motor maksimum torku 250 Nm’yi 2000 devirden 4500 d/d’ya kadar verebiliyor. Düşük devirde üretilen yüksek torkun etkisiyle çok başarılı ara hızlanmalara imza atan ünite, Bocanegra’nın dinamik karakterine çok iyi uyum sağlıyor. Bocanegra 0’da 100 km/s hıza 7,2 saniyede ulaşırken 225 km/s maksimum hıza rahatlıkla çıkabiliyor. DSG şanzımanın müthiş birlikteliği sayesinde birçok rakibinden daha hızlı olan aracın yakıt tüketim değerleri de rakiplerinden daha düşük. Şehir dışı yakıt tüketim verisi 5.3 lt/100 km olan Bocanegra’nın test tüketimi 9.3 lt/100 km oldu. Tabi testimiz süresince Bocanegra’nın hiç uslu olmadığını belirtelim.


Konfor ve yol tutuş
Bocanegra’nın misafirlerini saran spor ön koltukları, hızlı kullanımlarda koltuktan kaymanızı engellerken uzun yolculuklarda da yorucu olmuyorlar. Arka kısımda ise işler biraz tersine dönüyor. Sınırlı diz mesafesi nedeniyle arka koltukta oturanlar için uzun mesafeler sıkıntılı olabilir. Ayrıca sert süspansiyonlar da konforu düşüren etkenlerden. Tabi kimsenin Bocanegra’yı satın alırken konfor beklentisi içinde olmadığını biliyoruz. Bu tarz araç düşünen kişilerin ilk beklentisi performans ve yol tutuş. Bocanegra, XDS elektronik kaydırmalı diferansiyeli ve sert süspansiyonlarının yardımıyla normal Ibiza’dan çok daha iyi yol tutuyor. ESP sisteminin desteğiyle yüksek viraj limitleri olan aracı yoldan çıkarmak için zorlamanız gerekli.

Güvenlik
Seat Ibiza’nın EuroNcap çarpışma testinde aldığı 5 yıldızı var. Bocanegra’nın ayrı bir katılımı bulunmuyor.

Yorum - Selim ERKEK

Volkswagen’in mühendislik harikası TSI motoru ve DSG şanzımanı her araçta keyif veriyor. Ancak ateşli hatchbacklerin mücadelesinde başarılı olmanın yolu ne konfordan ne de güçlü motordan geçiyor. Asıl beklenti üstün bir yol tutuşu.  Seat Bocanegra virajlarda önden kaymaya başlıyor ve önden kayma bu tarz araçlarda en son istenen olay. Kışkırtıcı bir motor sesine sahip aracın hızlanma değerleri de çok başarılı. Bu kadar iddialı performans verilerini görünce insan biraz daha dinamik bir sürüş bekliyor. Diğer yandan aracın görüntüsü çok başarılı ve farklı olduğunu haykırıyor. Eğer dikkat çeken ve gaza bastığınız zaman çok iyi ivmelenen bir HB arıyorsanız Ibiza Bocanegra biçilmiş kaftan. Üstelik sakin kullanımda 7 ileri DSG şanzımanın yardımıyla ekonomi yapmak da mümkün.



Teknik Özellikler
Motor:1.4 lt TSI 180 hp DSG 
Motor Hacmi:1390 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:180hp 6200 d/d 
Maksimum Tork: 250Nm 2000-4500 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma7,2 s
 Maksimum Hız:225 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:8,3 lt
 Şehir Dışı:5,3 lt
 Karma:6,4 lt
 Test:9,3 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4061 mm
 Genişlik:1693 mm
 Yükseklik:1420 mm
 Dingil Mesafesi:2469mm
 Bagaj Hacmi:284 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:45 lt
 Boş Ağırlık:1184 kg
 Lastik Boyutu:215/40 R17

3 Eylül 2010 Cuma

Peugeot RCZ Carbon 1.6 THP Otm: 'Efsane olmaya aday!'

