Analytics

Bu Blogda Ara

Volvo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Volvo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2010 Salı

Ford Focus RS: 'Hedef performans, gerisi teferruat!'

Üretilen ilk RS, Ford Escort RS’in üzerinden tam 40 yıl geçti. Ralli parkurlarında kazandığı başarılarla insanların aklına RS harflerini kazıyan model şimdi torunlarıyla yollarda.
 Ford Focus RS ismini 2002 yılında duyduk. İlk jenerasyon Ford Focus’un yol tutuş konusundaki namını daha da ileriye taşıyan Focus RS, o yıllarda 2.0 litrelik motorundan 217 hp güç ve 310 Nm tork üretiyordu. İkinci jenerasyon RS için ise tam 7 yıl beklemek zorunda kaldık. 2009’de tanıtılan ikinci jenerasyon, eskisine oranla çok daha güçlü bir motorla karşımıza çıktı. Yeni motor Volvo’dan alınan 5 silindirli motorun geliştirilmesiyle ortaya çıkarılmış.

Tasarım
Focus RS’in performans odaklı yapısı tasarımında da önemli değişikliklere neden olmuş.Daha fazla soğutma ihtiyacı duyan motor için, daha geniş havalandırma girişleri olan şişkin bir tampon tasarlanmış. Farların altındaki ve kaputun üzerindeki hava girişleri de aracın soğutulmasına yardımcı olması için düşünülmüş. RS logosu öndeki Ford ambleminin yanında, yan hava girişlerinin üzerinde ve bagaj kapağında kendini gösteriyor. Dışarıya doğru şişirilmiş dodikleriyle standart Focus’a oranla daha kaslı görünen RS’in arka tasarımında, ralli parkurlarından alınmış gibi görünen büyük spoyler dikkat çekiyor.

İç mekan
Focus RS’in heybetli Recaro koltuklarına oturduğunuzda çok tanıdık gelen iç mekanın birkaç ufak ayrıntı ile renklendirilmeye çalışıldığını göreceksiniz. İç mekanda kullanılan malzeme kalitesine, ergonomik detaylara bu testte hiç girmiyoruz, zira RS müşterilerinin bu detaylar hiç umurunda değil. Orta konsolun üzerine yerleştirilen turbo ve yağ basıncı göstergesi eğlenceli bir detay. RS logolu direksiyon simidi ele çok iyi oturuyor ve araçla aranızda sağlam bir bağ kurmanızı sağlıyor. Anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip RS’in kalbine güç vermek için el freninin hemen solundaki Ford Power düğmesine basıyorsunuz. Bu tarz spor araçların birçoğunun aksine arkada yeterli diz mesafesi sunan RS’de 4 kişi sıkışmadan yolculuk yapmak mümkün.

Motor
Ford Focus RS’in motor kaputunun altında oldukça hırçın bir ünite yatıyor. Volvo’dan alınmış 5 silindirli 2.5 litrelik motor, İngiltere’deki Ford TeamRS mühendisleri tarafından geliştirilmiş. Yeni silindir başı contası, özel piston, piston kolu ve eksantrik milinin yanı sıra aracın emme ve egzoz manifoldu da tamamen yeni tasarlanmış. Borg Warner’ın en gelişmiş turbolarından birini kullanan RS motoru 6500 d/dk’dan 7050 d/dk’ya kadar tam 305 hp güç üretiyor. 2300-4500 d/dk aralığında 440 Nm tork üreten ünite 1,5 tonluk RS’i ok gibi ileriye fırlatıyor. Gücünü yola aktarmak için Quaife helezon sınırlı kaydırmalı diferansiyel sistemini kullanan RS, ilk iki viteste gücünü sağlıklı şekilde yere iletmekte zorlanıyor. Gelişmiş bir kalkış sistemi de barındıran RS, araç durur durumdayken ayağınız debriyajda birinci vitese attığınızda, gazı sonuna kadar bassanız bile motor devrini 3500 d/dk civarında sabitleyerek en iyi kalkışı yapmanızı sağlıyor. 0’dan 100 km/s hıza ulaşmak için 5,9 saniyeye ihtiyaç duyan RS, maksimum 263 km/s hıza ulaşabiliyor. Yakıt tüketiminde bu performanstaki araçların birçoğu gibi oldukça müsrif olan Focus RS testimiz süresince ortalama 15 lt/100 km yakıt tüketti. Bu değeri sakin kullanımda bile 12 lt/100 km’nin altına çekemedik.

