Analytics

Bu Blogda Ara

29 Mart 2012 Perşembe

Sınıfının Kralı 'VW Passat 1.4 TSI Highline!


Türkiye’de D segmenti modellerin en çok sevileni Passat yeni yüzüyle başarısını sürdürüyor. B7 kasa koduyla gelen araç tamamen yeni bir model değil. 6. Jenerasyon (B6) Passat’ı ağır bir makyaj operasyonuna tabi tutan Volkswagen, yeni teknolojilerini bu modele entegre etti. İkisi dizel biri benzinli olmak üzere üç farklı motor seçeneği ile satılan Passat, otomatik vitesi 1.4 litrelik TSI benzinli ve 1.6, 2.0 litrelik TDI dizel versiyonlarda sunuyor.
 Tasarım
Yenilenmiş Passat’ın ön yüzü geçmiş modele göre iddialı değil… Aracın far tasarımında artık düz çizgilere yer verilmiş. Ayrıca yeni Passat LED gündüz farları ile birlikte geliyor. Fakat baz donanım olan Trendline’da sunulan farlar artık merceksiz ve görüntüsü ödenen paraya yakışmıyor.  Ön kısımda büyüyen sis farları da hemen fark ediliyor. Klasik Passat şıklığındaki sedan formda herhangi bir değişiklik yapılmamış. Test aracımızın arka stop grubunda gördüğünüz ve şık görünen lamba grubu, Highline donanımla beraber LED desteğine de kavuşuyor. Aracın çeşitli yerlerinde kullanılan krom kaplamalar şıklığı arttıran bir etkiye sahip. Arka kısımda ise küçük kardeşi Jetta ile benzer çizgiler göze çarpıyor. Bagaj kapağı Volkswagen logosunun üzerine bastırılarak, içeriden bir düğmeyle veya anahtar üzerindeki kumanda ile açılabiliyor. VW Passat, 4769 mm’lik uzunluğuyla, Peugeot 508’den 2,3 cm, Opel Insignia’dan 6,1 cm, Renault Latitude’dan tam 12,8 cm daha kısa. Passat’ın 1820 cm’lik genişliği de rakiplerinin gerisinde. Passat, kullanıcılarına 565 litrelik büyük bir bagaj hacmi sunuyor.


İç mekan
Yenilenen Passat’ın iç mekanı olgun çizgilerle oluşturulmuş. Test aracımızdaki büyük ekranlı ses sistemi  aracın orta konsolunu oldukça şık gösteriyor. Ayrıca buradan klima sistemini de takip edebiliyorsunuz. Dokunmatik olarak kumanda edilen sistemde Navigasyon özelliği olmaması ise büyük bir eksiklik. Ses sisteminin üzerindeki analog saat hoş bir detay olmasına rağmen konumu ve açısı itibariyle parlıyor. Okunabilirliği çok başarılı olan gösterge paneli, Passat’ın ağır havasına ayak uyduruyor. Üç kollu çok fonksiyonlu deri direksiyon simidi sportif duruyor ancak Passat’ta dört kollu daha oturaklı bir direksiyon simidi kullanılabilirmiş. Araç içerisinde birçok saklama gözü bulunuyor, kapı gözlerinin halı kaplı tabanı da Passat’ın yolcularına verdiği değeri gösterir gibi. Passat’ın geniş arka koltuklarının ortada olanı yatarak kol dayama ve bardaklık olarak görev yapabiliyor. Ayrıca koltuğun bu kısmından bagaja ulaşmak da mümkün…  Makyajla beraber B6 kasada olan, alarm, lastik basınç kontrol sistemi, koltuk altı çekmece gibi bazı özelliklerin kalktığını veya versiyona göre sunulduğunu belirtmeliyiz.
Test aracımızda bulunan anahtarsız çalıştırma özelliği sayesinde anahtarınız cebinizdeyken Passat’ı çalıştırmanız mümkün.
Yenilenen Passat’la beraber eklenen donanımlardan biri otomatik park asistanı. Sistem vites kolunun yanındaki düğme ile devreye alınarak park yeri arıyor. Uygun yer bulunduğunda sesli ve görsel olarak sürücüyü uyaran Passat, direksiyon hareketlerini kendisi yaparak çoğu zaman mükemmel park ediyor. Sistemin rakiplerine oranla en büyük avantajı dikey olarak da park edebilmesi.


Motor
Bundan 15 öncesinde VW Passat’ta 1.4 litrelik bir motor kullanılacağı kimin aklına gelirdi ki! Küçük hacimden büyük güçler çıkaran motor furyasını başlatan VW, test aracımıza 1.4 litrelik TSI motoru yerleştirmişti. Kaputun altında ufacık cüssesiyle görev yapan ünite, turbo beslemesi sayesinde 5000 d/’de 122 hp güç üretiyor. 1500-4000 d/d aralığında üretilen 200 Nm torku sayesinde Passat gibi ağır bir aracı bile rahatlıkla taşıyan motor övgüyü hak ediyor. Bu motorun performans anlamında hayal kırıklığı yaşatabileceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir buçuk ton ağırlığındaki Passat’ı 10.3 saniyede 100 km/s sürate çıkartan motorun ara hızlanmaları da tatmin edici. Bunda en büyük pay tabi ki çok hızlı bir şekilde vites değiştirebilen DSG şanzımanın payı büyük. 7 kademeli otomatik vites ekonomi yapmak isteyenlerinde en büyük yardımcısı. Passat testimizin sonunda 8,2 lt/100 km ortalama tüketim verisi elde etti. Otoyol yolculuklarında ise 90-100 km/s hızda hız sabitleyici kullanarak bu veriyi 5,5 lt/100 km civarına çekebildik.



Konfor ve yol tutuş
VW Passat denildiğinde pek çok kişinin aklına ilk gelen olgu ‘konfor’ oluyor. Aracın süspansiyon sistemi yoldan gelen darbeleri çok başarılı bir şekilde emerken, yapısı da sessiz. Koltuklarında gayet konforlu yolculuklar yapılan yeni Passat, iç mekanının sessizliği ile de beğenimizi kazandı. Aracın içerisinde yol ve rüzgar sesi neredeyse hiç duyulmuyor. TSI motor yüksek devir çevirmediği sürece son derece sessiz. VW yalıtım konusunda çok iyi iş çıkarmış. Passat, yolcularına her koltukta aynı konforu sunmayı başarıyor. Arka koltuklar cömert bir diz mesafesine sahip ve ergonomik açıdan çok başarılılar. Burada oturan yolcular için havalandırma kapakları unutulmamış.
Süspansiyonların çok başarılı darbe emişi aracın yol tutuşundan ödün verilmiş anlamına gelmiyor.  Passat virajları hızlıca geçerken sürücüsünü hiç tedirgin etmiyor. Viraj limitlerini zorladığınızda ise standart sunulan ESP sistemi sayesinde Passat hemen yoluna giriyor. Bu arada biraz hızlı bir kullanım gerçekleştirdiğinizde, ön koltuk minderlerinin yetersiz yan desteği ortaya çıkıyor. Passat’ın yol tutuşu başarılı ancak direksiyon sistemi çok hızlı değil.



