Analytics

Bu Blogda Ara

10 Ocak 2012 Salı


BMW X3 2.0d: 'İlk neslin çok önünde!'


30 Aralık 2011 16:30:00
BMW’nin 1999 yılında tanıttığı X5 modeline gösterilen ilgi o kadar büyük oldu ki marka çok geçmeden ‘X Model’ ailesini genişletti. Büyüyen ailenin ikinci üyesi E46 kasa kodlu 3 serisi ile aynı platformu paylaşan ilk jenerasyon X3 oldu. X3 gerek kaba sürüşü, gerekse çekici olmayan tasarımı yüzünden çok eleştirildi. Bu eleştirilerden iyi dersler çıkaran BMW, yeni X3’de ortaya çok daha iyi bir ürün çıkartmış. Ülkemizde tek motor seçeneği ile satılan X3, ağabeyi X5’i çok büyük bulan fakat küçük kardeşi X1 ile de yetinmeyenler için ideal!
Tasarım
Görsel olarak ikinci jenerasyonda çok büyük yol kat edildiğini söyleyebiliriz. X3 artık çok daha prestijli ve şık görünüyor. Tasarımındaki X5 benzerlikleri artan modelin artık çok daha güçlü görünüyor. BMW modellerine çok yakışan agresif ön görünüme sahip X3’de Bayern’li üreticinin meşhur Angel Eye far yapısı da unutulmamış. X3’e profilden göz attığımızda ise hemen büyüyen boyutları fark ediyoruz. Neredeyse ilk nesil X5 kadar heybetli duran X3’ün arka kısmında ise BMW’nin alışıldık şekildeki stop grubu yer alıyor. Elektrikli bagaj kapağına sahip X3’de yükleme ağzının alçak olması kullanım kolaylığı sağlarken, bagaj kapağının uzaktan kumandayla açılabilmesi fakat kapatılamaması gözümüze çarpan eksikliklerden oldu. Sunulan 550 litrelik bagaj hacmi ise gayet yeterli. 4648 mm uzunluğa sahip X3, Mercedes Benz cephesindeki rakibi GLK’dan 12.3 cm uzunken, diğer büyük rakibi Audi Q5’den 1.9 cm daha uzun. 26 derece yaklaşma ve 23 derece uzaklaşma açısına sahip X3’ün arazi açıları başarılı değil.



İç mekan
BMW 3 Serisi (E90)ile çok benzer bir iç mekana sahip X3’de kullanılan kaliteli malzemeler sayesinde lüks hissi arttırılmış. İşçilik sorununa rastlanmayan araçta en çok dikkat çeken kısım şık vites kolunun bulunduğu bölge. iDrive ekranını kontrol eden bir joystick ünitesine, yokuş iniş asistanı, elektronik el freni, yokuş kalkış asistanı gibi kontrol butonlarına  ve sürüş deneyimi düğmesine ev sahipliği yapan ara konsol son derece iyi görünüyor. Ses sisteminin görüntüsünün ise vasatı aşamadığını söylemek gerekli. Üç kollu spor direksiyonu üzerinde hız sabitleyici ve müzik sistemi kontrol tuşları bulunduran X3’ün sürüş pozisyonunu bulmak çok kolay. İyi kestirilebilen köşeler sayesinde kolay kullanılan aracın, geri görüş kamerasına sahip olması park manevralarını daha rahat hale getiriyor.

Motor
BMW X3 Türkiye’de sadece 2.0 litrelik dizel motor seçeneği ile satılıyor. Geliştirilen 8 ileri otomatik şanzımanla kombine edilmiş motorun 184 hp’lik maksimum gücü 4000 d/d’de üretilirken, 380 Nm’lik torku 1750-2750 d/d aralığında sunuluyor. 2.0 litrelik dizel motorların içinde en güçlü seçeneklerden biri olan ünite 1800 kg’lık X3’ü 8,5 saniyede 100 km/s hıza ulaştırıp, 210 km/s sürate kadar çıkarabiliyor. Hızlı çalışan yapısıyla sürücüsünün isteklerine gecikmeden cevap veren otomatik şanzımanı X3’ün çevik bir görüntü çizmesinin başrol oyuncularından. Bütün bunları yaparken harcadığı yakıt miktarı ise insanı şaşırtacak cinsten. Testimiz süresince 7.1 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine imza atan X3’ün tüketim değerlerini 1 litre daha düşürmek gayet kolay.
Gücünü xDrive adı verilen dört çeker sistemiyle yola aktaran X3’de sensörler yardımıyla tekerlerin her birinin devirleri kontrol ediliyor ve sistem patinaja düşen tekerin torkunu yere tutunan lastiğe ileterek ilerlemeyi sağlıyor. Hafif arazi koşullarında gayet başarılı olan sistemde herhangi bir diferansiyel kilidi ise yok.


Konfor ve yol tutuş
 Sürüş deneyimi düğmesiyle sürüş karakterini değiştirebildiğimiz X3’ün sürüş dinamikleri tatmin edici. Gaz ve fren tepkileri hassas modelin sert yapılı direksiyonu da sürücüsüne güven aşılıyor. Ani şerit değişimlerinde ise X3 yüksek yapısı nedeniyle elektronik sistemlerinin desteğine ihtiyaç duyuyor ancak yine de sürücüsünü tedirgin etmiyor.
Rakiplerinin karşısında sürüş dinamikleri açısından bir adım önde olan modelin konfor konusunda ise çok iddiası bulunmuyor. Orta sertlikteki süspansiyonları hızlı ve kısa darbelerde sarsıntıyı tam olarak sönümlemekte yeterli olamıyor ve ses yapabiliyor. Geniş ve aydınlık iç mekanda yolculuk yapmak ise genel anlamda sorunsuz ve keyif verici.

Güvenlik
BMW X3, 2.0 litrelik dizel versiyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız almayı başardı.
Önden çarpışmada X3’ün yolcu kabini sağlam kaldı. Mankenlerin diz ve uyluk bölgesinde yeterince iyi koruma sağlandı. BMW X3 benzer korumayı farklı boydaki mankenler ve farklı koltuk pozisyonlarında da tekrarladı. X3 maksimum puanları yan çarpışma testinde aldı. Mankenlar yan çarpışma testinde mükemmel korundu. Yan direk çarpışma testleri ise BMW X3’ün korkulu rüyası oldu. Mankenin göğüs bölgesinde zayıf koruma olduğu tespit edildi. BMW X3’ün koltukları, arkadan çarpışmalarda etkili olan kamçı etkisine karşı ortalama bir koruma sağladı. X3 yetişikin korumada yüzde 88, çocuk korumada yüzde 83, yaya korumada yüzde 53 ve güvenlik asistanlarında yüzde 71 puan aldı.

Yorum-Selim ERKEK

BMW X3 ilk jenerasyonuna oranla çok daha satın alınası bir otomobil. Gerek dış tasarımı, gerekse iç mekanı eskisinden çok daha başarılı. Yol tutuş ve konfor konularında da bence son derece ideal bir noktada duran modelin geniş ve ferah iç mekanı da kullanıcısını memnun edecektir. X3 içerisindeki tek şanssız kişi arka orta koltukta oturan yolcu oluyor. Yüksek şaft tüneli sorununu BMW’nin bir an önce aşması gerekli. Yüksek süratlere çıkıldığında iç mekanının huzuru rüzgar sesiyle bozuluyor olsa da bu tarz araçlar için kabul edilebilir. Düşük süratlerde duyulan motor sesi ise rahatsız edici değil ancak daha önce kullandığım aynı motora sahip 520d modelinde yalıtımın çok daha iyi olduğunu söylemeliyim. Yeni BMW X3 verimli motoru, çekici tasarımı ve iyi işler çıkaran xDrive çekiş sistemi ile bu sınıfın en güçlü modellerinden biri olmayı başarmış.