GTI akımının öncüsü Peugeot 1987 yılında piyasaya sürdüğü 205 GTI ile spor hatchback kavramını hayatımıza sokmuştu. 1,6 ve 1,9 litrelik iki motor seçeneği olan 205 GTI özellikle 1.9 litre 126 hp güç üreten motoruyla çok sevildi. 8,5 saniye civarında 100 km/s hıza ulaşan bu aracın yol tutuşu ve direksiyon tepkileri zamanına göre çok iyiydi. 205 GTI’ın aldığı olumlu tepkileri değerlendiren Peugeot, 106, 206 ve 306 modellerinin de GTI versiyonunu üretti. Her biri efsaneleşen bu modellerden sonra Peugeot efsaneleşecek yeni bir model daha üretti ‘RCZ’.
Tasarım
RCZ konsept halinden çok farklı olmayan bir tasarımla karşımıza çıktı. İlk dikkatimizi çeken ise RCZ’in tavan yapısı oluyor. Kabarık iki bombe ile sonlanan tavan yapısı test aracımızdaki siyah beyaz renk kombinasyonunda çok çekici görünüyordu. Dışarıya doğru çıkık geniş çamurluklar RCZ’in atletik imajını güçlendirerek kaslı bir görünüm çizmesini sağlıyor. Özellikle yan aynalardan arkaya baktığınızda görünen şişkin arka çamurluk hoş bir etki bırakıyor.
Bazı otomobillerin tasarımında belirli bölgelerin daha ön plana çıktığı olur. Kiminin önü çok iyi arka kısmı vasat iken, bazısında durum tam tersi olabiliyor. RCZ’de ise bu durumdan söz etmek mümkün değil. RCZ’in ön ve yan görünüşüne kusursuz dedikten sonra arka kısmı içinde aynı düşünceler içerisindeyiz. LED destekli stop grubu ve bagaj üstünden dışarıya doğru açılan spoyleri harika görünüyor.
Dikkat çekmek için RCZ iyi bir tercih! RCZ en büyük rakibi Audi TT’den 11,2 cm daha uzun,  ve 15.5 cm daha geniş. İki aracın da yükseklikleri 1252 mm.

İç mekan
Herhangi bir Peugeot’nun içine göre oldukça elit görünen kokpitteki hava, lüks coupeleri aratmıyor. Bu havanın oluşmasında çift dikişli deri kaplamaların payı çok büyük. Peugeot modellerinden tanıdık direksiyon simidi RCZ’de alt kısmı yuvarlak hale getirilmiş şekilde yer alıyor. Sinyal, silecek, ses sistemi ve hız sabitleyici kontrol butonları ise markanın diğer üyeleriyle aynı. Parlak siyah kaplamalı orta konsolun en dikkat çekici kısmı iki havalandırma ızgarasının arasındaki analog saat. RCZ içinde yolculuk edenlere daha elit bir hava sunması için özel dizayn edilmiş saat tek başına bunu başarmaya çalışıyor. İç mekandaki ortak parça kullanımının görüldüğü diğer bir yerde ses sistemi ve ekranı. Bu ikili kullanım zorluğu çektirmese de insan RCZ gibi özel bir otomobilde daha özel beklentiler içinde oluyor.
İnce minderli arka koltuklar aracın 2+2 olarak adlandırılmasından başka pek bir işe yaramıyor. Çünkü buraya oturtabileceğiniz kişilerin 7 yaşını geçmemiş olması gerekli diyebiliriz. Sürücü baş hizasından sonra hızlı bir biçimde eğilen tavan yapısı arka koltuğun baş mesafesini oldukça kısıtlıyor. Ancak bu kısıtlı arka diz mesafesine karşı RCZ bagaj hacmi konusunda cömert davranıyor ve kullanıcılarına 384 litre bagaj hacmi sunuyor.