Güvenlik
Passat 2010 yılında makyajsız versiyonu (B6) ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrıldı. Araçta sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları ile ESP sistemi standart olarak sunuluyor.
Yorum-Selim ERKEK
VW Passat’ın kendi segmentinde açık ara en çok satan model olmasına şaşırmamak gerekli. Tasarım açısından çok daha iyi modeller var ama Passat bu sınıf müşterisinin isteklerini çok iyi biliyor. Kullanımı zevkli, motorları ekonomik ve yolculuk etmek çok konforlu. Otomatik park asistanı ve şerit takip asistanı gibi teknolojik donanımlara sahip modelde benim canımı sıkan tek nokta orta konsoldaki basit bilgi ekranı. VW Türkiye’nin bu sistemi acilen Navigasyon ile desteklemesi lazım. Şu hali ile bu büyük renkli ekranın hiçbir özelliği yok.  Bende en çok sessizliği ile iz bırakan modelin rakiplerine oranla en büyük avantajlarının başında ikinci el değeri geliyor. Satın alırken rakiplerinden daha fazla ödediğiniz modeli satarken de daha yüksek fiyatlardan veriyorsunuz. D segmenti araçların içerisinde en az zarar edeceğiniz ve en kolay satacağınız model bence Passat. Üstelik kullandığınız süre içerisinde de Passat yüzünüzü hep güldürecektir.


Teknik Özellikler
Motor:1.4 TSI 
Motor Hacmi:1390 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:122 hp 5000 d/d 
Maksimum Tork: 200 Nm 1500-4000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma10,3 s
 Maksimum Hız:205 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:7,3 lt
 Şehir Dışı:5,2 lt
 Karma:6,0 lt
 Test:8,2 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4769 mm
 Genişlik:1820 mm
 Yükseklik:1470 mm
 Dingil Mesafesi:2710 mm
 Bagaj Hacmi:565 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:70 lt
 Boş Ağırlık:1473 kg
 Lastik Boyutu:235/45 R17

Honda Civic 1.6 Elegance: Fiyatıyla öne çıkıyor

Benzinli sedan otomobiller içerisinde Türkiye’de çok özel bir yere sahip olan Honda Civic yenilendi. Dokuzuncu jenerasyonu ile karşımıza çıkan Civic, selefinden daha muhafazakar bir tasarımla geldi. Ülkemizde oluşturduğu sorunsuzluk imajını arkasına alan Civic, tek motor seçeneği ile satılıyor. 1.6 litrelik atmosferik ünite ile beraber satılan otomatik şanzıman Civic’in en büyük kozu. Rakiplerinin hemen hepsinde dizel motor seçenekleri sunulurken Civic’in bu alternatifi sunamaması büyük eksiklik.

Tasarım




Yeni Civic bir önceki nesli kadar etkileyici bir tasarıma sahip değil maalesef. Eski Civic cesur tasarımıyla adından söz ettirmişti ama yeni nesil o kadar cesur olamamış. Sıradan çizgilerle oluşturulmuş ön kısımda Honda City’nin izlerini görüyoruz. Honda logosunu ortasına alacak şekilde yerleştirilmiş kromajlı şerit sayesinde aracın ön kısmına daha elit bir hava katılmış. Profilden iyi görünen modelin yan camlarında kelebek camları bırakıldığını görüyoruz. Büyük yan aynalar selefinden kalma bir hatıra gibi. Aracın hayal kırıklığı yaratan kısmı arka tarafı… Arka tasarım çok sıradan. Arka tasarım için şu noktası güzel diye bir yorum yapamıyoruz. Sadece genişliği 5 mm artan Civic, Volkswagen Jetta’dan 9,9 cm, Renault Fluence’den ise 6,5 cm daha kısa. Modelin 440 litrelik bagaj hacmi rakiplerinin 500 litre üzerindeki bagaj hacimlerinin yanında biraz küçük.




İç mekan
Sürücüye yönelik tasarlanmış ön konsolunda sert malzemelerin kullanıldığı Civic, bazı markaların bir alt segmentteki modelleriyle yarışır durumda. Kalite hissi konusunda selefinin daha iyi bir konumda olduğunu bile düşünebilirsiniz. Modelde kullanılan gösterge grubu iki kısımlı olarak tasarlanmış. Direksiyonun ortasından takip ettiğimiz kısımda devir göstergesi bulunurken, direksiyon üzerinden dijital hız göstergesini görüyoruz. Hız göstergesinin yan kısımlarında bulunan çizgiler sürüş stilimize göre renk değiştiriyor. Ekonomik bir sürüş karakteri ile yol alıyorsanız yeşile dönen ışıklar, gaza yüklendiğiniz durumlarda maviye dönüyor. Ergonomik açıdan tüm kumandaların sorunsuz olduğu araçta havalandırma kapaklarının birbirinden çok farklı yapısı simetri takıntısı olanları rahatsız edebilir. Açık renkli döşemelerle oldukça ferah görünen kabinde yeteri kadar eşya gözü var ancak kapı ceplerinin daha büyük olması gerekirdi. Araç içerisinde en çok dikkat çeken yol bilgisayarı ekranının okunabilirliği çok iyi ve buradan görüntülenen geri görüş kamerasının netliği pek çok rakibini kıskandıracak cinsten.


Motor
Honda, motor konusunda dünyanın en iyileri arasında gösterilebilir ancak Civic’de kullanılan atmosferik motor artık demode. Rakiplerinin pek çoğu aşırı beslemeli ve bu sayede verimi arttırılmış motorlar kullanırken Civic hala geleneksel bir motora sahip. 6500 d/d’de 125 hp güç üreten motor, 4300 d/d’den itibaren 152 Nm tork üretiyor. Bu değerlere bakıldığında Civic’in çevik bir karaktere bürünmesi için yüksek devir aralığında dolaşılması gerektiği anlaşılıyor. 5 ileri otomatik şanzımanla kombine edilmiş motor gücünü ön tekerlere iletiyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 12,2 saniyede gerçekleştiriyor. Tork konvertörlü şanzıman konfor açısından çok başarılıyken, şehir içinde tüketim değerlerinin yükselmesine neden oluyor. Ortalama test tüketimi 9.2 lt/100 km olarak ölçüldü fakat bu değeri şehir dışında 6 lt/100 km civarına indirmek gayet kolay.

Konfor ve yol tutuş
Önde MacPherson, arka kısımda ise çift salıncaklı süspansiyon sistemi kullanan Civic, virajlı yollarda keyif alarak kullanacağınız bir otomobil değil. Hızlı girilen virajlarda önden kaymaya meyilli, ancak standart sunulan ESP bu sorununun aşılmasında çok büyük bir yardımcı. Civic daha çok huzurlu yolculukların otomobili. Yumuşak koltuklarının konforu gayet iyi, yalıtım konusunda kendini geliştirmiş ve süspansiyon sistemi konfor açısından iyi işler çıkarıyor. Arka koltukta yolculuk edenler için de yeterince diz ve baş mesafesi sunan Civic, bu konularda geçer not almayı başarıyor. Üstelik düz zemin sayesinde arka orta koltukta yolculuk eden kişi de rahatsızlık yaşamıyor.