Teknik Özellikler
Motor:2,0 d 
Motor Hacmi:1995 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:184 hp 4000 d/d 
Maksimum Tork: 380 Nm 1750-2750 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma8,5 s
 Maksimum Hız:210 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Dizel
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:6,1 lt
 Şehir Dışı:5,3 lt
 Karma:5,6 lt
 Test:7,1 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4648 mm
 Genişlik:1881 mm
 Yükseklik:1675 mm
 Dingil Mesafesi:2810 mm
 Bagaj Hacmi:550/1600 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:67 lt
 Boş Ağırlık:1800 kg
 Lastik Boyutu:245/50 R18

Skoda Superb 1.6 TDI CR Elegance: Aşk değil, mantık evliliği

24 Aralık 2011 09:30:00
Çek üretici Skoda’nın amiral gemisi Superb, ilk olarak 1934 yılında üretildi. Türk tüketicisinin Superb’le tanışması ise 2001 yılında dayanıyor. VW Grubunun bünyesine geçtikten sonra başarılı modeller ortaya çıkaran Skoda’nın bu modeli VW Passat’a çok ciddi bir rakip oldu. Yürüyen aksamı, motorları ve şanzımanı VW teknolojisinden yararlanan Superb, Passat’a nazaran daha uygun olan fiyatıyla dikkatleri üzerine çekti. B5 kasa koduyla satılan bu model, Passat’ın Çin pazarında satılan uzun versiyonu ile aynı platformu paylaşıyordu. 2008 yılında üçüncü jenerasyonuna kavuşan Superb (B6) liftback-sedan ve combi olmak üzere iki kasa seçeneği ile satılıyor.
Tasarım
Skoda Superb’in yeni jenerasyonu hazırlanırken selefinden ilham alındığını söylemek çok zor. Şık bir ön görünüme kavuşan Superb eskisinden çok daha elit görünüyor. Skoda’ya özgü dikey çubuklarla şekillendirilmiş ön ızgara Superb’de de yerini almış. Otomobilin ön kısmında bol mesai harcayan tasarım atölyesi arka kısımda ise işin biraz kolayına kaçmış diyebiliriz. Arkadan bakıldığında Superb’in etkileyiciliği kayboluyor. Sade tasarım pek çok kişiye hitap etmiyor.  Profilden baktığımızda tavanın arkaya doğru değişik yapısı dikkat çekiyor. Bunun en büyük sebebi Skoda Superb’in tescilli bagaj mekanizması. Aracın bagaj kapağı normalde bir sedan gibi açılırken istenirse arka camla beraber kalkarak Superb’e liftback özelliği kazandırıyor. Bu sayede Superb devasa bir bagaj ağzına sahip oluyor ve bu yapı 565 litrelik bagaj için çok kullanışlı. Ayrıca tavanın bu yapısı arka koltukta çok iyi bir baş mesafesi sunulmasına da imkan tanımış. 4838 mm uzunluğa sahip olan Superb, kuzeni Passat’tan 6,9 cm daha uzunken genişliği hemen hemen aynı. Renault Latitude ise bu sınıfın sınırlarını zorlayan bir model ve Superb’den 5.9 cm daha uzun. Superb’in tasarımı heybetli bir görüntü oluşturuyor  fakat test aracımızın üzerindeki 17 inçlik jantların bile Superb’in büyük gövdesine küçük geldiğini söyleyebiliriz.



 
İç mekan
Superb lüks hissiyatını iç mekanda da yaşatıyor. Geniş ve ferah iç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi çoğu kullanıcıyı tatmin edecek cinsten. Ahşap kaplama kısımlarla zenginleştirilen konsolda VW modellerinden izler görmek mümkün. Dokunmatik ses sistemi orta konsolun şıklığını arttırıyor. Ancak burada bir de geri görüş kamerası olsa çok iyi olurdu.  Açık renk döşemeler, sunroof ve zaten geniş olan iç mekan harika bir yaşam alanı sunuyor. Superb’in içerisinde bolca eşya gözüne yer verilmiş. Geniş saklama gözleri ve kapı cepleri fonksiyonelliği arttıran detaylardan. Manuel vitesin hemen yanındaki düğme ile otomatik park asistanı devreye alınıyor ve uygun park boşluğu aranmaya başlanıyor.  Sistem direksiyonu kontrol ederek iki araç arasına başarılı bir şekilde park ediyor. Bu sırada sürücünün yapması gereken tek şey gaz ve fren pedallarına dokunmak.  Superb’in boyutları düşünüldüğünde bu sistemin iyi bir asistan olduğunu söylemeliyiz.



Motor
Test aracımız Superb’in en ekonomik versiyonu olan 1.6 TDI motora sahipti. VW modellerinden tanıdığımız motor 4400 d/d’de 105 hp güç üretiyor. 1500 d/d’den itibaren üretilen 250 Nm’lik torku sayesinde alt devirlerde bile canlı olan TDI ünite bu torkunu 2500 d/d’ye kadar sunuyor. Bir buçuk tonun üzerindeki Superb’i yerinden oynatmak konusunda bazen zorluk çeken motor performanslı kullanıma uygun değil. 0-100 km/s hızlanmasını 12.5 saniyede gerçekleştirmesi de bu konuda Superb’in nasıl bir tavır ortaya koyduğunu gösteriyor aslında.  En lüks Skoda’da 1.6 litrelik TDI motor sadece 5 kademeli manuel şanzımanla beraber satın alınabiliyor. Zayıf motoruna rağmen Superb’i yokuşlarda  kaldımak yine de çok kolay. Test aracımızdaki yokuş kalkış asistanının tüm versiyonlarda standart sunulmaması ise büyük eksiklik. 1.6 TDI ünitenin asıl üretim amacı olan ekonomiklik ise göz dolduruyor. Bu boyutlardaki bir araçla 6.3 lt/100 km ortalama yakıt tüketmek keyif verici. Üstelik bu değeri düşürmek de çok kolay.





Konfor ve yol tutuş
Superb beklendiği gibi iyi konfor sunan bir otomobil. Süspansiyon sistemi darbeleri başarılı bir şekilde emiyor. Koltuklar rahat fakat ön koltukların yan desteği biraz daha iyi olabilirmiş. Superb’de uzun yolculuk yapmanın en rahat olduğu kısım arka koltuklar. Çok iyi olan diz mesafesi Mercedes S serisi ile yarışacak düzeyde. Arka koltukta oturan yolcular ısıtmalı koltuklardan yararlanıp, B sütununa yerleştirilmiş olan havalandırma kanalları yardımıyla sıkıntısız yolculuklar yapabiliyorlar. Yolcuların önünde ortada bulunan dijital ekran klima ekranı gibi görünse de sadece saat ve dış hava göstergesinden ibaret. Bu konfordaki bir araçta arka koltuklar için ayrı klima kontrolleri sunulabilirdi. Ayrıca arkada oturan yolcular için perdeler ve kol dayama da unutulmamış. Arka kapının içerisine yerleştirilmiş şemsiye Skoda’nın ince fikirlerinden birisi.
Sessizlik açısından bakıldığında da iyi iş çıkaran Superb, zorlandığı zaman motor sesini iç mekana veriyor. Sabit hızlarda yapılan otoyol sürüşlerinde ise içeriye az miktarda motor ve rüzgar sesi geliyor fakat kesinlikle rahatsız edici boyutta değil.
Superb’in iddialı olmadığı yol tutuş konusu ise ESP sayesinde kabul edilebilir bir seviyede. Önden kaymaya meyilli olan Superb, hassas olamayan direksiyonu ve büyük gövdesinin salınımları nedeniyle  zorlanmamasını hissettiriyor zaten. Aracın fren performansı ise rakipleriyle benzer seviyede.
Güvenlik
Skoda Superb 2009 yılında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrıldı.