Yol tutuş ve konfor
Test yazılarımızın bu bölümünde araçların yol tutuş özelliklerini ve konfor durumlarını anlatıyoruz. Ancak RS için konfor bölümünü tamamen kaldırmak gerekiyor. Neredeyse bir ralli aracı kadar sert olan süspansiyon sistemi nedeniyle yoldaki en ufak bozuklukları içeriye yansıtan araç ciddi anlamda konforsuz. Kimin umurunda ki! Recaro spor koltuklara oturup marşa bastığınızda her şeyi unutuyorsunuz. Motor sesi o kadar etkileyici ki bu sesin içeriye yansıma derecesini kontrol etmenize imkan tanıyan bir sistem bile düşünülmüş. Üç farklı modu olan direksiyonu sport moduna getirdiğinizde en ufak tepkilerinizi olduğu gibi yola yansıtıyor. Viraj kabiliyeti çok iyi olan aracın sınırları da oldukça yüksek. Ford RevoKnuckle adı verilen süspansiyon sistemi McPherson süspansiyon sisteminden farklı olarak iki ayrı parçadan oluşuyor. Biri yine süspansiyon koluna bağlı olan parçalardan diğeri direksiyon hattına bağlı. Bu sayede lastiğin ekseni ile direksiyonun ekseni arasındaki farkı azaltan sistem, yüksek tork nedeniyle azalan direksiyon hakimiyetini ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor.

Güvenlik
Ford Focus standart versiyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrıldı. Focus RS’in çarpışma testlerine ayrı bir katılımı bulunmuyor. Focus RS’de sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları standart olarak sunuluyor.

Yorum - Selim ERKEK

Ateşli hatchbacklerin en güçlülerinden biri olan Focus RS en güçlü önden çekişi sunan araç olarak lanse ediliyor. Ancak ben bu kadar güçlü bir aracın önden çekişli olmasını pek mantıklı bulmuyorum. Test aracımız ESP’si kapatıldığında ilk iki vitesin neredeyse tamamını patinajla geçiriyor. ESP açıkken bile patinaja düşen ön lastikler direksiyon kontrolünü de zorlaştırıyor. Focus RS ile virajlı bir yolda hızlanmaya çalışmak gerçekten zor. RS’in en çok zevk aldığım zamanlarıysa aracın 3. vitese atılıp patinajdan kurtulduktan sonraki hızlanma anlarıydı. 2.5 bar basınç üreten turbonun hava emerken çıkardığı sesler gerçekten çok kışkırtıcı. 0-200 hızlanmasını 20 saniye civarında tamamlayan aracın frenleri de bir o kadar başarılı. Bu safkan sporcuyu günlük hayatta kullanmak ise pek mantıklı değil. Çok sert olan amortisörler araç içerisindekilerden sağlam bir kondisyon bekliyor. RS’i hakkını vererek kullandığınızda sizin onu zorladığınız kadar o da sizi hırpalıyor. Araçtan indiğiniz zaman gerçekten yorulmuş oluyorsunuz. Tam bir viraj avcısı olan otomobil çok zorlandığında kontrollü şekilde arkasını bırakıyor fakat ESP hemen devreye girerek aracı yavaşlatıyor. Eğer eğlenceye devam etmek istiyorsanız direksiyonun önündeki ESP OFF butonuna kısa bir dokunuş yeterli oluyor. Karting araçlarındaki gibi kontrollü kaymalarla virajları alan RS, dikkatli kullanıldığında oldukça zevkli bir otomobil.

Teknik Özellikler
Motor:2.5 Duratec RS 
Motor Hacmi:2522 cc 
Silindir Adedi:5 
Maksimum Güç:305hp 6500 d/d 
Maksimum Tork: 440 Nm 2300-4500 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma 5,9 s
 Maksimum Hız: 263 km/s
   
Frenler  
 Ön:Hava kanallı Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:13,4 lt
 Şehir Dışı:7 lt
 Karma:9,4 lt
 Test:15 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4402 mm
 Genişlik:1842 mm
 Yükseklik:1497 mm
 Dingil Mesafesi:2640 mm
 Bagaj Hacmi:385 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:62 lt
 Boş Ağırlık:1468 kg
 Lastik Boyutu:235/35 R19