Güvenlik

Yeni Civic sedanın Euro Ncap çarpışma testine bir katılımı bulunmuyor. Hatchback kardeşinin test sonuçları ise şu şekilde;

Önden çarpışma testinde Civic’in yaşam kabini tamamen stabil kaldı. Test verileri mankenlerin iyi korunduğunu gösterdi. Farklı boyuttaki mankenlerle ve değişik oturma pozisyonlarında gösterge panelinin ve direksiyonun sürücü diz bölgesine zarar verme riski olduğu belirlendi. Civic maksimum puanlarını yan bariyer çarpışma testinden aldı. Mankenler mükemmel korundu. Tekrarlı yan direk çarpışma testinde deiyi puanlar alan Civic’in sürücünün göğüs bölgesini iyi koruduğu görüldü.

Civic koltukları, arkadan çarpışmalarda etkili olan kamçı etkisine karşı boyun bölgesini mükemmel korudu.




Yorum-Selim Erkek
Honda Civic’in tercih edilebilir olmasının en büyük nedeni şu anki fiyatına oranla sunduğu donanımları. Dizel motora sahip olmayan her model Türkiye pazarında yarışa 1-0 geriden başlar. Honda bu problemi garantiyi bozmayan LPG kitleri ile aşmaya çalışıyor. Civic ne dış tasarımı ne de iç tasarımı ile insanı heyecanlandıracak bir otomobil olamıyor maalesef. Ben sadece direksiyonunu ve geri görüş kamerasını sevdim, geri kalan noktalarda rakiplerinden ayıran bir farklılık yaratılamamış. Modelin koltuk döşemeleri bana ‘90’lı yılların Tofaş modellerini hatırlattı. Kullanılan kumaşın cinsi çabuk yıpranacak izlenimi bırakıyor. Civic’in ileriye yol kat ettiği tek kısım yalıtım bence. Model eskisinden sessiz yapısıyla daha rahat yolculuklara imkan tanıyor. En başta da dediğim gibi Honda Civic’in en iyi tarafı fiyatına oranla sunduğu donanımları. Otomobilin şu anki satış fiyatı rakiplerine oranla oldukça uygun bir noktada.


23 Mart 2012 Cuma

Parlak Fikirlerin Sentezi Yeni Hyundai i30 Şimdi Türkiye’de!


 

  • Geri görüş kamerası, Flex Steer ve Elektrikli Park Freni gibi birçok “Parlak Fikir” ile segmentinde yeni bir çağın habercisi
  • Etkileyici tasarım ile tüm gözler onun üzerinde
  • Sınıfının en güçlü motor seçenekleri; 128 PS’lik dizel ve 135 HP’lik GDI benzinli motor ile yüksek performans ve düşük yakıt tüketimi
  • Her motor seçeneğinde 6 ileri düz ve 6 ileri otomatik vites seçeneği
  • Tanıtıma özel 43.000 TL’den başlayan fiyatlarla

'W124 Mercedes Benz E500' Sadece 252 km’de ve satılık!



W124 kasa kodlu Mercedes Benz E serisi belki de gelmiş geçmiş en iyi sedan otomobillerden biridir. Hala pek çok seveni bulunan, adına internet siteleri ve kulüpler kurulan bu otomobilin en güçlü seçeneği olan 500 E 1990-1993 yılları arasında üretildi. 1994 yılında ismi E500’e dönüşen model 1994-1995 yılları arasında satıldı ve bu araç Porsche işbirliği ile geliştirildi.
 

E500 gücünü 5.0 litrelik V8 motorundan alıyordu. 5700 d/d’de 322 hp güç üreten makinenin 480 Nm’lik torku ise 3900 d/d’den itibaren veriliyordu. Bu değerler günümüz araçlarına göre düşük gibi görünebilir ama 5.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanması o yıllar için muhteşem bir değerdi ve hala öyle!
E500’lerin bir kısmı Mercedes Benz’in modifiye uzmanı uzantısı Brabus’un eline geçti. Brabus modelin ismini Brabus 6.5 olarak değiştirirken motor hacmini 6.5 litreye çıkarıp gücü de 444 hp’ye ulaştırdı. V8 ünitenin harmonik sesleri eşliğinde 5.2 saniyede 100 km/s hıza ulaşan W124, 285 km/s hıza korkusuzca çıkabiliyor.

 

 Fotoğraflarını gördüğünüz araç işte bu anlattığım modelin en temiz örneklerinden biri ve Alman modifiye evi tarafından satışa çıkarıldı. Aracın fiyatı ve model bilgisi hakkında henüz bir bilgi yok ama aracın sadece 252 kilometrede olması onu çok değerli bir efsane yapıyor.
Bu otomobille hayatın daha güzel olacağına emin olabilirsiniz! 
 

13 Mart 2012 Salı

MINI Cooper Coupe S 'MINIk Sporcu!'