Yorum-Selim ERKEK
D segmentinin en ferah aracı Superb’in kaybettiği tek nokta var; o da arka tasarımı. Aracın arkası bence çok kötü görünüyor. Tasarım o kadar başarısız ki araca arkadan bakıldığında dar uzun bir otomobil gibi algılıyorsunuz. Halbuki genişliği VW Passat ile aynı. İç mekanı ise hiç kuşkusuz çok iyi. Arka koltuğunda yolculuk yapmak isteyeceğim D sınıfı araçların başında Superb geliyor. TDI motorlu versiyon performans olarak iyi olmasa da pek çok kullanıcının beklentisini karşılayacaktır. Özellikle tüketim değerleri çok iyi. Bu sınıfın en önemli donanımı olan otomatik vitesin bu motorla beraber sunulmuyor olması ise üzücü. Düz yolda yüksek hızlarda stabil şekilde ilerleme konusunda hiç sıkıntı yaratmayan Superb ile virajlara temkinli girilmeli. Hızlı viraj dönememesini eleştirmiyorum çünkü bu aracı kullanan kişilerin virajları hızlı dönmek gibi bir amacı olmayacaktır. Benim gibi düşünenlerin Superb’i tercih etmelerinde, arka tasarım dışında hiçbir engel yok. Ya göze hoş görünmeyen arka tasarımı sineye çekip Superb’in konforunun tadını çıkaracaksınız, ya da makyaj operasyonunda arkasının düzelmesini umut ederek bekleyeceksiniz. 



Teknik Özellikler
Motor:1,6 TDI 
Motor Hacmi:1598 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:105 hp 4400 d/d 
Maksimum Tork: 250 Nm 1500-2500 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma12,5 s
 Maksimum Hız:189 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Dizel
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:6,2 lt
 Şehir Dışı:4,4 lt
 Karma:5 lt
 Test:6,3 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4838 mm
 Genişlik:1817 mm
 Yükseklik:1462 mm
 Dingil Mesafesi:2761 mm
 Bagaj Hacmi:565/1670 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:60 lt
 Boş Ağırlık:1517 kg
 Lastik Boyutu:225/45 R17

20 Aralık 2011 Salı


Kia Cerato Koup 1.6: Görüntüde spor

1998 yılında Hyundai bünyesine giren Kia, son yıllarda ortaya çıkarttığı şık otomobilleriyle adından daha fazla söz ettirmeye başladı. Kia’nın ilk coupe formlu otomobili Koup, 2008 yılında tanıtılan Forte Koup konsepti üzerinde geliştirildi. Güney Koreli üreticinin C sınıfı sedan modeli Cerato’nun coupe formlu versiyonu olan araç, uygun fiyatı ve çekici tasarımıyla müşterilerin gözüne girmeye çalışıyor.


Tasarım
Kia’nın yeni tasarım anlayışının yansımalarının görüldüğü Koup’da Cerato modeli ile benzer bir ön kısım var. Kızgın bakışlı far yapısı, kromajlı Kia ızgarası, sportif jantları araca dinamik bir görüntü kazandırıyor. Koup’un profil görünümünde ilk olarak kelebek camın yapısı dikkatimizi çekiyor. Son yıllarda coupe formlu sedanları görmeye alıştık ama sedan formlu coupe otomobile rastlamamıştık. Bu durum kesinlikle kötü durmuyor ve araca kendine özgü bir kimlik kazandırıyor.  Arkadan bakıldığında ise daha güçlü bir tasarım hakim. Bagaj kapağının spoiler benzeri uç kısmı, tampon altındaki difüzör ve kromajlı egzoz ucuyla Kia Koup olduğundan güçlü görünüyor.
İç mekan
Kapıyı açıp içeriye geçtiğimizde ilk olarak kapı camlarının çerçevesiz yapısı fark ediliyor. Bir coupe de olması gerektiği gibi olan camların sportif kimliğe katkısı büyük. Maalesef Koup’un içerisindeki sportif detaylar daha fazla çeşitlenemiyor. Alüminyum pedal takımı ve yan destekleri sedan kardeşi Cerato’dan daha iyi olan koltuklar dışında insanın ruhunu ateşleyecek detaylar yok. Kırmızı aydınlatmaların olduğu derine yerleştirilmiş gösterge paneli şık görünse de sedan kardeşiyle birebir aynı olması şanssızlık. Genel anlamda ergonomik sorunun olmadığı iç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi pek çok kullanıcıyı tatmin edecektir. Görüş açıları yüksek arka yapı nedeniyle kısıtlı olan araçla, geri manevralarda dikkatli olunması gerekli.
Motor
Sedan kardeşi ile aynı motoru kullanan Koup’da 1.6 litrelik benzinli motor görev yapıyor. 6300 d/d’de 124 hp güç üreten atmosferik ünite, 4200 d/d’de 156 Nm tork sunuyor. Sessiz ve uysal bir karaktere sahip motoru yüksek devir bandında tutarak performansını tam olarak yaşayabiliyorsunuz ancak bu da doğal olarak yakıt tüketimini yükseltiyor.  6 ileri manuel şanzımanla gücünü ön tekerlere ileten aracımız, 0-100 km/s hızlanmasını 10,3 saniyede gerçekleştirip 190 km/s sürate ulaşabiliyor. 1287 kg ağırlığındaki araca ortalama bir performans sunan motor, tüketim değerlerinde kullancısını pek memnun edemiyor. Cerato testimiz süresince ortalama 8,7 lt/100 km yakıt tüketti.

Konfor ve yol tutuş
Kia Koup’un sporcu tarafı yol tutuş anlamında da parlamıyor. Zorlandığında biraz çabuk önden kayma yaşayan Koup sıradan bir sedandan farklı bir görüntü çizmiyor. Elektronik sistemleri kapatmadığınız sürece tehlikeli bir durum yaşamıyorsunuz. Hafif direksiyonu sayesinde şehir içinde kolay bir kullanıma sahip aracın debriyaj yapısı ve kemikli vites geçişleri sportifliği destekler nitelikte. Bir coupeye göre yumuşak sayılabilecek süspansiyon yapısı ise konfor anlamında memnun ediyor.
Yan destekleri yükseltilmiş spor koltukları konfor anlamında da çok başarılı. Üstelik aynı konfor bir coupeden beklenmeyecek şekilde arka koltuklarda da sunuluyor. Koup’un arka koltuklarında oturanlar diz ve baş mesafesi açısından sıkıntı yaşamıyorlar.
Sessizlik konusunda da takdirimizi kazanan Kia Koup, çerçevesiz cama sahip araçların en büyük korkusu rüzgar sesi konusunda da gayet başarılı.
Güvenlik
Kia Cerato Koup’un EuroNcap çarpışma testine katılımı bulunmuyor. Aynı platformu paylaştığı ikinci nesil Cerato’nun çarpışma testi sonuçları bizlere bir fikir verebilirdi ancak o aracın da EuroNcap’e katılımı maalesef yok.


Yorum- Selim ERKEK
Alacağınız araçta sizin için en önemli kıstas tasarım ise Cerato Koup sizi mutlu edecektir. İlgi çekici bir otomobil olduğunu daha ilk kilometrelerde anlayacaksınız. Konfor manasında da insanı mutlu eden Koup’un benim için hayal kırıklığı olan kısmı motoru. Performans konusunda mutlaka eleştirilecek noktaları var ama yine de verimli bir motorla Koup beni mutlu edebilirdi. Bu performansı sunan araçta tüketim değerlerinin 8.5 lt/100 km civarında dolaşması huzursuz edici. Keşke 1.6 litrelik dizel ünite bu araçta görev yapsaydı. En azından ekonomik olarak insanı sevindiren bir araç olurdu.