2 Eylül 2010 Perşembe

Volvo C30 'Sportif Volvo'

İlk olarak 2006 yılında tanıtılan C30, üzerinden geçen yılların izini bu yıl geçirdiği makyaj ile sildi. Markanın yeni görünümüne kavuşan C30, Volvo’nun sportifleşmeye başlayan yüzünü temsil ediyor. Markanın klasik çizgilerini tamamen silip atan Volvo tasarımcıları, C30 ile Volvo tarihinin en beğenilen araçlarından birini yapmayı başarmışlar. Volvo P1 platformunu kullanan araç Ford Focus, Mazda 3 gibi yol tutuş konusunda iddialı araçlarla platform kardeşi.

Tasarım
Makyaj operasyonu birçok markada sis farının şeklini değiştirip, stop grubunun renginin değişimiyle sınırlı kalırken C30 çok daha fazlasına maruz kaldı. Tamamen yenilenen ön yüzü C30’u artık daha dinamik gösteriyor. Test aracımızda bulunan R-Design body kiti ile etkileyici görünen C30’un tasarım manasındaki en büyük kozu ise arka tasarımı. Oldukça radikal görünen arka kısım, tamamen cam bagaj kapağı ve dışarıya çıkık yan hizalardan tavana kadar uzanan stop grubu sayesinde otomobil en çok ilgi çeken kısmı haline geliyor.C30 gri renkli yan aynaları ve 17 inçlik jantlarıyla sportifliğini pekiştiriyor. Volvo C30, en büyük rakibi VW Scirocco’dan daha büyük görünmesine rağmen sadece 1 cm daha uzun. Scirocco ise daha geniş yapısı ve daha alçak tavanıyla dikkat çekiyor.
 
İç mekan

Volvo S40/V50/C70 ile neredeyse aynı iç mekana sahip C30 için sade fakat kullanışlı bir konsola tasarlanmış. Üç kollu direksiyon simidi üzerinden ses sistemi ve hız sabitleyici kontrol ediliyor. Mavi tabanlı gösterge grubu farklı olsa da çok sportif görünmüyor. Alüminyum görünümlü pedallar ve vites topuzu ise bu tarz araçların olmazsa olmazlarından. Konforlu koltukların kalitesi ve görünümü iyi. Yan destekleri biraz daha yüksek tasarlansaymış fena olmazmış. Fakat 109hp’lik dizel motorlu test aracımızda çok da sırıtmıyor. Orta konsolun kullanımı oldukça basit. Bluetooth telefon desteği sunan müzik sistemi çok başarılı. Tek göze çarpan ise el freninin çekili durumda durduğu pozisyon. Daha kibar olabilirdi. 2 ayrı koltuklu olarak tasarlanmış arka kısım uzun boylu bir sürücünün arkasında çok başarılı diz mesafesi sunamasa da bu sınıftaki rakiplerine göre başarılı. C30’un bagajı ise sadece 2 kişiye yetecek şekilde tasarlanmış sanki. 233 litrelik küçük bagaj dar yükleme ağzı yüzünden daha da kullanışsız hale geliyor.

Motor
Ford-Peugeot-Citroen modellerinden tanıdığımız ve tutumluluğuyla beğenimizi kazanan 1.6 litrelik dizel motor C30’da da kullanılıyor. 4000 d/dk’da 109hp güç üreten motor maksimum torku olan 240Nm’yi ise 1750 d/dk’dan itibaren veriyor. Düşük devir aralığında üretilen tork nedeniyle birçok modeli rahatlıkla taşıyan bu ünite C30’a da yeterli performansı sağlıyor. 0-100 km/s hızlanmasını 11,3 saniyede tamamlayan test aracımız ekonomi odaklı üretilmiş bir model. Şehir dışı yakıt tüketimi 3,8 litreye kadar düşen C30 testimiz süresince 100 km’de 5,4 litre ortalama yakıt değeri tutturdu. 1400 kg’a yakın ağırlığı düşünülürse bu değerler hiç de kötü değil.

Yol tutuş ve konfor

Volvo’nun en spor aracında sert bir süspansiyon bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Daha çok konfora yönelik geliştirilmiş süspansiyon sistemi araç içerisinde yolculuk yapmayı keyif haline getiriyor. Çok zorladığınız zaman arka kısmını bırakan C30, ESP’nin etkili müdahaleleriyle yolunu hemen buluyor. Etkili frenleriyle beğenimizi kazanan Volvo, güvenlik sınırlarının altında durabiliyor. Arka koltukta oturanlar için biraz daha fazla konfor sunabilse bu sınıfta rakipsiz konuma gelebilirdi.