Motor
RCZ’in motor kaputunun altında PSA-BMW ortak çalışması olan motorlar görev yapıyor. Test aracımızdaki 1.6 litrelik motor 1400 d/d’dan itibaren 240 Nm tork  ve 6000 d/d’da 156 hp güç üretiyor. Bu motoru Citroen ve MINI modellerinde farklı güçler üretirken gördük. Ancak RCZ’in en güçlü seçeneğinde yine bu motor 1.6 litrelik hacminden tam 200 hp güç üretebiliyor. 6 ileri otomatik şanzımanla gücünü yere aktaran RCZ’in 0-100 km/s hızlanması için 9 saniyeye ihtiyaç duyuluyor ve araç maksimum 214 km/s hıza ulaşabiliyor. 1.5 ton civarındaki bir araç için hiç de kötü olmayan performans verileri sunan RCZ’in tüketim değerleri de çok abartılı değil. Biraz zorlanarak kullanıldığı zaman 12 lt/100 km üzerine çıkan aracın fabrika verisi karma yakıt tüketimi 7.3 lt/100 km olarak açıklanıyor. RCZ testimiz süresince ortalama 9.4 litre/100 km yakıt tüketti.

Konfor ve yol tutuş

Kesinlikle konforlu değil. Peki, bu durum RCZ alacakların umurunda mı? Kesinlikle hayır! RCZ’in 19 inçlik jantları ve sert ayarlanmış süspansiyon sistemi yoldaki ufak darbeleri bile iç mekana aksettiriyor. Yan destekleri çok iyi olan ön koltukların rahatlığı ise bu darbeleri emmeye yetmiyor. İç mekana hoş bir şekilde motor sesi geliyor Fakat bu sesin yanında içeriye sızan rüzgar ve yol gürültüsü için hoş diyemeyeceğiz. RCZ’in daha sessiz olmasını beklerdik.
Peugeot modellerinin birçoğunda karşılaştığımız hissiz direksiyonun yerini RCZ’de son derece net tepkiler veren hassas bir direksiyon almış. Biraz sert olan direksiyon şehir içinde yorucu olabiliyor ancak bir sporcunun olması gerektiği sertlikte. ESP destekli yol tutuşu kusursuz olan aracın fren performansı da bekleneni veriyor. 6 kademeli otomatik şanzıman çift kavramalı olmasa da kötü değil ve konforu arttırıyor.

Güvenlik
Peugeot RCZ’in EuroNcap çarpışma testine henüz katılımı yok. RCZ’de sürücü, yolcu ve yan hava yastıkları standart olarak sunuluyor.

Yorum - Selim ERKEK
Peugeot’nun 205 ve 106 GTI’nın piyasada yarattığı etkiyi tekrarlayacak üçüncü modeli olarak gördüğüm RCZ gerçekten çok dikkat çekici bir otomobil. Markanın diğer modellerinden tanıdık ön kısım artık alışılmış olsa da çok başarılı bir tasarım örneği. Bombeli tavan yapısı ise, etrafınızdaki bütün gözlerin üzerinizde olmasının temel sebeplerinden. ESP sistemiyle beraber çok iyi yol tutan RCZ’i yoldan koparmak için önce ESP’yi devre dışı bırakmanız ardından da oldukça sert direksiyon hareketleri yapmanız gerekli. RCZ’de kullanılan 156 hp gücündeki motoru, Cıtroen DS3’de manuel vitesle olarak kullanmış ve çok daha eğlenceli bulmuştum. Test aracımızdaki otomatik şanzıman çift kavramalı olmasa da hızlı tepkiler veriyor, ancak RCZ’in eğlenceli kısmını alıp götürüyor. Ardı ardına yapılan sert frenlerde, fren sisteminin performansının düştüğünü belirtmekte fayda var.

2 Eylül 2010 Perşembe

Alfa Romeo 159 1.8 TBi Distinctive Plus: 'Ruh Ve Güç Onda!'


İtalyan otomobil üreticisi Alfa Romeo’nun orta segmentteki yakışıklı temsilcisi 159 yeni motoru TBI ile artık daha güçlü. Alfa Romeo 156’nın yerine gelen model iddialı tasarımının yanı sıra güçlü dizel ve benzinli motorlarıyla da müşterilerin ilgisini çekiyor.
Tasarım
Firmanın 2005 yılında tanıttığı 159 üzerinden geçen yıllara rağmen hala en şık sedanlar arasında yer alıyor. Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanmış aracın birçok yerinde yuvarlak tasarımlar tercih edilmiş. Agresif görünen ön kısım 159’u görenlerin tekrar dönüp baktığı bir otomobil haline getiriyor. Aracın ön kısmındaki ters üçgen formlu panjura doğru uzanan kaput çizgisi ve kaslı çamurluk yapısı 159’un güçlü görünen çizgileri… Omuz çizgisinden arka stoplara kadar uzanan çizgi arka stop grubunun düz yapısıyla bütünleşiyor. Stop grubu ön farlarla benzer bir yapıda ve çok şık görünüyor. Yüksek bagaj kapağı ve çift egzoz çıkışı aracın arka kısmına hırçın bir görünüm kazandırmış.