Teknik Özellikler
Motor:1,6 DOHC CVVT 
Motor Hacmi:1591 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:126 hp 6300 d/d 
Maksimum Tork: 156 Nm 4200 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma10,3 s
 Maksimum Hız:190 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:8,7 lt
 Şehir Dışı:5,5 lt
 Karma:6,7 lt
 Test:8,7 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4480 mm
 Genişlik:1765 mm
 Yükseklik:1400 mm
 Dingil Mesafesi:2650 mm
 Bagaj Hacmi:440 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:52 lt
 Boş Ağırlık:1287 kg
 Lastik Boyutu:215/45 R17

15 Aralık 2011 Perşembe


VW Tiguan 1.4 TSI 4x2 White Night: Genç görünüyor
Volkswagen’in 2007 yılında üretmeye başladığı kompakt Crossover modeli Tiguan, geçtiğimiz aylarda ufak bir makyaj operasyonu geçirdi. Beşinci nesil Golf ile aynı platform üzerine geliştirilmiş model ülkemizde 1.4 TSI benzinli motorlar ve 2.0 TDI dizel motor ile satılıyor. Dizel versiyonun yüksek vergi oranları nedeniyle uçuk kalan fiyatları tüketiciyi benzinli motorlara yönlendiriyor. Tiguan’da 1.4 litrelik motor 4x2 versiyonda 122 hp güç üretirken 4x4 versiyonda çift besleme sayesinde 160 hp güç üretiyor.
                                       

Tasarım
Makyajdan sonra VW Tiguan markanın yeni yüzüne adapte oldu. White&Night versiyonda standart sunulan Bi-Xenon farlar LED gündüz farlarıyla süslenmiş. Sade görünen tasarımın sağlam bir imaj çizdiği söylenebilir. Tavan raylarıyla yüksek bir hatchback gibi görünmekten kurtulan Tiguan’in arka tasarımı da heyecan verici olmaktan uzak ancak kimse kötü göründüğünü söyleyemez. Tasarım manasında Tiguan’ın Golf’ün etkisinde fazlasıyla kaldığını söyleyebiliriz. Rakiplerinin hepsi Tiguan’dan çok daha alımlı görünüyor.  18 inçlik jantların üzerinde duran Tiguan yerden 20 cm yüksekliğiyle ufak engebeleri geçebiliyor. 4426 mm uzunluğa sahip Tiguan, Ford Kuga’dan 17 mm, Kia Sportage’dan ise 14 mm daha kısa. Tiguan’in 470 litrelik bagaj hacmi beklentileri karşılıyor. Koltukları yatırarak bu hacmi 1510 litreye çıkarmak mümkün.




İç mekan
Tiguan’ın içerisine geçtiğimizde de hiç şaşırmıyoruz. Klasik Volkwsagen iç tasarımıyla bizi karşılayan araçta havalandırma kanallarının değişik yapısı dışında gözümüze çarpan bir kısım yok. Biraz daha yüksek bir oturma pozisyonuna sahip bir Golf kullanıyormuş hissi yaşatan iç mekanda ergonomik sorun yaşatan hiçbir yere rastlamadık. İç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesine çok kaliteli denilemez ama bu sınıf kullanıcısını tatmin edecektir. Test aracımızda görev yapan RCD 510 ses sistemi renkli ekranıyla orta konsola renk katıyor ancak iyi bir sistem olduğu söylenemez. Ekranın parlaklığının ve çözünürlüğünün düşük olmasının yanında sistemin standart bir ses sisteminden farklı hiçbir işlevinin olmaması hayal kırıklığı yaşatıyor. En azından USB bağlantısı üzerinden müzik çalabilme standart olabilir ve geri görüş kamerası buradan izlenebilirdi.  Rakipleri bu konuda bir hayli yol kat etmiş durumdalar çünkü. White&Night seçeneğinde standart sunulan cam tavan sayesinde çok ferah bir iç mekana sahip modelde, arka koltuklarda oturanlar geniş camlardan dışarıyı seyrederken cam tavandan da gökyüzünü izleyebiliyorlar.

Motor
Volkswagen grubunun motor devrimi olarak adlandırdığı TSI ünitelerden 1.4 litrelik turbo beslemeli seçeneği kullanan test aracımız 5000 d/d’de 122 hp güç elde ederken 1500-4000 d/d aralığında 200 Nm tork üretiyor. 1500 kg’ın üzerindeki Tiguan’ı 10 saniyenin biraz üzerinde 100 km/s hıza ulaştıran motor 185 km/s’lik maksimum hız değeri sunuyor. 6 kademeli manuel şanzımanla gücünü ön tekerlere gönderen motorun tüketimini şehir dışı sakin kullanımlarda 6,5 lt/100 km civarına çekebildik ancak testin sonucunda ortalama tüketim 9,4 lt/100 km olarak ölçüldü.

Konfor ve yol tutuş
Sessiz çalışan süspansiyonlarıyla darbeleri iyi bir şekilde emen Tiguan, iç mekanının sessizliği ile de konfor seviyesini üstlere taşıyor. Yüksek hızlarda bile iç mekana çok fazla ses girmemesi Tiguan’in en dikkat çekici özelliği olarak gözümüze çarptı. Vasatın üzerinde bir ses kalitesine sahip ses sistemiyle kullanıcısını memnun eden modelde klima sisteminin performansı da alkışı hak ediyor. Arka koltuklar için ayrı havalandırma kanalına yer verilmiş olması bu kısımda yolculuk edenlerin konforunu arttırıyor. Arka yolcular için yeterli diz mesafesinin sunuluyor olması Tiguan’la yapılacak 5 kişilik yolculukları herkes için rahat hale getiriyor. Araçta hız sabitleyici sisteminin standart olarak sunulmuyor olması ise uzun yolculuklarda sürücünün bu konforu yaşamasını engelliyor.
ESP sistemini standart sunan Tiguan, hassas bir direksiyona ve iyi bir yol tutuşa sahip. Hızlı manevralarda minimum kaymayla yolunu bulan aracın, yüksek hızlardaki stabilitesi de gayet başarılı. Herhangi bir ek çekiş sistemine sahip olmayan önden çekişli test aracımızın arazide bir iddaası yok.

Güvenlik
Volkwagen Tiguan, 2009 yılında girdiği Euro Ncap çarpışma testinden 5 yıldız alarak ayrıldı.

Yorum-Selim Erkek
Volkswagen Tiguan başlangıç fiyat etiketiyle iyi bir alternatif ancak test aracımızdaki paketin fiyatını görünce ben hiç düşünmeden daha donanımsız fakat 4x4 olan 1.4 TSI 160 hp’yi seçerim. İki modelin fiyatları hemen hemen aynı ama hem 4Motion avantajı hem de 1.4 122 hp’lik motorun yetersiz ara hızlanmaları bu tercihin ana sebepleri. Aracı genel olarak ele alırsak aklımda en çok sessizliği kaldı. Tiguan neredeyse tüm Volkswagen modelleri gibi her açıdan insanı tatmin eden bir model. Yol tutuş, güvenlik, tüketim, konfor gibi konularda benden tam puanlar alan modelin sadece tasarım anlamında rakiplerinden geride kaldığını söyleyebiliriz. Tiguan’la birlikte 1.6 litrelik TDI dizel ünite satılsaydı satış rakamları katlanırdı eminim. Düşük hacimli dizel motor sizin için önemliyse Nissan Qashqai 1.5 dCi modeline de bakabilirsiniz.




Teknik Özellikler
Motor:1.4 TSI 
Motor Hacmi:1390 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:122 hp 5000 d/d 
Maksimum Tork: 200 Nm 1500-4000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma10,1 s
 Maksimum Hız:185 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:8,3 lt
 Şehir Dışı:5,5 lt
 Karma:6,5 lt
 Test:9,4 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4426 mm
 Genişlik:1809 mm
 Yükseklik:1703 mm
 Dingil Mesafesi:2604 mm
 Bagaj Hacmi:470/1510 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:64 lt
 Boş Ağırlık:1501 kg
 Lastik Boyutu:235/50 R18

Renault Megane CC 1.5 dCi EDC Privilege: Ekonomik “CC”




Üstü açık otomobil üretmek zor ve riskli bir iştir. Firmalar mühendislik anlamında olduğu kadar tasarım olarak da başarılı olmak zorundadırlar. Sınırlı bir kitleye hitap eden bu modellerin satılabilmesi için çok iyi görünmeleri şart. Bazı modeller tasarımının ilk adımından itibaren üstü açık şekilde tasarlanırken, test aracımız gibi bazı modeller ise hatchback karoserli versiyonundan türetiliyor. Ekonomik dizel motoru ve EDC şanzımanıyla ülkemizde satılan cabrio modeller arasında bir ilk olan Megane CC, kendisini rüzgarın akışına bırakmak isteyenleri hedefliyor.