Güvenlik
Volvo C30, ilk kez girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrılmıştı. EuroNcap’in çarpışma testlerine yeni standartlar getirmesiyle 2009 yılında tekrar teste giren C30, aynı başarıyı ikinci kez tekrarladı.



Yorum - Selim ERKEK
Volvo son yıllarda hedeflediği müşteri kitlesini genişletmeye başladı. C30’da bu yolda atılmış en önemli adımlardan biri. C30’un radikal arka tasarımı otomobil meraklılarına tanıdık gelebilir aslında. Volvo 480’i hatırlayanlar C30’un atasını bulmakta çok zorlanmayacaktır. Dinamik tasarımı kadar iddialı olmayan yol tutuşu kompakt hatchbacklerin sınırlarını geçemiyor. Test aracımızda bulunan 1.6 litrelik dizel motoru Volvo S80 gibi ağır bir otomobilde bile beğenmiştim. Ancak C30 gibi sportif tasarımlı bir araçta pek de hoşuma gittiğini söyleyemeyeceğim. C30 gibi bir otomobilde insan ister istemez bir miktar performans beklentisi içine giriyor. Tasarım ve ekonominin bu muhteşem birleşimi, ayağınızı gaz pedalına uzattığınızda sizi hayal kırıklığına uğratıyor. Aşırı beslemeli benzinli bir motor C30’a hak ettiği performansı verecektir. Performans beklentim yok; ekonomi, sağlamlık ve imaj istiyorum diyorsanız dizel C30 tam size göre.

Teknik veriler
Motor:
1560 cc, sıralı 4 silindirli
Yakıt tüketimi
Maksimum güç:
109HP-4000 d/d
Şehiriçi:     5.7 lt
Maksimum tork:
137 Nm-1750 d/d
Şehirdışı:
 3.8 lt
Maksimum hız:
185    km/s
Ortalama:

 4.5 lt

0-100 km/s hızlanma:
11.8  sn
 CO2 emisyonu (g/km) 119
Boyutlar (u/g/y):4266/1871/1447mm
Ağırlık:1373kgFiyatlar ( 02.07.2010 )
Aktarma:
Önden Çekişli
Volvo C3056.116 TL
Şanzıman:5 İleri Manuel
Lastikler:195/65 R 15
Frenler (ön/arka):Hava Kanallı Disk /DiskYakıt Türü
Depo hacmi:
52 litre
Dizel
Bagaj 233  lt

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Volvo S 80 1.6D DRIVe: 'Mantıklı Tercih!'

Son günlerde Çinli Geely firmasına satılmasıyla gündeme gelen Volvo, olan bitene hiç aldırmadan yeni modellerini bir bir piyasaya sürüyor. S60’ın satışa çıkmasına az bir süre kala pazara giren 1.6 litrelik dizel motora sahip S80, yeni S60’ı bekleyenlerin kafasını karıştırmaya başladı. Konfor ve lüksü, ekonomi ile mükemmel bir şekilde harmanlayan otomobilin kusur sayılabilecek tek yönü ise performansı.

Tasarım
Volvo’nun gelenekselleşen tasarım çizgilerinin hakim olduğu araç için bir önceki nesil S60’ın bir boy büyüğü demek yanlış olmaz. Kaputtan başlayıp ızgara altına kadar uzanan V formundaki çizgi aracın ön tasarımını agresif kılmış. Arka kısımda ise köşelere yerleştirilmiş üst kısmı dalgalı stop grubunun ortasına konumlandırılmış büyük ‘Volvo’ yazısı dikkat çekiyor. Volvo otomobil ailesinin en büyüğü olan S80, bir önceki nesil (E60) BMW 5 serisinden hem uzunluk hem de genişlik olarak daha iri bir araç. Mercedes E (W212) serisinden ise 1,7 cm daha kısa fakat 0,7 cm daha geniş.