MINI Cooper ailesinin son üyesi aynı zamanda en atletik olanı oldu. Şimdiye kadarki en sportif MINI formu olan MINI Cooper Coupe, ilgi çekici tasarımı ve keyifli sürüş özellikleri ile farklı olmak isteyenlerin tercihi olacak! MINI Cooper Cabrio üzerine geliştirilmiş olan Coupe, farklı tavan yapısı ile hemen fark ediliyor. Aracı görenlerin pek çoğu üstünün açılıp açılmadığını soruyor, ancak o zevki yaşamak için biraz daha beklemeniz gerekli!
Tasarım 
Genel tasarım çizgileri standart bir MINI Cooper ile bezer olsa da MINI Coupe’nin profil görünümü tamamen yeni bir dünyaya kapı aralıyor. Basık tavan yapısıyla sadece sürüş odaklı olduğunu vurgulayan aracın tavanı sonradan geçirilmiş bir başlık gibi duruyor. Alçak tavan yapısı sayesinde düşürülmüş ağırlık merkezi ve uzun aks aralığı bu otomobilin safkan sürüş için geliştirildiğinin ipuçlarını aslında. Aracın arka aksı üzerine daha fazla rüzgar bastırma gücü oluşturmak için 80 km/s hızdan sonra çıkan spoiler, içeriden elektronik olarak da kontrol edilebiliyor. Test aracımızın kaputu üzerinde gördüğünüz hava girişi onun bir Cooper S olduğunun en büyük işareti. Arka kısımda ise ortaya konumlandırılmış egzozdan bu aracın Cooper S olduğunu anlayabilirsiniz. Diğer bir yöntem ise bu egzozdan çıkan patlama seslerini dinlemek olabilir! 3734 mm uzunluğa sahip olan MINI Cooper S Coupe, Peugeot RCZ’den 55,6 cm daha kısa. Modelin sunduğu 280 litrelik bagaj hacmi bu sınıf için gayet yeterli.
 İç mekan
 MINI Cooper S Coupe’nin içerisine geçildiğinde maalesef diğer MINI modellerinden farklı bir hava bulamıyoruz. Her şey hatchback kardeşi ile çok benzer yapıda veya aynı. Şalter şeklindeki kumanda elemanları MINI’ye özgü ve bu otomobilde gerçekten iyi duruyorlar. Orta konsolun en belirgin öğesi olan hız göstergesi ise tüm iyi niyetimize rağmen eleştirilmeyi hak ediyor . Kaliteli malzemeler ve iyi işçiliğin göze çarptığı iç mekanda bir miktar basıklık hissediliyor. Muhteşem ses kalitesi ile müzik dinlemenin keyfine varacağınız otomobillerden biri olmasına rağmen ses sisteminin kontrol butonlarının küçüklüğü kullanımı zorlaştırıyor. Hız göstergesinin ortasına yerleştirilmiş 6.5 inçlik renkli bilgi ekranı BMW’den devşirilmiş ve kullanımı gayet kolay. Bu sistemi kontrol eden kontrol butonlarının biraz daha kaliteli olması ise daha keyif verici bir kullanıma imkan tanırdı. İki kişinin rahatlıkla yolculuk yaptığı MINI Coupe’de iç mekanda eşya gözü sayısı çok fazla değil ancak koltukların arkasındaki boşluk bütün ihtiyaçları karşılayacak kadar geniş. Ayrıca bu kısımdan bagaja erişimin olması da büyük kolaylık sağlıyor.
 Motor
 Tüm Cooper S logolu araçlardaki gibi bu MINI Cooper S Coupe’nin motor kaputunun altında da 1.6 litrelik twin scroll turbo motor görev yapıyor. PSA grubu ile ortak geliştirilen ünite tam dört yıl üst üste kendi kategorisinde yılın en iyi motoru ödülünü aldı. 5500 d/d’de 184 hp güce sahip olan ünite 1600-5000 devir bandında 240 Nm tork değeri sunuyor. Bu torku anlık olarak 260 Nm olarak verebilmesi bu motorun en güzel özelliklerinden. Yakıt tüketimini düşürmeye yönelik yapılan MINIMALISM çalışmaları tüketimin düşürülmesine yardımcı olsa da sol ayağınız bunun aksi yönünde çalışıyor! MINI o kadar keyifli hızlanıyor ki yakıt tüketimini çok düşünmüyorsunuz. Sport moda aldığınızda vites geçiş hızlarını arttıran otomobil, egzozundan da sizi daha hızlı gitmeye teşvik eden homurtular çıkarıyor. Testimizin sonunda 9,3 lt/100 km ortalama yakıt tüketen MINI Coupe, hakkını vererek kullandığınızda 12 lt/100 km tüketim değerini rahatlıkla geçiyor. Tabi bu tüketim değerini sakin otoyol kullanımlarında 6 litre civarına çekmek de mümkün.
 Konfor ve yol tutuş
MINI logosu taşıyan her otomobil iyi yol tutuyor ama MINI Coupe bunların içerisinde en keyif verici oalnı. Çok iyi ayarlanmış ağırlık dağılımı, inanılmaz hisli direksiyonu ve sert süspansiyon yapısı MINI Cooper S Coupe’yi tam bir viraj avcısı yapıyor. Hızlanması kadar frenlemesi de performanslı olan modelin sürücüye verdiği güven hissi üst düzeyde. Kullanım son derece zevkli ancak bozuk yollarda yolculuk bu kadar eğlenceli değil maalesef. Konfor konusunda ülkemiz yollarında ciddi sıkıntılar yaratabilecek model, çukurları içeriye neredeyse olduğu gibi yansıtıyor. Bu sertlikteki bir otomobilde iç mekanda çıtırtı seslerinin duyulmaması ise dikkat çekici. Güvenlik MINI Cooper Coupe’nin EuroNcap çarpışma testine henüz bir katılımı bulunmuyor.
 Yorum-Selim Erkek
MINI Cooper en heyecan verici formuna kavuştu! Uzun aks aralığı, köşelere yerleştirilmiş tekerlekler, güçlü motor ve rijit şasiden sonra son olarak da alçaltılmış tavan yapısı. Artık MINI Cooper’ın sürüş zevki bir adım öteye taşındı. Hep MINI modellerinin sürüş keyfini övüyoruz ama bu bambaşka. Virajlarda o kadar kontrollü ki, ne zaman ne tepkiler vereceğini daha direksiyona ilk geçtiğiniz anlarda size hissettiriyor. Egzozundan çıkan homurtular, motorunun devir çevirme isteği ve yolu birebir hissettiren direksiyon hep daha hızlı olma isteği doğuruyor. Otomobil kullanırken en çok sürüş zevkine önem veriyorsanız MINI Cooper Coupe’yi mutlaka kullanmalısınız. Bunun haricinde otomobilin en çok eleştirilecek kısmı duvar saati boyutundaki hız göstergesi. Bu kısma göz atmak çok zor, neyse ki direksiyonun arkasındaki devir saatinin ortasında dijital olarak ek bir hız göstergesi daha var. Büyük bilgi ekranından ülkemiz için navigasyon özelliği sunulmaması da, bu donanım gelene kadar eleştirilebilir.


Teknik Özellikler
Motor: 1,6 Turbo
Motor Hacmi: 1598 cc
Silindir Adedi: 4
Maksimum Güç: 184 hp 5500 d/d
Maksimum Tork: 240 Nm 1600--5000 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma 7,1 s
Maksimum Hız: 224 km/s
Frenler
Ön: Disk
Arka: Disk
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi: 8,9 lt
Şehir Dışı: 5 lt
Karma: 6,4 lt
Test: 9,3 lt
CO2 Emisyonu 149 gr/km
Boyutlar
Uzunluk: 3734 mm
Genişlik: 1683 mm
Yükseklik: 1384 mm
Dingil Mesafesi: 2467 mm
Bagaj Hacmi: 280 lt
Yakıt Depo Kapasitesi: 50 lt
Boş Ağırlık: 1190 kg
Lastik Boyutu: 205/55 R17


                           

Toyota Yaris 1.33 Style Multidrive S: Pahallı gelişim!



İlk jenerasyonu 1998 yılında yollara çıkan Toyota Yaris, 2011 yılı sonlarında üçüncü nesline kavuştu. İlk tanıtıldığı zaman geniş iç hacmi, keyifli sürüşü ve pratik yapısıyla çok konuşulan bir model olan Toyota Yaris, sonraki yıllarda kendisine çok benzeyen rakiplere kavuştu. 1.3 litrelik benzinli motoruyla beraber CVT otomatik şanzıman (Multidrive) opsiyonu sunan Yeni Yaris, 1.4 D-4D dizel motorlu versiyonunda ise 6 kademeli robotize otomatik şanzıman (Multimode) seçeneği bulunuyor. Toyota’nın sorunsuzluk imajını arkasına alan model B segmenti hatcback rekabetine hızlı bir giriş yapmak istiyor.