Tasarım
Renault Megane Coupe modelinin ön tasarımını birebir alan Megane CC, modern görünen far tasarımı ve kaslı kaputuyla şık bir otomobil. CC’ye özel jantların üzerinde duran aracın tavan sütunu ve aynalarında kullanılan parlak siyah yapı sportif imajı arttırmada önemli rol oynamış. Üstü kapalıyken sportif bir coupe formunda olan Megane CC, birkaç saniye içerisinde zarif bir cabrioya dönüşebiliyor. Karmaşık tavan mekanizması birkaç saniye içinde bagajın içerisine katlanıyor ve araç içindekiler gökyüzü ile buluşuyor. Mekanizma bagaja gömülüyken 211 litre olan yükleme hacmi, aracın üstünü kapattığınızda 417 litreye çıkıyor. Megane CC’yi Türkiye pazarındaki en büyük rakibi Peugeot 308 CC ile karşılaştırdığımızda 4.5 cm daha uzun olduğunu görüyoruz. Buna rağmen Peugeot 308 CC biraz daha fazla bagaj hacmi sunabiliyor.



İç mekan
Büyük kapıyı açıp içeriye göz attığımızda ilk dikkatimizi çeken kırmızı siyah koltuk döşemeleri oluyor.  İç mekanı sıradan bir Megane’dan farklılaştırmak için yapılan bu hamle kendine orta konsolda da yer bulabilseymiş çok iyi olacakmış.  Megane CC’nin orta konsolu, pedalları ve direksiyonu standart bir Megane’dan hiç de farklı değil. EDC şanzımanın büyük vites kolu yüzünden görüntüsünün göze battığı iç mekanda, cam tavanın perdesinin çalışma şekli de rahatsız edici. Perde bir yol üzerinde hareket etmeliydi. Ayrıca bu perde güneşli zamanlarda içeride gerektiği kadar gölge yapamıyor. Klima ve ses sisteminin kontrol butonları biraz küçük olsa da alışkanlık sürecinden sonra rahatlıkla kontrol ediliyorlar. Vites kolunun hemen ön kısmındaki butonla açılıp kapanan tavan mekanizması çalıştırılmadan dikkat edilmeli. Çünkü Megane CC’nin tavan mekanizması çalışmadan önce park sensörüyle arkasını kontrol etmiyor. Arkanızda yakın park etmiş bir araç varsa araca hasar verme olasılığınız var.

 
Motor
Renault’nun ekonomikliği ile ön plana çıkan dizel motoru 1.5 dCi ve yeni geliştirilen çift kavramalı otomatik şanzıman EDC ile satılan Megane CC kullanım kolaylığının yanında ekonomisi ile öne çıkıyor. Dizel ünite performans açısından tatmin edici olmaktan uzak fakat tüketim değerleriyle kullanıcısının yüzünü güldürüyor. 1535 kg ağırlığındaki aracı 13.2 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motor 190 km/s’lik maksimum hıza imkan tanıyor. Megane EDC testimiz süresince 6,8 lt/100 km ortalama yakıt tüketti. Tüketim değerini şehir dışı sürüşlerinde 1 litre daha düşürmek gayet kolay.
Konfor ve yol tutuş
Konfor anlamında Fransız üreticilerin biraz daha duyarlı olduğunu biliyoruz. Megane CC ise hatcback kardeşinden daha sert bir araç. Bunda katlanır tavan mekanizmasının neden olduğu ek ağırlık başrolü oynuyor. Yoldan gelen darbeler ortalama bir düzeyde absorbe ediliyor ve vücudu iyi saran koltuklar insanı yormuyor.  Metal tavanlı araçların en büyük sıkıntılarından biri olan tavandan gelen çıtırtılar bu araçta da kendisini gösteriyor. Bağlantı yerlerinden gelen sesler bozuk yollarda ve aracın esnediği durumlarda artıyor.
Her ne kadar Megane dört kişilik bir Coupe Cabrio olsa da arka koltuklarda yetişkinlerin oturması çok sıkıntılı oluyor. Yetersiz diz mesafesi bunun en büyük nedeni. Tavan kapatıldığında uzun boylu yolcuların baş mesafesi konusunda da sıkıntı yaşayacakları açık.
Yol tutuş testlerinde hızlı girilen virajlarda önden kaymalar yaşayan Megane CC, standart olarak sunulan ESP sistemi sayesinde çizgisini bulmakta zorlanmıyor. Megane CC’nin fren performansı ve direksiyon hissiyatı da bu tarz araç arayanlar için gayet tatminkar.

Güvenlik
EuroNcap’in en başarılı sonuç alan markalarından biri olan Renault, üçüncü jenerasyon Megane ailesininin sadece hatcback versiyonunu teste soktu. Megane 2008 yılında girdiği testen 5 yıldızla ayrılmayı başardı. İkinci jenerasyon Megane CC’de teste girmiş ve 5 yıldız almıştı.

Yorum-Selim ERKEK
Megane EDC ile uzun dönem testinde uzun süre beraber olmuştuk ve dCi motorla EDC şanzımanının ne kadar başarılı olduğunu yazmıştım. Megane CC’de ise bu ikili bahsettiğimiz kadar memnun edemedi beni. Aracın artan ağırlığı altında ezilmeye başlayan motor sadece ekonomisi ile yüzünüzü güldürüyor. EDC şanzımanın birden ikinci vitese geçerken yaşadığı kararsızlıklarla Megane CC’de daha fazla karşılaşıyorsunuz. Megane CC’nin üstünü açıp sakin sakin gitmeye başladığınızda ise keyfini çıkarmaya başlıyorsunuz. İçeride rahatsız edici rüzgar türbülansı olmayan araçta dizel motorun sesi bile keyfinizi kaçırmaya yetmiyor. Hatta yakıt almak için pompaya yanaştığınızda gördüğünüz rakamlar bütün olumsuzlukları kafanızdan atıp, Megane CC’nin keyfini daha da arttıtıyor. Türkiye pazarında bu kadar düşük tüketim değerleri sunan başka dört kişilik otomatik şanzımanlı cabrio otomobil bulamazsınız.



Teknik Özellikler
Motor:1,5 dCi 
Motor Hacmi:1461 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:110 hp 4000 d/d 
Maksimum Tork: 240 Nm 2000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma13,2 s
 Maksimum Hız:190 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Dizel
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:6,1 lt
 Şehir Dışı:4,4 lt
 Karma:5 lt
 Test:6,8 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4485 mm
 Genişlik:1811 mm
 Yükseklik:1434 mm
 Dingil Mesafesi:2609 mm
 Bagaj Hacmi:211-417 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:60 lt
 Boş Ağırlık:1535 kg
 Lastik Boyutu:205/55 R17

2 Aralık 2011 Cuma

BMW 118i Sport Line:  “1” numaranız olmaya aday!


02 Aralık 2011 13:15:00
Bir BMW’ye ulaşmanın en kolay yolu olan 1 serisi artık yeni yüzüyle yollarda. 2004 yılından beri yollarda olan E87 kasa kodlu 1 serisi 2011 yılı Haziran ayında yerini F20 kodlu ikinci jenerasyona bıraktı. Sport Line ve Urban Line adındaki ana iki donanım paketiyle iki farklı 1 serisi deneyimi yaşatan yeni BMW, eskisinden çok daha verimli ve donanımlı bir araç. BMW 1 serisinin baz fiyatını seçilen donanım paketi ve opsiyonlarla beraber neredeyse iki katına çıkarmak mümkün. Her ikisi de 1.6 litre olmak üzere 116i’de 136 hp, 118i’de ise 170 hp güç üreten iki farklı versiyona sahip yeni modelde 1.6 litrelik dizel bir seçeneğin olmaması ise ülkemiz için büyük dezavantaj.
                                   