İç mekan
Elit görünen iç mekanda karışıklık yaratan hiçbir eleman yok. Orta konsolda müzik sistemi, klima, koltuk ısıtma ve Bliss sisteminin kontrol butonları yer alıyor. Bliss, kör noktada araç algıladığında aynaların iç kısmında turuncu renkte uyarı lambası yakan bir sistem. Anahtarsız çalıştırma özelliği bulunan S80’de anahtarı yerleştirebileceğiniz boşluk ise motor çalıştırma butonunun hemen yanında bulunuyor. Elektrikli ve ısıtmalı deri koltukların konforu bu sınıfın gerektirdiği kadar iyi. Arkadaki diz mesafesinin başarılı olması arka kısımda yolculuk yapanların konforunu olumlu yönde etkileyen en önemli faktör. Açık renk iç mekan, sunroofun da yardımıyla çok ferah görünüyor.

Motor
Bu testi okuyanların en çok merak ettikleri noktanın motor olduğunu biliyoruz. Ford-PSA ortak yapımı 1.6 litrelik dizel motorun görev yaptığı test aracımız vasat bir performans sergiledi. 4000 d/dk’da 109hp güç üreten motor, 1750 d/dk’dan itibaren ürettiği 240 Nm tork sayesinde S80’i taşımakta çok zorluk çekmiyor. S80’in 1630 kg’lık ağırlığı göz önüne alındığında gücü az gibi görünen motor, ne otoyol kullanımında ne de şehir içinde sıkıntı çıkarmıyor. 5 ileri manuel şanzımanla gelen 1.6 litrelik dizel motor S80’i 0’dan 100 km/s hıza 12,4 saniyede çıkarıyor. Sessizliğiyle beğenimizi kazanan motorun en büyük mahareti ise yakıt tüketim değerleri… Testimiz süresince ortalama 6,7 litre yakıt tüketen aracın yakıt tüketim değerlerini 5-5,5 litre civarına çekmek ise hiç zor değil.

Yol tutuş ve konfor
Volvo S80’i tasarlarken ilk önceliği konfora vermesine rağmen yol tutuştan da vazgeçmemiş. Sessiz çalışan süspansiyonlar darbeleri çok iyi sönümlemesine rağmen, S80’in hızlı girilen virajlarda aşırı yatmasını engelleyecek kadar sertler. Aşırı zorlandığı zamanlarda önden kayma eğilimi olan S80, ESP’nin sert müdahaleleriyle hemen yolunu buluyor. İç mekana yansıyan ses ve titreşimin az olması nedeniyle oldukça konforlu yolculuklar vadeden S80, ne sürücüsünü ne de yolcuları yoruyor.

Güvenlik
Güvenlik uzmanı üreticinin ürünü S80 modeli, EuroNcap çarpışma testinden en yüksek puan olan 5 yıldızla ayrıldı.

Yorum - Selim ERKEK
İlk defa bu hacimdeki bir motor bu sınıfta kullanıldı. Test süresince performanstan yana hiçbir problem yaşamadığım motoru benzer ağırlıktaki Peugeot 5008’de de kullanmış ve memnun kalmıştım. Bu segmentte yer alan araçları hep daha güçlü motorlar ile görmeye alışık olduğumuz için kağıt üstünde zayıf görünen motorun yeterliliğini aracı kullanınca anlıyorsunuz. Zaten bu aracı alanların büyük çoğunluğunun performanstan önceki beklentisinin konfor olduğu düşünülürse S80 1.6 dizel hiçte mantıksız bir otomobil değil. Bir alt segmentte yer alan benzinli BMW 3.16i’nin fiyatı bile 67 bin lira iken 75 bin liraya alınan S80 dizel harika bir seçim olacaktır. Fakat trafikte daha ucuz modellerin performans anlamında sizi geride bırakması gibi takıntılarınız varsa 1.6 litrelik S80 size göre değil. Ailenin daha güçlü modellerine bakmalısınız. Tabi aradaki 2.5 katlık fiyat farkını ve 22,6 katlık yıllık MTV farkını ödemek koşuluyla 0’dan 100 km/s hıza 2 kat daha hızlı çıkabilirsiniz.

28 Haziran 2010 Pazartesi

Volvo S80 D5: ‘Sürücüsüz otomobile çeyrek kala!’



Volvo S80 D5: ‘Sürücüsüz otomobile çeyrek kala!’