Tasarım

Yeni Yaris hiçbir neslinde olmadığı kadar agresif çizgilerle geldi. Eskiden Yaris için en önemli konu iç mekan ferahlığıydı. Fakat bu disiplinde pek çok yeni model Yaris ile yarışır duruma geldi ve Toyota’nın artık daha fazlasına ihtiyacı var. Japon üretici bu küçük modeli üst segmentteki modelleri gibi tasarlayarak daha olgun göstermeyi tercih etmiş. Önceki jenerasyonlardan daha yatık A sütunu kullanılarak Yaris’in daha sportif bir görüntüye kavuşması sağlanmış. Toyota logosu odaklı ön tasarımda, farların ve ızgaranın yapısı güncel Toyota tasarım dilini tanımlıyor. Yeni tasarımın 0,287 cd’lik sürtünme katsayısı, Yaris’in ekonomi yapmasına da yardımcı oluyor.
Yaris’in profil görünümünde ilk olarak baktığımız nokta tavanın arka kısmının yüksek yapısı oluyor. İlk nesil Yaris tasarlanırken arka koltuklarında 190 cm boyundaki bir insanın yolculuk edebilmesi hedeflenmişti. Yeni Yaris bu geleneği devam ettirecek kadar yüksek bir tavan yapısına sahip. Tavanın sonlandığı noktadaki spoyler araca şık bir hava katıyor. Olgunlaşan Yaris, arka kısmında da bu etkileri gösteriyor. Bagaja taşınmış plakalığın üzerindeki krom kısım ve tamponun alt kısmının kıvrımlı yapısı dikkat çeken öğelerden. 3885 mm uzunluğundaki Yaris, Japon rakipleri Honda Jazz’dan 15 mm daha kısa iken Nissan Micra’dan 10,5 cm daha uzun. 286 litrelik bagaj hacmiyle Nissan Micra ile hemen hemen aynı kapasitedeki Yaris, Honda Jazz’ın 399 litrelik bagaj hacminin karşısında bir hayli geride.



İç mekan
Yüksek bir oturma pozisyonuna sahip olan Yaris, basitliğe ve kullanışlılığa önem verilerek tasarlanmış. Sert plastik malzemelerin kullanıldığı konsol ve kapıların iç kısmı hakkında övgü dolu sözler söylemek mümkün değil. Malzeme kalitesi konusunda Avrupalı rakiplerinin pek çoğu Yaris’in önünde. İç mekanda ilk olarak eski Yaris’lerden farklı olarak geleneksel yerinde olan gösterge panelini fark ediyoruz. Bu tarz kesinlikle daha iyi! Test aracımızın orta konsolunda opsiyonel olarak satın alınan Touch&Go sistemi bulunuyor. Geri görüş kamerası, navigasyon işlevlerinin yanında ses sistemini de kontrol edebiliğimizi sistem, cep telefonları ile eşleşerek fotoğraf ve müzik albümlerinizi görebiliyor en önemlisi de internete erişebiliyor. Güneş ışığında bazen az görünen ekranda daha parlak bir yapı tercih edilse daha iyi olurmuş. Bol sayıda eşya gözüne sahip olan Yaris, kullanımı kolay kumanda panelleriyle kullanıcı dostu bir otomobil.


Motor
CVT şanzımanlı test aracımızda bu vites seçeneği ile satın alabileceğiniz tek motor seçeneği olan 1.3 litrelik benzinli motor görev yapıyor. 1329 cc’lik motor 30 cc hacim farkı yüzünden 1.3 litre ve altı motora sahip otomobillerin ödeyeceği MTV vergi diliminden yararlanamıyor. 6000 d/d’de 97,6 hp güç üreten dört silindirli ünite, 125 Nm’lik maksimum torkunu 4000 d/d’de verebiliyor. Manuel olarak da 7 kademeye hükmedebildiğimiz CVT ünite ile büyük uyum gösteren motor ekonomik olarak gayet başarılı. Testimizin sonunda 6 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine imza atan model sakin otoyol sürüşlerinde bu değeri 5 litre civarına çekiyor.



Konfor ve yol tutuş
Orta sertlikteki süspansiyonlarıyla bu segmentin müşterilerini memnun edecek bir yapıya sahip olan Yaris, sert darbeleri emme konusunda çok da başarılı değil ama bu sadece Yaris’in değil rakiplerinin de pek çoğunda olan ortak bir problem. Bu sınıftaki yol tutuşuyla öne çıkan modellerin oldukça gerisinde olması bizi şaşırtmıyor çünkü Yaris pratikliği ile ön plana çıkan bir model. Başarılı dönüş çapı ile şehir içinde rahat manevralar yapılabilen model yüksek hızlardaki stabil sürüşü ile de beğeni topluyor. Siz yine de yüksek hızlara çıkarken dikkat edin çünkü biraz hızlı girdiğiniz virajlarda Yaris bolca önden kayma yaşıyor ve ESP sistemi standart olarak hiçbir versiyonda sunulmuyor.
Kolay ayarlanan sürüş pozisyonuyla sürücüsünü memnun eden model, arkada oturan yolcularına da çok sıkıntı yaşatmıyor. Sunduğu diz mesafesi bu sınıf için gayet yeterli. Ayrıca arkada oturan yolcunun baş mesafesi konusunda da endişe etmesine gerek yok.




Güvenlik
Toyota’nın üçüncü jenerasyonunu satışa sunduğu Yaris modeli EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız aldı. Önden çarpışma testinde Yaris’in yolcu kabini sağlam kaldı. Mankenlerin diz ve uyluk bölgesi iyi bir şekilde korundu. Benzer koruma farklı boylardaki mankenlerde ve değişik oturma pozisyonlarında da tekrarlandı. Maksimum puanlar sürücünün korunmasında kazanıldı. Yan bariyer çarpışma testinde mankenin vücudu iyi korundu. Yan direk çarpışma testinde ise yan hava yastığı tavan sütununa hafif miktarda sıkıştı ve araç bu yüzden ceza puanları aldı. Bu testte mankenin göğüs bölgesindeki korumanın ortalama puanlar aldığı görüldü. Arkadan çarpışmalarda oluşan kamçı etkisine karşı ise Yaris koltukları ortalama koruma sağlayabildi.





Yorum-Selim ERKEK
Klasik otomatik şanzımanın yüksek yakıt tüketiminden kaçanlar için en iyi tercih CVT şanzımanlar. Robotize şanzımanların konforsuzluğu yok ve çift kavramalı şanzımanlar kadar yüksek fiyat etiketine sahip değiller. Tüketim değerleri ile manuel şanzımanlara yakın, bazen daha da iyi değerler yakalıyorlar ve gayet kararlı çalışıyorlar. Eğer bu şanzımanı B segmenti bir modelde alacaksanız genelde Japon markalara yöneleceksiniz demektir. Nissan Micra, Honda Jazz ve Toyota Yaris’de kullanılan bu şanzıman tipi üç markada da iyi işler çıkarıyor. Toyota Yaris kullanışlı bir otomobil ancak benim gözüme takılan bazı sorunları var. Birincisi koltukların alt kısmını örten kaplamanın kaba görüntüsü, ikincisi büyük navigasyon ekranının zor okunan yapısı ki gündüzleri far yakma alışkanlığı olanlar bu ekranı hiç göremiyorlar çünkü otomatik olarak parlaklığını azaltıyor, son olarak da standart donanımındaki ciddi eksiklikler. Bu fiyat etiketiyle satılıyorsa Yaris çok daha donanımlı olmalıydı!

Honda Accord 2.0 Executive Otm.: ÖTV mağduru!


 Honda’nın D segmentindeki sedanı Accord sekizinci jenerasyonu ile testimize konuk oldu. Tüm dünyada sorunsuzluğu ile haklı bir şöhrete ulaşan model ülkemizde sadece 2.0 litre benzinli motor ile satılmasının dezavantajını yaşıyor. 35 yaşındaki Honda Accord sportif tasarımı, başarılı yol tutuş özellikleri ve dayanıklılığı ile ön plana çıkıyor. Rakiplerinden daha düşük satış adetlerinde kalmasının en büyük nedeni düşük hacimli ne benzinli ne de dizel motorun olmaması.