Tasarım
BMW modellerinin pek çoğu insanların geneli tarafından beğenilirken 1 serisi hiçbir zaman bu genellemenin içine giremedi. Eski 1 serisinin özellikle ön tasarımı çok eleştirilmişti. Yeni 1 serini bekleyenler çok daha saldırgan bir görünüm umuyorlardı. BMW daha modern görünen bir otomobil ortaya çıkarttı ama yine de yeni 1 serisinin genel olarak çok beğenildiği söylenemez. Modelde ilk dikkati çeken çok teknolojik görünen ön farlar oluyor. Angel Eye özellikli Xenon farlar gece olduğu kadar gündüzleri de iyi görünüyorlar. Boylamasına yerleştirilmiş motor sebebiyle uzun bir motor kaputuna sahip 1 serisi, markanın ‘Z4’ modelinden izler taşıyor. Arka kısmını pek çok kişi tarafından VW Polo’ya benzetilmesinin en büyük nedeni stop grubu. Buna rağmen 1 serisinin arkadan görünümü son derece şık. 4324 mm uzunluğa sahip BMW 1, en büyük rakibi Audi A3’ten 86 mm daha uzun. Buna rağmen BMW’nin 360 litrelik bagaj hacmi Audi A3’ten sadece 10 litre daha büyük.


İç mekan
Alışılmış bir BMW sürüş pozisyonu sunan 1 serisi sportif ve rahat koltuklarıyla karşılıyor bizi. Yere çok yakın oturma pozisyonu görüş açıları konusunda ise çok büyük bir dezavantaj yaşatmıyor. Sürücünün etrafını saran kokpit yapısı spor bir otomobilde oturuyormuşsunuz hissi yaşatıyor. Bu sınıf bir araçta bu sıkışıklığı herkesin yaşamak istemeyeceği ise kesin! Sport Line donanım paketiyle beraber gelen kırmızı dikişli direksiyon ve piyano siyah kaplamayı süsleyen kırmızı şeritler içerideki sportiflik hissini arttırıyor. Modelin içerisinde en çok dikkat çeken kısım orta konsolun üst kısmında sabit olarak bulunan geniş bilgi ekranı. Son derece fazla özellik gösterebilen ekran Türkiye haritası yüklü navigasyona ev sahipliği yapıyor. Sistemin katlanıp kapanabilmesi iyi olabilirdi. Tasarım ödülü alabilecek kadar iyi görünen otomatik vites kolunun hemen yanında BMW’nin 1 serisinde standart olarak sunduğu sürüş deneyimi butonunu görüyoruz.  Sürüş deneyimi düğmesiyle motorun gaz tepkilerini, direksiyon, süspansiyon ve DSC sisteminin ayarlarını değiştirebildiğimiz otomobilde Comfort, Sport ve ECO PRO modları standart sunuluyor. 8 kademeli otomatik şanzıman, değişken spor direksiyon ve BMW Sport stili opsiyonları tercih edildiğinde ise Sport+ modu da sunuluyor.


Motor
BMW 118i’de görev yapan 1.6 litrelik turbo beslemeli motor 1500 d/d’dan 4500 d/d’ya kadar 250 Nm tork üretiyor ve bu sayede istediğiniz anda sizi koltuğunuza yapıştırabiliyor. 4800 d/d’de 170 hp güç üreten ünite BMW’nin 8 kademeli otomatik şanzımanıyla gücünü arka aksa aktarıyor. ESP sisteminin dizginlemesine sık sık ihtiyaç duyan modelde, sistemi tamamen devreden çıkarıp eğlenceli sürüşler yapmak da mümkün. Tüketim değerleri yönünden şaşırtıcı derecede başarılı olan 118i’de sıkışık trafikte ekonomi yapmamıza olanak sağlayan Start&Stop sistemi standart olarak sunuluyor. Sürüş deneyimi butonu yardımıyla seçilen ECO Pro modunda 1 serisi sürüş tarzınıza göre hesaplamalar yaparak aynı yakıtla normalden ne kadar fazla yol yapabileceğinizi yol bilgisayarı ekranından gösteriyor. Tasarruf meraklıları bu moddaki yönelendirmelere uyarak 1 serisinde 5 lt/100 km civarında yakıt tüketim değerleri yakalayabilir. Bizim normal bir sürüş tarzında yaptığımız sürüşlerde ise tüketim 8.1 lt/100 km olarak belirlendi.


Konfor ve yol tutuş
BMW her zaman sürüş zevkini konfordan bir adım önde tuttu. Bu otomobilde de durum aynı şekilde devam ediyor. Aracın süspansiyon sistemi konfordan çok yol tutuşa yönelik geliştirilmiş. Buna rağmen konforun yetersiz olduğu kesinlikle söylenemez. Araç yoldan gelen derin olmayan darbeleri başarılı şekilde emebiliyor. Daha büyük çukurlarda ise büyük jant ebatının da etkisiyle biraz sarsılıyorsunuz. Ön koltuklardaki konfor seviyesi ile arka koltuklardaki konfor seviyesi arasında ise uçurum var. Arkada oturan yolcular için sunulan diz mesafesi selefine göre artmasına rağmen hala çok kısıtlı ve ortada oturan yolcunun çok eziyet çekeceği ortada. BMW yüksek şaft tüneli sorununu hala aşamadı. Sürüş dinamikleri açısından hiçbir eleştirilecek noktanın olmadığı 1 serisi bütün rakiplerinden daha iyi bir yol tutuşu ve daha eğlenceli bir sürüş sunuyor. 50:50’ye yakın ağırlık dağılımına sahip olan modelin dengeli sürüşünü bu sınıftaki başka hiç modelde bulamazsınız.
 

Güvenlik
BMW’nin yenilediği kompakt HB modeli 1 serisi EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız aldı. Önden çarpışma testinde 1 serisinin kabini tamamen stabil kaldı. Mankenlerin diz ve uyluk bölgesinde iyi koruma sağlandı. BMW aynı korumayı farklı boylardaki mankenlerde ve farklı oturma pozisyonlarında da tekrarladı. Yan çarpışma testinde de mankenlerin vücudunda iyi koruma gözlendi. Defalarca yapılan yan direk çarpışma testinde ise mankenlerin göğüs bölgesinde zayıf koruma olduğu tespit edildi. Arkadan çarpışmalarda oluşan kamçı etkisine karşı ise BMW koltukları ortalama koruma sağlayabildi.

 

Yorum-Selim ERKEK
Kaliteli malzemelerle şekillendirilmiş, güçlü ve en önemlisi alıştığımız BMW sürüş zevkini veren yeni 1 serisi, farklı olmak isteyenler için üretilmiş. BMW 1 serisi rakiplerinden daha iyi olduğu için alınacak bir otomobil değil. Mantığı ile hareket eden biri iseniz bu BMW’yi satın almak için gerekli sebepleri bulamayacaksınız. Bu otomobili sevdiğiniz için satın almalısınız. Otomobil sürüş dinamikleri açısından bende iz bırakan bir model olsa da sıkışık iç mekanı ve dört kişiyken bile sıkışık yolculuk yapılması otomobile biraz daha mesafeli olmama sebep oluyor. Test aracımızdaki büyük ekrandan  bahsetmeliyim birazda, şimdiye kadar bir otomobilde gördüğüm en işlevsel sistemlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Geri görüş kamerası, navigasyon ekranı, detaylı yol bilgisayarı ve doküman görüntüleyici olmanın dışında bu ekrandan internete girebiliyorsunuz, fotoğraflarınızı ve videolarınızı izleyebiliyorsunuz. USB bağlantı üzerinden güncellenebilen sisteme BMW’nin özel uygulamalarını indirerek anında Facebook ve Twitter hesabınızı görüntüleyebilirsiniz.  Sonuç olarak BMW 1 serisi insanı eğlendiren bir otomobil ama benim için sadece eğlenceli olması kafi değil. Yeni Audi A3’ü ve Mercedes Benz A serisini gördükten sonra BMW 1 daha iyi değerlendirilecektir.