20 Mart 2010 13:15:00

Volvo, 1998 yılında girdiği lüks sınıfta başarıyla ilerlemeye devam ediyor. İlk çıktığı yıllarda prestijden çok güvenliğe önem veren kişiler tarafından tercih edilen S80 modeli, ikinci jenerasyonu ile tabuları yıktı ve tasarımıyla yeni müşteri kazanmaya başladı. 2010 modeli geçirdiği makyajla hem daha çekici hem de daha teknolojik bir konuma gelmiş.

Test aracımızda kullanılan 2.4 litrelik dizel motorun gücü 185hp’den 205hp’ye çıkartılmış. İç kısımda yeni direksiyon simidi ve birkaç ufak dokunuş makyajın göze çarpan öğeleri…

Tasarım

Klasik Volvo çizgilerinin hakim olduğu araç markanın diğer modellerinden tanıdığımız ön ve arka tasarım sahip. Volvo’nun muhafazakar tasarım atölyesi S80 için S60’ın boyutlarını büyütmekten daha fazlasını yapmamış. S80, gösterişli ve heybetli fakat sınıfının diğer rakipleri BMW 5 Serisi ve Mercedes E Serisi düşünüldüğünde sıradan kalıyor.

İç mekan

S80’nin ön konsolu Volvo’nun diğer modellerinde olduğu gibi sade ve kullanıcı dostu olarak tasarlanmış. Otomobilde kullanılan yumuşak yapılı malzemelerin kalite hissi üst düzeyde. Deri ve ısıtmalı koltukların konforu çok iyi. Direksiyondan kontrol edilen 6’lı CD değiştiriciye sahip müzik sistemi çok kaliteli ve tok ses veriyor. Fakat MP3 desteğinin olmamasını garipsedik. Tabi bu sorunu USB ve AUX girişleriyle aşmak mümkün. İç mekan açık renk deri döşeme ve sunroof sayesinde oldukça ferah. Arka diz mesafesi bu sınıfın gerektirdiği kadar geniş. Dikiz aynasına entegre edilmiş pusula, yan aynalarda kör nokta algılayıcı sistem ve arka koltuk kafalıklarının tek tuşla yatırılabilmesi ince düşünülmüş hoş ayrıntılar.

Performans ve yol tutuş

Volvo S80’de görev yapan 2.4 litrelik beş silindirli dizel motor 4000 d/dk’da 205hp güç ve 1500d/dk’dan itibaren 420 Nm tork üretebiliyor. 0-100 km hızlanmasını 8.5 saniyede tamamlayan araç 6 ileri otomatik şanzımanıyla mükemmel bir uyum sergiliyor. Yüksek tork değeri 1647 kg’lık S80’i ara hızlanmaların gerektiği durumlarda yarı yolda bırakmıyor. Yüksek hızlarda bile sürücüsüne güven veren S80 öndeki araçla mesafeyi koruyan bir radar sistemini de alıcılara sunuyor. Bu sistem sürekli olarak araçla aradaki mesafeyi hesaplıyor ve ani durumlarda fren yapabiliyor. Hız sabitleyiciyi açtığınız zaman tek yapmanız gereken direksiyonu kontrol etmek. Gaz ve frene gerektiği zaman S80 sizin yerinize kontrol ediyor. S80 testimiz süresince 9 litre motorin tüketerek ekonomisini kanıtladı.. İyi yol tutan Volvo S80, sürücüsünü tedirgin edecek bir davranışta bulunmuyor.

Güvenlik

Volvo’nun en iddialı olduğu konu olan güvenlik S80’de üst seviyede. Model Euro Ncap çarpışma testinden 5 yıldız almış.

Yorum - SELİM ERKEK
S80 sunduğu yüksek güvenlik donanımları ve konforla tam bir uzun yol arabası. Boyutları nedeniyle şehir içinde kullanımı çok kolay değil. Dizel motoru biraz gürültülü çalışsa da aracı ivmelendirmede hiç zorlanmıyor. Bu motorun S80’in en baz motor seçeneği olduğunu unutmamak lazım. Yüksek süratlerde bile oldukça stabil olan S80, hızlı girilen virajlardan ESP’nin sert müdahaleleri sayesinde çizgisinde kalarak çıkmayı başarıyor. Adaptif hız sabitleyici ve kör nokta uyarı sistemi geleceğin araçlarında daha tembel fakat daha güvende olacağımız hissini uyandırıyor. Evinizin rahatlığını sunan iç kısımdan inmek istemiyorsunuz.