İç mekan
Test aracımızdaki kırmızı renkli deri döşeme ile bizi karşılayan 159, sürücü koltuğunda tam bir spor araç gibi hissettiriyor. Sürücüye yönelik gösterge grubunun haricinde orta konsoldaki yağ, hararet ve turbo basıncını gösteren göstergeler çok sportif. Sürücüyü saran bu tasarım diğer koltuklardan bakıldığında ise o kadar
etkileyici değil. 3 kollu direksiyonun üzerinde ses kontrol butonları bulunurken, hız sabitleyici direksiyonun sol alt tarafındaki ayrı bir kumanda elemanıyla kontrol ediliyor. Kısa yapılı vites topuzunun arka kısmından ESP sistemini devre dışı bırakan düğme, dörtlü flaşör düğmesi ve merkezi kilit düğmesi bulunuyor. Kullanımı kolay ses sistemi verdiği kaliteli ses ile beğenimizi kazandı. Ses sisteminin altında yer alan dijital klima ön ve arka yolcular için farklı sıcaklıkta hava üfleyebiliyor. Arkada oturan yolcular için kontrol kumandaları iki koltuk arasına konumlandırılmış.

Motor
Tamamen yeni geliştirilen TBI motorun kullanıldığı test aracımız maksimum gücü 200hp’yi 5000 d/dk’da veriyor. Elektro hidrolik olarak kontrol edilen değişken supap zamanlaması kullanan 1742cc’lik motor maksimum torku 320 Nm’yi 1400 d/dk’dan itibaren veriyor. Güçlü motor her viteste otomobile gereken ataklığı sağlarken 159’u 0’dan 100 km/s hıza ulaştırmak için ise 7,7 saniyeye ihtiyaç duyuyor. 200 km/s hıza kadar soluklanmadan çıkan 159 TBI maksimum ise 235 km/s hıza ulaşabiliyor. Çıkarttığı hoş homurtularla beğenimizi kazanan 159’da klima kompresöründen geldiğini düşündüğümüz hoş olmayan seslerin ise serviste halledilebileceğini düşünüyoruz. 6 ileri manuel şanzımanla yola aktarılan güç ilk iki viteste aracın patinaja düşmesine neden oluyor ancak 3. vitesten itibaren 159 oldukça güçlü bir otomobil olduğunu sürücüsüne çok iyi hissettiriyor.

Konfor ve yol tutuş
Alfa Romeo 159’de kullanılan orta sertlikteki süspansiyon sistemi bu sınıftaki araçların birçoğundan daha sert. Yan destekleri çok iyi olan deri koltukların konforu çok iyi olsa da yoldan gelen darbeleri çok iyi sönümleyemeyen amortisörler nedeniyle başarılı bir konfor olgusundan bahsetmek mümkün değil. Zaten Alfa’da 159’u bunun için üretmiyor. 159’un tasarımındaki sportif detaylar sürüşüne de yansımış şekilde. Sert ve direkt tepkili direksiyonuyla sürücüsünün isteklerini çok net şekilde yola aktaran 159, ESP destekli yol tutuş performansıyla da göz dolduruyor. Dozlanması başarılı frenlerin 159’u durdurma konusunda ise çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. TBI motoruyla ok gibi fırlayan Alfa’nın daha iyi bir fren performansı vermesini bekliyorduk.

Güvenlik
Alfa Romeo 159, 2006 yılında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrıldı. 159’da ön, yan ve yolcu hava yastıkları standart olarak sunulurken, diz hava yastığı opsiyonel olarak satın alınabiliyor.