Teknik Özellikler
Motor:1,6 
Motor Hacmi:1598 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:170 hp 4800 d/d 
Maksimum Tork: 250 Nm 1500-4500 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma7,5 s
 Maksimum Hız:222 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:7,5 lt
 Şehir Dışı:4,8 lt
 Karma:5,8 lt
 Test:8,1 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4324 mm
 Genişlik:1765 mm
 Yükseklik:1421 mm
 Dingil Mesafesi:2690 mm
 Bagaj Hacmi:360/1200 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:52 lt
 Boş Ağırlık:1390 kg
 Lastik Boyutu:205/55 R16

30 Kasım 2011 Çarşamba


Mercedes C 250 Coupe: İçinde ‘asalet’ gizli



22 Kasım 2011 11:30:00
Mercedes Benz’in 24 milyon kilometre yol yaparak test ettiği C serisi, geçtiğimiz Şubat ayında coupe karoserli versiyonuna kavuştu. Bu yılın başında makyaj geçiren C serisi sedan ile aynı yüzü paylaşan C Coupe, iki dizel ve dört benzinli motor seçeneğiyle müşterilerin karşısına çıkıyor. Mercedes-Benz konforu ve coupe otomobil şıklığını harmanlayan C Coupe, alışkanlıklarınızı değiştirebilecek bir otomobil. W204 kasa kodlu C serisi ile aynı platformu paylaşan C Coupe, aynı zamanda E Coupe ile de platform kardeşi.
Tasarım
C Coupe’nin tasarımında sedan kardeşinin izlerini baskın şekilde görmek mümkün. LED gündüz farlarıyla çok güzel görünen ön aydınlatma grubu ve şık Mercedes-Benz logosunun hakimiyetindeki ön kısım agresif bir görüntüye sahip. AMG paketine sahip test aracımız 18 inçlik gösterişli jantlarının üzerinde duruyor. Bir coupede olması gerektiği gibi arka kısma doğru eğilen tavanıyla son derece sportif görünen aracın arka tasarımıysa sedan kardeşiyle neredeyse aynı. Çift egzoz çıkışı C Coupe hakkında ipuçları veriyor olsa da yeterli değil. BMW 3 serisi Coupe’nin birebir rakibi olan model rakibinden 22 mm daha kısa ve 12 mm daha dar. C Coupe, kullanıcılarına 450 litrelik kullanışlı bir bagaj hacmi sunuyor.
İç mekan
Dışarıdan etkileyici görünen tasarım, iç mekana girildiğinde de aynı etkiyi bırakıyor ama bir şeylerin eksikliğini hemen hissediyoruz. Kaliteli malzemelerle bezenmiş ve ergonomisi gayet başarılı iç mekan sedan C serisi ile birebir aynı. Bir coupenin heyecan vericiliğinden uzak olması tadımızı kaçırıyor. Belki de bu bizim Mercedes modellerinden daha fazlasını beklememizden oluyor. Orta konsoldaki büyük COMMAND ekranı vites kolunun gerisindeki joystick ile kontrol ediliyor. Bu sistemin kısıtlı özellikleri ise can sıkıcı. En azından navigasyon bu araçla beraber sunulmalıydı. Rakibi BMW navigasyon sorununu aştı ve tüm modellerinde bu opsiyonu sunuyor. Kalite hissini her noktada yaşatan C Coupe’nin ergonomisi çok başarılı koltukları ve kolay ayarlanabilen sürüş pozisyonu beğenimizi kazandı. Gösterge grubunun kolay okunan yapısı, rahatlıkla kullanılabilen klima sistemi ve yeterli eşya gözleri aracın iç mekanında göze çarpan diğer artılarından.

 

Motor
Test aracımız C 250 Coupe’de markanın 1.8 litrelik turbo beslemeli motoru görev yapıyor. 5500 d/d’de 204hp güç üreten motor bu şık coupeye gereken çevikliği sunabiliyor. 2300-4300 d/d aralığında sunulan 310 Nm’lik tork sayesinde başarılı ara hızlanma değerlerine imza atan araç, gücünü adından da anlaşılabileceği gibi 7 kademeli 7G-Tronic şanzımanla arka lastiklerine yolluyor. 1550 kg ağırlığındaki C Coupe’yi 7,2 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motor, 240 km/s maksimum hıza kadar nefesi kesilmeden gidebilmenizi sağlıyor. Bu arada C Coupe’nin 0,27 Cd’lik rüzgar direnç katsayısının ağabeyi E Coupe’den daha başarısız olduğunu söylemeliyiz. Mühendislik harikası E Coupe’nin 0,24 Cd’lik rüzgar direnç katsayısı, seri üretim araçlar içerisinde en düşüğü. Gaza ani basışlarımızda gücünü dışarıya belli etmek için can atan C Coupe’yi ESP sistemi dizginliyor. Buna rağmen sistemi devre dışı bırakıp güzel şovlar yapmak son derece rahat. Testimiz süresince 9.2 lt/100 km ortalama yakıt tüketen C 250 Coupe motoru, çıkardığı hoş hırıltılarla tüketimi arttırması için kullanıcısını tahrik ediyor.


Konfor ve yol tutuş
Mercedes eskisine oranla çok daha sportif otomobiller üretiyor. İş test aracımızdaki gibi bir coupeye gelince beklentimiz karşımızda daha da sert bir araç bulmaktı ama yanılmışız. C Coupe’nin süspansiyonları şehrin bozuk yollarında rahatsız etmeyecek kadar başarılı. Bu etkide koltuk yapısının payı büyük elbette. İç mekan sessizliği konusunda sedan kardeşi ile yarışabilecek kadar iyi olan otomobilin içerisine yüksek süratlerde rüzgar sesi girmeye başlıyor. Coupe bir modelde dört kişi rahatlıkla yolculuk yapabilirsiniz demeye çok alışık değiliz ama C Coupe bu konuda gerçekten başarılı. Arka koltuklarda sunulan diz mesafesi bir coupeden beklenmeyecek kadar iyi ve koltuklar gayet konforlu.  Sürücü ise bu otomobilin içerisindeki en şanslı kişi… C Coupe sürüşü zevkli bir otomobil. Yüksek süratlerde sürücüsüne güven veren aracın fren performansı çok başarılı. Viraj limitlerinin üst düzey olması insanın bir sonraki virajı heyecanla beklemesine yol açıyor. Direksiyonun net tepkileri ve 7G-Tronic şanzımanın başarılı vites geçişleri keyfi arttıran etkenlerden.

Güvenlik
Mercedes C serisi 2009 yılında sedan ve makyajsız versiyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız almayı başardı. C Coupe’nin teste ayrı bir katılımı bulunmuyor.

Yorum-Selim ERKEK
Mercedes-Benz’in şık sedan modeli üzerine geliştirilmiş C Coupe, ağabeyi E Coupe kadar farklı olamıyor maalesef. Bunda tasarım anlamında değişik bir şeyler ortaya koyamaması yatıyor. Ön ve arka tasarımda farklı bir şeyler mutlaka olmalıydı. Aracın en güzel göründüğü yan profilinde ise kapılar açılınca görüntü bozuluyor. Evet, Mercedes-Benz C Coupe’nin kapıları çerçeveli. Çerçevelerin avantajı ise konforda ortaya çıkıyor. İç mekan çok sessiz ve bu huzurlu hava bir coupeden çok lüks bir sedanı andırıyor. Yol tutuş ve sürüş keyfi ise tek kelimeyle muhteşem. 1.8 litrelik turbo ünitenin devir çevirme isteği ve bu sırada çıkarttığı sesler herkesi etkiliyor. Mercedes-Benz C Coupe hazırlanırken sportiflikten çok şıklığa önem verilmiş. Eğer ağırbaşlı ve elit bir coupe arıyorsanız tercih listenizin üst sıralarında olmalı ama bence bir coupede öncelik sportif görünüm olmalı. 