Tasarım
Konuğumuzu olan Accord nesli 2008 yılından beri üretiliyor olmasına rağmen pek çok rakibinden daha diri görünüyor. Japon esintileri taşıyan sert çizgilerle oluşturulmuş tasarım dilinin hala çekici olduğunu söylemek mümkün. Accord’un ön kısmında şık far yapısı ve kromajlı  Honda ızgarası dikkat çekiyor. Modelin sinyal lambaları bu farların ızgaraya doğru olan kısmında konumlandırılmış. Ayrıca Accord’un büyük yan aynalarında da sinyallere yer verilmiş. Arka kısımda ise Accord şık tasarımını devam ettiriyor. Çamurluk ve bagaj kapağına dağıtılmış iki parçalı stop grubu ve bagajın sportif çizgileri Accord’u arkadan da fark edilir bir araç haline getiriyor. 4725 mm uzunluğundaki Honda Accord, VW Passat’tan 4,4 Peugeot 508’den 6,7 cm, Opel Insignia’dan 10,5 cm, Renault Latitude’dan tam 17,2 cm daha kısa. Modelin 464 litrelik bagajı da bu modellerden daha düşük kapasiteli.




İç Mekan
Honda Accord’un ön koltuğuna geçtiğiniz zaman düğme kalabalığı ile karşılaşıyorsunuz. Bunun belki de en büyük nedeni  direksiyonun üzerindeki tuşların yarattığı kalabalık hissi. Kumandaların hepsinin kullanımı kolay ve üzerlerinde yerli açıklama bulunuyor ancak kısa bir alışma süresi istediği kesin. Kolay okunan beyaz ağırlıklı aydınlatmalı gösterge paneli gözü yormayan bir yapıda. Aynı şekilde orta konsolun üzerindeki dijital ekranın da okunabilirliği çok iyi fakat bu kısma güzel bir navigasyon ekranı veya renkli bir bilgilendirme paneli yerleştirilebilirmiş. İç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi sınıf standartlarını karşılayacak nitelikte ama insanı etkiletecek bir yapıda olduğunu söyleyemeyiz. Bu sınıfın en çok satan modeli VW Passat’ın iç mekanında bazı noktalarda daha ince düşünüldüğünü görebilirsiniz. Küçük eşyaların koyulması için çok sayıda kapaklı göze sahip Accord bu konuda kullanıcısına sıkıntı yaşatmıyor. Kapı cepleri de yeterince büyük olması sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyorlar. Accord’un hafızalı elektrikli koltuklarının ayarlanması son derece kolay ve sürüş pozisyonu etrafa rahatça hakim olmanızı sağlıyor. Modelin üzerinde gelen standart ses sistemi USB üzerinden müzik çalabiliyor ve ses kalitesi oldukça iyi.



Motor
‘90’lı yıllarda ürettiği motorlarla adından en çok söz ettirten marka olan Honda, maaelesef hacim küçültme trendine zamanında ayak uyduramadı. Rakipleri düşük hacimli turbo motorlarla hem daha yüksek performans hem de daha düşük emisyon değerleri yakalayan ünitelere sahipken Accord’da 2.0 litrelik atmosferik bir motor görev yapıyor. Hem satın alırken hem de kullanım sırasında yüksek vergi dezavantajı yaşatan bu motorun dayanıklılığı hakkında hiç şüphemiz yok ancak zamanın gerisinde kaldığını söyleyebiliriz. 6300 d/d’de ürettiği 156 ps gücündeki motorla harekete geçen Accord, motorun 4100-5000 d/d aralığında ürettiği 192 Nm torku sürücüsünün hizmetine sunuyor. 5 ileri klasik otomatik şanzımanla gücünü ön tekerlere ileten Accord, vites düşürme konusunda bazen yavaş kalabiliyor. Ayrıca klasik otomatik şanzıman olmasına rağmen yokuşlarda biraz kaçırma yaptığını da gözlemledik. Tüketim konusunda aşırı beslemeli motorlara sahip rakiplerinin karşısında geride kalan model testimizin sonucunda 10,1 lt/100 km ortalama tüketim verisine imza attı.


Konfor ve yol tutuş
Honda Accord yol tutuş disiplininde övgüyü hak ediyor. Aracın hisli direksiyonu en ufak hareketinize bile tepkiler veriyorken yol hakkında da çok iyi bilgilendirme yapıyor. Accord’un bir hayli yüksek olan sınırlarını zorladığınızda ise ESP hızlı müdahaleler yapıyor ve kendinizi yavaşlamış ve çizginize dönmüş olarak buluyorsunuz. Konfor konusu ise biraz daha arka planda kalıyor. Bu sınıf otomobilleri tercih edenlerin pek çoğu konfor konusuna önem veriyorlar. Accord ise D segmentinde sportifiğe önem veren müşterilerin ilgisini çekecektir. Söylediklerimiz aracın konforsuz olduğu anlamına ise gelmiyor tabi ki. Sadece hızlı gelen darbeleri iç mekandakiler biraz fazla hissediyor.  Honda Accord’un geniş koltukları ise bu büyük Japonla yapılan uzun yolculukları keyif haline getiriyor. Rahat ön koltukların ısıtma fonksiyonunun olması kış aylarında yüzleri güldürüyor. Arka koltuklarda oturanlar için de havlandırma kanalları unutulmamış. Accord’un arka koltuklarında üç kişi rahatlıkla yolculuk yapabilir ve diz mesafesi açısından çok uzun boylu değillerse sorun yaşamazlar.

Güvenlik
Honda Accord 2009 yılında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız almayı başardı.




Yorum-Selim Erkek
D segmentinde alışıldık modellerin dışına çıkmak isteyenler için Accord biçilmiş kaftan. Yaşlı bir model olmasına rağmen tasarımı hala çok çekici ve Honda’nın sorunsuzluk imajı bu otomobili pek çok kişiye daha da yakınlaştırıyor. Ancak Accord’un rakiplerine oranla çok büyük bir dezavantajı var o da motoru. Türkiye’de başarılı satışlar yapmanın anahtarı 1.6 litreden küçük hacimli motora sahip olmaktan geçerken Accord’un 2.0 litrelik motoru tüketim ve performans anlamında da beni tatmin edemedi. Honda Accord’un en sevdiğim kısmı ise verdiği sürüş zevki oldu. Aracın sürücüyle bütünleşmesi çok güzel ve keyif veriyor. Yol tutuşuna bu kadar methiye dizdiğim Accord’un ses yalıtımı ve süspansiyon darbe emişi konularında ise kendisini biraz daha geliştirmeye ihtiyacı var. Söylediklerimden Accord başarısız bir otomobil gibi algılanmasın çünkü o neredeyse dört yaşında bir model ve henüz yenilenmiş rakipleriyle hala boy ölçüşebiliyor.