Yorum-Selim ERKEK

Alfa Romeo tasarım manasında gerçekten çok başarılı otomobiller üretiyor. Son dönemlerini yaşamasına rağmen 159, bana hala birçok otomobilden çekici geliyor. Yeni geliştirilen motorun çok erken verdiği yüksek torku nedeniyle çok fazla patinaja düşen 159’da ıslak zeminlerde dikkatli hızlanmak gerekiyor. Viraj çıkışlarında gaza yüklendiğinizde patinaja düşen ön tekerler nedeniyle önden kayma yapan 159’un viraj limitlerinin oldukça yüksek olduğunu da belirtmekte fayda var. TBI motorun tek hoşuma gitmeyen noktası ise devir kesiciye erken girmesi diyebilirim.  6000 d/dk civarı devir kesiciye giren TBI motor, 1000 devir daha fazla çevirebilse çok daha eğlenceli olacakmış. Bir de vites kolunun yapısı hızlı kullanımlarda problem çıkartabiliyor.
Teknik Özellikler
Motor:1.8 TBI
Motor Hacmi:1742 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:200 hp5000 d/d
Maksimum Tork: 320 Nm 1400 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma 7,7 s
Maksimum Hız: 235 km/s
Frenler
Ön:Hava kanallı Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüBenzin
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:11,8 lt
Şehir Dışı:6 lt
Karma:8,1 lt
Test:10,2 lt
Boyutlar
Uzunluk:4660 mm
Genişlik:1828 mm
Yükseklik:1422 mm
Dingil Mesafesi:2700 mm
Bagaj Hacmi:405 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:70 lt
Boş Ağırlık:1205 kg
Lastik Boyutu:225/50 R17

Renault Megane Coupe Impressor 1.4T 130 bg: 'Yeni motor, yeni ruh!'

Renault Megane ailesi üçüncü jenerasyonunda altın çağını yaşıyor. İlk jenerasyondaki gibi HB kardeşinden farklı bir tasarımla satılan Megane Coupe akıcı tasarımı ve yeni geliştirilen turbo motoruyla dikkatleri üzerine çekiyor.
Tasarım