Teknik Özellikler
Motor:C 250 
Motor Hacmi:1796 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:204 hp 5500 d/d 
Maksimum Tork: 310 Nm 2300-4300 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma7,2 s
 Maksimum Hız:240 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:9,1 lt
 Şehir Dışı:5,7 lt
 Karma:7 lt
 Test:9,2 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4590 mm
 Genişlik:1770 mm
 Yükseklik:1406 mm
 Dingil Mesafesi:2760 mm
 Bagaj Hacmi:450 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:59/8 lt
 Boş Ağırlık:1550 kg
 Lastik Boyutu:255/35 R18

Nissan Juke DIG-T Sport Pack Platinum: Cep herkülü




29 Kasım 2011 09:45:00
Nissan’ın radikal tasarımlı Crossover modeli Juke en güçlü motor seçeneği ile testimizin konuğu oluyor. Yeni geliştirilen 1618 cc hacmindeki motor 18 cc yüzünden bir üst sınıftan vergilendirilmesine rağmen uygun satış fiyatıyla dikkat çekiyor. Sıradışı Juke’tan sıra dışı bir performans bekliyorsanız DIG-T motor tam size göre!
Tasarım
Nissan Juke’un en önemli kozu tasarımı. Kimilerinin çok beğendiği, kimilerinin ise çirkin bulduğu tasarım, en azından cesur çizgileri yüzünden alkışlanmalı. Yuvarlak ön farlar, kaputun üzerinde bir noktaya konumlandırılmış gündüz farları ve farklı ızgara yapısı Juke’un sevilen –veya nefret edilen- detayları.  Yerden yüksek yapısı ve şişik çamurluk yapısı Juke’a heryerden geçebilecek güçlü bir aracı imajı yaratıyor. Arka kısmında ise tavana doğru yükselen stop grubu ve yüksek bagaj yapısını görüyoruz. DIG-T versiyonun, tampon altı eklentileri sayesinde standart Juke’lardan daha sportif göründüğünü belirtelim. 1565 mm’lik yüksekliği sayesinde bozuk yollardan gönül rahatlığıyla geçmenize imkan veren Juke, 4135 mm uzunluğa ve 1765 mm genişliğe sahip. Her ne kadar safkan arazi aracı olmasa da ufak kır gezintilerinizde size engel olmayan karoser yapısı Juke’a sırasıyla 26/31/22,5 derece yaklaşma, ayrılma ve tepe açısı sunuyor.







İç mekan
190 hp gücündeki Juke’un dış tasarımında bazı değişiklikler mevcut ama iç mekanı diğer kardeşleri ile neredeyse aynı. Kırmızı renkli kaplamalarla farklı bir hava yakalanan iç mekanda orta konsolun motosikletlerden ilham alınarak oluşturulmuş yapısı göze çarpıyor. Ayrıca kırmızı renk Juke’un sportif görünümlü koltuklarında da kendine yer buluyor. Juke konsolunun en azından bazı yerlerinde yumuşak plastikler kullanılsaymış daha iyi bir kalite algısı yakalanabilirdi. Rahat kullanımlı bir direksiyona, iyi okunan gösterge paneline ve basit bir müzik sistemine sahip Juke’un en ilgi çekici kısmı orta konsolun alt kısmındaki renkli ekran. İki modu bulunan ekrandan klima sistemi kontrol edilebildiği gibi, sürüş modları arasında geçişte yapılabiliyor. Eco, normal ve sport modlarından sport modunda iken Juke’un direksiyon ve gaz tepkileri daha keskin hale geliyor, ayrıca ekrandan turbo basıncını izleyebiliyorsunuz. Juke’un yol bilgisayarının gösterge üzerindeki düğme ile kontrol  ediliyor oluşu gözümüze çarpan en büyük ergonomik sorun.

Motor
Test ettiğimiz Juke’un diğer kardeşlerinden en büyük farkı güçlü motoru. Bu motorla beraber Juke’u 4x4 çekiş sistemi ile birlikte de alabiliyorsunuz ancak test aracımızda bu özellik bulunmuyordu. 5600 d/d’de 190 hp güç üreten turbo beslemeli motorun maksimum torku 240 Nm 2000 d/d’dan itibaren üretiliyor. 1315 kg ağırlığındaki Juke’u uçurmaya yeten motor aracı 8 saniyede 100 km/s hıza ulaştırıyor ve 215 km/s maksimum hız vaat ediyor. 6 kademeli manuel vitesle ön tekerlere aktarılan güç, düzgün olmayan asfaltta ve ıslak zeminlerde tutunma kayıpları yaşayarak ESP’nin müdahalelerine ihtiyaç duyuyor. Çalışma karakterini çok beğendiğimiz motorun tüketim değerleri ise şehir içinde yüksek çıkıyor. Testimiz süresince ortalama 8,9 lt/100 km yakıt tüketen Juke, şehir dışında 7 lt/100 km civarında tüketiyor.

Konfor ve yol tutuş
190 hp’lik bir aracın süspansiyon sisteminin 110 hp gücündeki kardeşi ile farklı olmasını bekleyebilirsiniz ama Juke’da böyle bir durum yok. Yol tutuş anlamında çok da iddialı olmayan model bu motorla bereaber daha dikkat edilmesi gereken bir hale geliyor. Juke’un yüksek gövdesi hızlı girilen virajlarda fazlaca salınıma giriyor ve yolun çizgisinden ayrılmaya başlıyor. Önden kaymanın olduğu araç, performanslı kullanımlarda ESP’nin etkili müdahalelerine fazlaca ihtiyaç duyuyor. Hisli sayılabilecek bir direksiyona sahip Juke’un frenleri de beğenimizi kazandı.
İç mekanda sunulan konfor; orta sertlikteki süspansiyonlar, çok gürültü almayan yapı ve kaliteli koltuklar sayesinde bekleneni veriyor. Arka koltukta oturan uzun boylu yolcuların diz ve baş mesafesi sorunu yaşayacağı ise açık.

Güvenlik
İlk Juke testimizde araç henüz EuroNcap çarpışma testine girmemişti ancak aradan geçen süre içerisinde Juke teste girdi ve 5 yıldız almayı başardı. Mini Crossover segmentinin yaratıcısı olarak nitelendirilen araç, önden çarpışma testinde yolcu kabinini sağlam tutmayı başardı. Aracın direksiyonu çok az miktarda geriye doğru kaydı. Mankenlerin üzerinde yapılan ölçümlerde diz ve uyluk bölgesinde bir problem tespit edilmedi ancak, sürücü tarafında konsolun değişik boylardaki mankenlerde ve oturma pozisyonlarında yaralanmaya sebebiyet verebileceği belirlendi.   Juke, arkadan çarpışmalarda oluşan kamçı etkisinde ise sınır değerlerde puanlar aldı.

Yorum-Selim ERKEK
Nissan Juke’un en güçlü versiyonunda kullanılan motorun vergi sistemimiz yüzünden kurban olacağını düşünüyordum ama Nissan Türkiye bu işten alnının akıyla çıktı. Fiyat listesine yapılan müdahale ile vergiden kaynaklanan artış Nissan Türkiye tarafından karşılandı. Test aracımız performansla göz dolduruyor. Üstelik tasarımıyla kendisinden çok daha pahalı araçlardan bile daha fazla kendisine baktırıyor. Juke’un dezavantajlarının başında küçük bagaj hacmi ve kısıtlı iç mekan geliyor. Dışarıdan oldukça iri görünen Juke, içeride B sınıfı hatcbacklerden daha fazla alan sunmuyor. Juke’un dış tasarımına kapılıp satın almayı düşünenler bunu iyi değerlendirmeli, aksi halde Qashqai’ye neden yönelmedikleri konusunda pişmanlık yaşayabilirler.


Teknik Özellikler
Motor:1,6 DIG-T 
Motor Hacmi:1618 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:190 hp 5600 d/d 
Maksimum Tork: 240 Nm 2000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma8,0 s
 Maksimum Hız:215 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:9,1 lt
 Şehir Dışı:5,6 lt
 Karma:6,9 lt
 Test:8,9 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4135 mm
 Genişlik:1765 mm
 Yükseklik:1565 mm
 Dingil Mesafesi:2530 mm
 Bagaj Hacmi:251/550 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:50 lt
 Boş Ağırlık:1315 kg
 Lastik Boyutu:215/55 R17