Teknik Özellikler
Motor:2.0 
Motor Hacmi:1997 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:156 hp 6300 d/d
Maksimum Tork: 192 Nm 4100-5000 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma11 s
Maksimum Hız:212 km/s
Frenler
Ön:Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüBenzin
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:10,2 lt
Şehir Dışı:5,7 lt
Karma:7,3 lt
Test:10,1 lt
Boyutlar
Uzunluk:4725 mm
Genişlik:1840 mm
Yükseklik:1440 mm
Dingil Mesafesi:2705 mm
Bagaj Hacmi:464 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:65 lt
Boş Ağırlık:1490 kg
Lastik Boyutu:225/50 R17

Volkswagen Golf 1.6 TDI BlueMotion: İddiası ekonomik olmak


Efsane olmak kolay değildir ama bu şekilde anılmaya başlandıysanız bu ünvanı hak edecek işler ortaya koymalısınız. Volkswagen’in 1974 yılında üretmeye başladığı Golf, 6. jenerasyonu ile yollarda. Beşinci nesil Golf ile aynı platform üzerine geliştirilmiş olan yeni nesil hiçbir Golf’ün olmadığı kadar verimli bir otomobil. BlueMotion adı verilen özel çalışmanın sonunda 3,4 lt motorin ile 100 km yol kat edebildiği iddia edilen Golf 1.6 TDI BlueMotion testimizin konuğu oldu.

 TasarımGolf’ün kafalarımıza yerleşmiş çizgilerinin bir anda yıkılıp kaybolmasını istemeyen VW tasarımcıları son derece muhafazakâr bir otomobil ortaya çıkarmışlar. Golf’e dışarıdan baktığımızda ‘vay be şurası ne kadar da güzel olmuş!’ diyeceğimiz yerler olmadı. Rakiplerinin karşısında bir hayli pasif olan tasarımında, BlueMotion versiyona özel değişiklikler yapılmış. Aracın aerodinamisini iyileştiren arka rüzgarlık, yan marşbiyeller, ön panjur ve jant tasarımı göze çarpan değişikliklerden. Tabii bir de test aracımızdaki buz mavisi renk de bu aracın kendisine has renklerinden. VW Golf’ün 4199 mm uzunluğu sınıfının en kısalarından biri olduğu anlamına geliyor. VW Golf; Renault Megane’dan 96 mm, Opel Astra’dan 220 mm, Peugeot 308’den 77 mm ve Ford Focus’tan ise 136 mm daha kısa. Golf’ün 350 litrelik bagaj hacmi ise bu sınıfın alt sınır değerlerine yakın.



İç mekan Sade görünen iç mekanda en büyük öncelik ergonomiye verilmiş. Her kumanda elemanının kolay kullanıldığı Golf’ün içerisindeki işçilik seviyesi ve malzeme kalitesi de çok başarılı. BlueMotion versiyonun mavi tonlu koltukları iyi görünüyorlar. Kolay ayarlanabilir sürücü koltuğunda uygun sürüş pozisyonu bulmak çok kolay. Yeterli eşya gözüne sahip Golf’ün halı kaplı kapı cepleri de çok kullanışlı. Manuel klima ve basit bir ses sistemi ile sunulan bu versiyonda ses sisteminin sadece AUX girişi var. Makyaj aynalarında ışık, yağmur ve far sensörü gibi donanımlardan yoksun BlueMotion versiyonun bizim gözümüze çarpan en büyük eksikliği ise hız sabitleyicinin olmaması. Yakıt tasarrufu odaklı bir modelde bu özellik mutlaka olmalıydı.

Motor1.6 litrelik TDI motorun can verdiği Golf BlueMotion’un motor gücü ve torku diğer TDI kardeşinden bir farklılık barındırmıyor. 4400 d/d’de 105 hp güç üreten motor 1500-2500 d/d aralığında sürekli olarak ürettiği 250 Nm torku sayesinde hantal bir otomobil olmaktan kurtuluyor. 5 ileri manuel şanzımanla satılan modelin DSG otomatik şanzımanlı versiyonunda BlueMotion seçeneği bulunmuyor. 11,3 saniyede 100 km/s hıza ulaşan Golf’ün maksimum hızı ise 190 km/s. Testimiz süresince 5,8 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine imza atan Golf BlueMotion dikkatli kullanıldığında 4 lt/100 km tüketti.

Konfor ve yol tutuş VW Golf hazırlanırken sessiz bir otomobil ortaya çıkarılması için çok uğraşılmış. Hiçbir Golf neslinin olmadığı kadar sessiz olan yeni Golf, kendi segmentindeki diğer rakiplerine ders olarak gösterilmesi gereken süspansiyonlarıyla da alkışı hak ediyor. Darbeleri çok iyi emen süspansiyon sistemi ve sessiz iç mekan konforlu yolculuklara kapı aralıyor. İç mekanda sunulan yaşam alanı yeterli.  Klima sisteminin ısıtma ve soğutma performansı gayet iyi.
Hassas frenleri ve direksiyonu ile sürücüsünü mutlu eden Golf, yol tutuş konusundaki başarısıyla da güven veriyor. ESP destekli yol tutuşu sürücüsünü tedirgin etmiyor ve Golf her zaman çok kontrollü.

GüvenlikVW Golf 2009 yılında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldızla ayrıldı. Golf BlueMotion’da ESP, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıklarının yanında sürücü diz hava yastığı da standart olarak sunuluyor.

Yorum-Selim ERKEKOtomobillerle pek ilgilenmeyen insanlara kompakt HB sınıfının tanımlarken; ‘VW Golf’ün sınıfı’ dediğimi fark ettim. VW fanatiği değilim, üstelik DSG şanzıman ve TSI motor öncesinde Volkswagen’e saygım olduğu da söylenemez. Ama Golf farklı. Golf bu sınıfta hep yol gösterici oldu. Taklit edilen bir model olması onun bu sınıfın yaratıcısı diye anılmasına yol açtı. Sessizlik, iç mekan kalitesi ve sürüş hissi konusunda çok başarılı olan Golf’ün fiyatları ise rakiplerinin karşısında yüksek. BlueMotion özellikli test aracımız için istenen fiyatla normal 1.6 TDI Golf’ün fiyatını kıyasladığınızda aradaki farkı amorti etmek için çok uzun kilometreler yapmanız gerektiği ortaya çıkıyor. İşin çevrecilik boyutuyla ilgilenenler ise BlueMotion Golf ile km’de 99 g CO2 salınımı yaparak dolaşmanın keyfini çıkarabilirler. Tabii dikkatli kullanmak şartıyla! Çünkü normal kullanımda Golf BlueMotion’ın tüketim değerleri çok da şaşırılacak derecede düşük değil.




Teknik Özellikler
Motor:1,6 TDI
Motor Hacmi:1598 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:105 hp 4400 d/d
Maksimum Tork: 250 Nm 1500-2500 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma11,3 s
Maksimum Hız:190 km/s
Frenler
Ön:Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüDizel
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:4,7 lt
Şehir Dışı:3,4 lt
Karma:3,8 lt
Test:5,8 lt
Boyutlar
Uzunluk:4199 mm
Genişlik:1786 mm
Yükseklik:1480 mm
Dingil Mesafesi:2578 mm
Bagaj Hacmi:350/1305 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:55 lt
Boş Ağırlık:1314 kg
Lastik Boyutu:185/60 R15



Chevrolet Aveo Sedan LTZ 1.4 : Fiyatıyla öne çıkıyor!