Megane Coupe’ye önden bakıldığında en çok dikkat çeken unsur gri renkli bantlar oluyor. Farların alt kısmından başlayıp, tamponun altına kadar uzanan gri bantlar, Coupe Megane’ı HB kardeşinden ayırıyor. Kaputun üzerindeki U şeklindeki kabarıklık aracın daha güçlü görünmesini sağlıyor. Aynalara entegre sinyallerin ve gri renkli kapı kollarının kendini gösterdiği profil görüntüsünde üçgene yakın arka camlar araca sportif bir hava katmış. Megane Coupe’nin tasarım anlamında en önemli kısmı ise şüphesiz arka bölümü. Bombeli tasarlanmış arka kısım kırmızı beyaz stop grubu ve tamponun ortasına konumlandırılmış egzoz çıkışı benzeri yapıyla oldukça şık görünüyor.
İç mekan
Renault’nun Megane ailesinde kullandığı iç mekan coupe versiyonda da yerini almış. Coupe versiyonu özelleştirecek fazla bir detayın olmaması can sıkıcı. En azından direksiyonun altı düzleştirilip devir saati farklı olsaydı iç mekana bir nebze sportif hava katılabilirmiş. İki parçalı orta konsolda ergonomik açıdan kullanım zorluğu olan tek kısım klima. Klimayı kapalı haldeyken tekrar aktif hale getirmek için herhangi bir kontrol tuşuna basılması yeterli olmalıydı. Ancak Megane’da doğru tuşu bulana kadar klima sistemi tepkisiz şekilde bekliyor. Orta konsolun üst kısmında yer alan navigasyon ekranı yer olarak çok iyi ancak kapatılabilir bir sistem olsaydı daha iyi görünürdü. Ayrıca coupe versiyonda navigasyonu kontrol etmek için el freni yanındaki kontrol ünitesi kullanılıyor. HB versiyondaki uzaktan kumanda hem ilkel hem de kullanışsızdı. Arka koltuklarda bir coupeden beklenmeyecek kadar fazla diz mesafesi sunan araçla 4 kişi sorunsuz yolculuklar yapmak mümkün.
Motor
Renault tarafından geliştirilen 1.4 Tce motor son yılların trendi turbo beslemesi ile nefes alıyor. 5500 d/dk’da 130hp güç üreten motor maksimum torku olan 190Nm’yi ise 2250 d/dk’dan itibaren kullanıcısına sunuyor. Maksimum torkunu benzer aşırı beslemeli motorlara göre yüksek bir devirde vermesi sebebiyle Tce motor devirli kullanımı seviyor. 1270kg ağırlığındaki Megane Coupe’yi 9,6 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran ünite, aracı maksimum 205 km/s hıza çıkartabiliyor. Şehir dışı yakıt tüketimi 5,3 litre olarak verilen araç testimiz süresince çok da tutumlu bir görüntü sergileyemedi. Tce motorlu Megane Coupe’nin tüketimi 8.2 lt/100 km oldu.
Yol tutuş ve Konfor
Megane Coupe’nin sportif tasarımı sizi yanıltmasın. Kesinlikle sert bir araç değil. Konfor odaklı üretildiğini hemen belli eden süspansiyon sistemi yoldaki bozuklukları çok iyi absorbe ediyor. HB kardeşi ile çok benzer olan amortisör sertliği biraz daha fazla olsa hiç de fena olmazdı. Çünkü bu tarz araç alan kişiler virajlara daha hızlı girmek isteyip, daha iyi sürüş dinamikleri olan bir araca sahip olmak isteyeceklerdir. Yan destekleri iyi ön koltuklar konforlu yolculuklar vaat ediyor. Hız sınırlayıcı ve sabitleyici gibi konforu arttıran donanımların standart olması Megane Coupe için büyük bir avantaj. Bagaj üstü örtüsünden gelen sesi saymazsak çok fazla gürültü almayan iç mekanı ile beğenimizi kazanan araç yüksek devirli kullanımda motor sesini içeriye alıyor. Ancak bir coupe kullanıcısı için motor sesini duymak büyük bir problem olmamalı.
Güvenlik
Renault Megane üçüncü jenerasyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız alarak ayrıldı. Coupe versiyonun teste ayrı bir katılımı bulunmuyor.
Yorum - Selim ERKEK
Renault Megane Coupe, orta sınıftaki rekabetin bir ürünü aslında. Markalar bu segmentteki modellerinde, ellerinden geldiğince fazla karoser tipi oluşturma amacındalar. Megane ailesinin sportif versiyonu Megane Coupe, arka kısmının Astra H GTC ile olan benzerliği ile dikkatleri çekiyor. Şık tasarımıyla beğenilen aracın son eksik noktası olan zayıf motoru da Tce motorların gelmesiyle tamamlandı. Yeni geliştirilen bu motor esneklik konusunda VW’nin sadece turbo beslemeli TSI motorunu alt edebilecek özelliklere sahip. Ancak yakıt tüketim değerlerine bakınca Tce motor TSI kadar başarılı olamıyor. Ayrıca Megane Coupe’nin ESP sistemi hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Hızlı girilen virajlarda arkasını bırakan Megane’ın ESP sistemi normalden çok geç devreye giriyor. ESP’ye güvenip gerekenden sert girdiğimiz virajlarda tedirgin olduğumu söylemeliyim. ESP sisteminin geç devreye girmesi bazı durumlarda güzel olsa da asıl amacı güvenlik olduğu için en azından kademeli şekilde kontrol edilmeliydi. Çift kavramalı EDC şanzımanın da gelmesiyle Coupe Megane için harika kombinasyon tamamlanmış olacak.
Teknik Özellikler
Motor:1.4 Tce 
Motor Hacmi:1397 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:130hp 5500 d/d
Maksimum Tork: 190 Nm 2250 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma 9,6s
Maksimum Hız: 205km/s
Frenler
Ön:Hava kanallı Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüBenzinli
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:8,8 lt
Şehir Dışı:5,3 lt
Karma:6,6 lt
Test:9 lt
Boyutlar
Uzunluk:4295 mm
Genişlik:1808 mm
Yükseklik:1423 mm
Dingil Mesafesi:2640 mm
Bagaj Hacmi:344 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:60 lt
Boş Ağırlık:1270 kg
Lastik Boyutu:205/50 R17