Uygun fiyatına karşın sunduğu yüksek donanımıyla son günlerin en çok konuşulan otomobillerinden biri olan Chevrolet Aveo’nun sedan versiyonu testimize konuk oldu. Yakışıklı Aveo bu versiyonu ile geniş bir bagaj hacmine kavuşarak Türk tüketicisine daha fazla hitap ediyor. GM çatısı altında üretilen Aveo’nun pek çok noktasında Opel izleri görmek mümkün. GM’in yeni geliştirdiği Gamma II platformunu kullanan model, Opel’in yeni modeli Mokka ile aynı platformu kullanıyor.
Tasarım
B sınıfı sedan modellerin en çekici görünenlerinden biri olan Aveo şık bir ön tasarıma sahip. Aveo’nun modifiye atölyesinden çıkmış gibi görünen far ve stop lambaları en karakteristik öğeleri oluyor. Siyah zemin üzerine birbirinden ayrı tasarlanmış yuvarlak yapılı farlar sportif görünüyor.  Ayrıca sivri burun tasarımı, geniş hava ızgarası, kaslı kaput yapısı ve tampona yerleştirilmiş Chevrolet ızgarası da sportif imajı destekliyor. Arka kısımsa ön taraf kadar etkileyici görünmüyor kesinlikle. Sıradan arka tasarım Aveo’nun sportif imajına kesinlikle uyumlu değil. Bu sıkıcı tasarımın en büyük avantajı ise bagaj hacminde oluyor. Hatchback versiyonda 290 litre olan bagaj hacmi sedanda tam 502 litre. Aveo sedan en büyük rakiplerinden Hyundai Accent Blue’dan 29 mm daha uzun ve 35 mm daha geniş. Accent Blue ise 45 mm daha uzun olan aks mesafesiyle bu rekabette yer alıyor.



İç mekan
Aveo’nun iyi görünen iç mekanında sert plastik malzemeler kullanılmış ancak kalitesiz hissettirmiyorlar. Direksiyona geçildiği gibi dijital gösterge grubu dikkatimizi çekiyor. Motosikletlerden ilham alınarak tasarlanmış türkuaz renkli gösterge grubu üzerinden yol bilgisayarı verilerini görmek de mümkün. Parlak gösterge ışıklarını kapatabilmek mümkün olsaydı keşke!  Opel’den alınmış direksiyon tasarımı başarılı ama boyutu Aveo gibi bir araç için biraz büyük gibi.  Orta konsolda kolay kullanımlı müzik sistemi ve klima yer alıyorken en alt kısmında ve yanlarda küçük eşyalarınız için bölümler de mevcut. Yan kısımlardaki boşluklar sanki havalandırma ızgarası olarak tasarlanıp sonradan vazgeçilerek boşluk bırakılmış gibi görünüyor.  Vites kolunun hemen arkasında bulunan büyük ESP butonunun arkasında da bardaklıklar yer alıyor. Küçük eşyalarınız için bol bol eşya gözü sunan Aveo’da iki adet torpido gözü ve koltuk altı çekmecesi bulunması da güzel detaylardan. Üstteki torpido gözünün içerisinde bulunan USB ve AUX girişi aracılığıyla harici cihazlardan müzik dinleyebilirsiniz. Ses sisteminin kalitesi ise vasatı aşamıyor maalesef.


Motor
Aveo iki benzinli ve iki dizel olmak üzere dört farklı motor seçeneği ile satılıyor. Test aracımızda modelin 1.4 litrelik benzinli motoruna kombine edilmiş 5 kademeli otomatik şanzıman görev yapıyordu. Ecotec ünite 6000 d/d’de 98,6 hp güç üretiyor. 130 Nm’lik maksimum torkunu 4000 d/d’da veren motor için yüksek devirlerde dolaşmayı seviyor diyebiliriz. Devir yükseldikçe sesini içeriye ulaştırmaya başlayan motor sakin şehir içi kullanımlar için yeterli performansı sunuyor. 5 kademeli manuel şanzımanla kontrol edilen Aveo, 0-100 km/s hızlanmasını 12,2 saniyede tamamlayıp 177 km/s hıza ulaşabiliyor. Hızlanmanın 120 km/s süratten sonra oldukça yavaşladığını söylemeliyiz. Aveo testimizin sonucunda hatchback kardeşine yakın bir tüketim değeri değer olan 7,5 lt/100 km değerini elde etti.



Konfor ve yol tutuş
Aveo için orta sertlikte bir otomobil demek doğru olacaktır. Aracın süspansiyon sistemi küçük darbeleri emme konusunda başarılı olsa da hızlı geçilen şiddetli darbelerde yetersiz kalıyor. Aveo sert yapısının avantajını yol tutuş anlamında da gösteriyor ve sorunsuz bir şekilde virajları dönüyor. Üstelik standart donanımda sunulan ESP sistemi sayesinde sürücünün Aveo’nun limitlerini aşması durumunda araç müdahale ederek yola girilmesini sağlıyor.
İç mekanına motor sesini biraz alan Aveo rahat koltuklarında misafir ettiği yolcularına sıkıntı yaratmıyor. Özellikle arka koltuktaki ferahlık hatchback kardeşinden çok daha başarılı.



Güvenlik
Chevrolet Aveo sedanın Euro Ncap çarpışma testine katılımı bulunmuyor ancak hatchback kardeşi girdiği bu testten çok başarılı şekilde ayrıldı. Aveo, 1.2 litrelik benzinli versiyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız aldı. Önden çarpışma testinde Aveo’nun yolcu kabini sağlam kaldı. Mankenlerin göğüs ve uyluk bölgesi yeterince iyi korundu. Aveo, benzer korumayı farklı boyutlardaki mankenler ve oturma pozisyonlarında da tekrarlamayı başardı. Aveo, maksimum puanları yan çarpışma testinden aldı. Mankenin vücudunun tamamı mükemmel şekilde korundu. Bir çok kez tekrarlanan yan direk çarpışma testinde ise mankenlerin göğüs bölgesinde ortalama bir koruma sağlandığı görüldü. Aveo koltukları arkadan çarpışmalarda etkili olan kamçı etkisine karşı iyi bir koruma sağladı. Yeni Aveo, yetişkin korumada yüzde 95, çocuk korumada yüzde 87, yaya korumada yüzde 54 ve güvenlik asistanlarında yüzde 93 puan aldı.




Yorum-Selim Erkek
B segmenti sedan modeller içerisinde şu anda en mantıklı modellerden biri olan Aveo sedan, yüksek bagaj kapasitesi, geniş iç mekanı ve eksiksiz güvenlik donanımları ile öne çıkıyor. Görsel açıdan ön kısmı çok iyi görünen Aveo sedanın arka kısmı içinse aynı şeyleri düşünemiyorum maalesef. Keşke arka tasarım biraz Cruze modeline benzeseydi. Aveo sürüş ve konfor özellikleri ile satın alanları pişman etmeyecek bir otomobil.  1.4 litrelik benzinli motora sahip test aracımız beklentileri karşılayan bir yapıda ancak ben Aveo’nun 1.3 litrelik dizel ünitelerle satın alınmasının daha yerinde bir karar olacağını düşünüyorum.