Analytics

Bu Blogda Ara

20 Haziran 2012 Çarşamba

Yeni Renault Megane segmentinin en güçlü dizel motoruyla geldi!




Megane ailesinin üçüncü jenerasyonu makyajlandı. İlk nesli 1995 yılında yollara inen Megane’ın ikinci nesli 2002 yılında tanıtıldı. Özellikle sedan gövde tipi ile ülkemizde büyük ilgi gören bu jenerasyon dizel motoru sayesinde Türk insanının kafasına Megane’ı ekonomik bir otomobil olarak işledi. Son jenerasyon ise 2008’de satılmaya başlandı.

Yeni Kia Ceed: Bomba gibi!





Rekabetin en çetin geçtiği kompakt hatchback segmentine dişli bir model daha geldi, Kia Yeni Ceed!

2006 yılında çıkan ilk nesil Ceed, Avrupalı rakipleri ile karşılaştırıldığında bazı disiplinlerde zayıf kalıyordu. Yeni nesil Ceed ise rakiplerinin karşısına bu zayıflıklarını gidererek çok güçlü bir şekilde  çıktı. Yeni Hyundai i30 ile aynı platformu, aynı motorları ve aynı şanzımanları kullanan modelin daha pek çok yerinde ortak parça kullanımını görebilirsiniz. Kia Ceed agresif bir görünüme sahip. Peter Schreyer tasarımlarının imzası haline gelen ‘Kaplan Burnu’ isimli ön ızgara bu araçta da yerini almış. Concept Plus donanım seviyesinde büyük far yapısını boydan boya LED şeridi ile süsleyen genç Kia’nın, sis farları ise tüm versiyonlarda sunuluyor.

11 Haziran 2012 Pazartesi

2013 Audi A3: Premium kompakt sınıfının gözbebeği yenilendi!


Premium kompakt sınıfının öncüsü Audi A3, yeni jenerasyonu ile yollara çıktı. İlk nesli 1996 yılında ortaya çıkan Audi A3, ülkemizde özellikle ikinci nesliyle çok sevildi. 2003-2012 yılları arasında üretilen ikinci jenerasyon Premium segmentte otomobile terfi etmek isteyenlerin ilk tercihi oldu. Selim Erkek/ Mallorca

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Volvo en iyi üçlüyü buldu! 1.6 litre-Dizel-Otomatik



Türkiye otomobil pazarında iyi satış rakamları yakalamak isteyen her firmanın tek bir hayali vardır. Motor hacmi 1.6 litreden düşük olacak ki vergi mağduru olmasın, dizel olmalı yoksa ekonomik bir otomobil isteyenler yüzüne bakmaz ve otomatik olmalı çünkü büyük şehirlerimizde trafik insanı çıldırtacak durumda. Bu kombinasyonu oluşturabilen bazı markalar oldu ama Premium segmentte bu üçlüden kimse bahsetmedi. Premium marka bir otomobile binen kişinin yakıt ekonomisi yapmak gibi bir amacı olmadığı düşünülüyordu fakat işler artık değişti. İnsanlar bu tip markalardan otomobil alırken bile yakıt durumunu göz önünde bulunduruyorlar ve fazladan vergi vermek istemiyorlar.

Opel Astra Sport Tourer 1.3 CDTI EcoFlex Cosmo: Gönüllere hitap ediyor



Stationwagon gövde yapısına sahip araçlar ülkemizde pek ilgi görmese de, yeni modellerin çekici tasarımları ve fonksiyonellikleri bu ön yargıyı yavaş yavaş kırıyor. Türkiye’nin en çok satan hatchback otomobillerinden biri olan Opel Astra’nın, daha büyük ailelere hitap eden versiyonu Sport Tourer’ın dünya lansmanı Türkiye’de yapıldı. Türk halkının Astra sevgisinden yararlanarak kendisini sattırmaya çalışacak model, Renault Megane ST, Kia Ceed SW ve Ford Focus SW modelleriyle rekabet ediyor. Opel Astra 1.3 litre 95 hp dizel, 1.4 litre 140 hp benzinli ve 1.6 litre 180 hp benzinli motor seçenekleri ile satılıyor.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Mazda CX-5 SKYACTIV: Mazda’nın geleceği!



Eğer siz de benim gibi çocukluğunuzu 90’lı yıllarda geçirenlerdenseniz, Mazda’nın sizler için de çok özel bir yeri vardır. Mazda 323 hatchback versiyonu  hayallerimizi süslerdi hele bir de kırmızı olursa etraftakilerden bol bol ‘Ferrari gibi araba(!)’ lafını duyabilirdiniz. Bunun tek sebebi vardı; Mazda’nın o yılların sıradan araçlarından daha farklı teknolojiler barındırması. Elektrikli camlar ve aynaların yanında açılıp kapanabilen ön farlar, o yıllar için çok büyük yeniliklerdi. Bahsettiğim araç Mazda Familia ailesinin 6. Jenerasyonuna aitti, daha sonra iki nesil daha üretilen model 2004 yılında yerini Mazda 3’e bıraktı. Ford ile Mazda’nın ilişkileri uzun yıllara dayanıyordu ve bu sürecin son yıllarında Mazda modellerinde Ford etkisi iyice hissedilmeye başlamıştı. Neyse ki bu durumun sonuna gelindi ve Mazda, Ford’un elinde olan hisselerinin büyük kısmını geri aldı. Bunun anlamı Mazda’nın bundan sonra yoluna kendi başına devam edeceğiydi ve öyle de oldu.

11 Mayıs 2012 Cuma

Opel Ampera: Şehir dışına çıkabileceğiniz elektrikli otomobil!


Dünyanın en büyük otomobil üreticileri elektrikli otomobiller için kolları sıvadı ve bazıları daha hızlı davranarak seri üretime geçti. Elini çabuk tutan üreticilerden Opel’in Ampera modelini test etme imkanı buldum.
Selim Erkek


Elektrikli otomobil konusu yıllardır konuşulur ama artık hayatımıza girmeye başladılar. Televizyonlarda reklamları dönüyor ve insanlar bu yeni teknolojinin ekonomisini konuşmaya başladılar. Hatta pek çok kurumsal firma araçlarını bu tip modellerle değiştirerek karlılıklarını arttırmayı planlıyorlar.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Renault Megane RS Trophy: Saygıyı hak ediyor!

Renault Megane RS Trophy dediğimizde aklınızda ne canlanıyor bilmiyoruz ama düşündüğünüzden çok daha fazlası olduğuna kefil olabiliriz. Renault’nun Formula 1 tecrübesini kullanan Renault Sport ekibi tarafından geliştirilen Megane RS Trophy, inanılmaz sürüş dinamikleri ile kendisine hayran bırakıyor. Güçlü motorundan çok rijit şasisi ile dikkat çeken model, dünyanın en zorlu pistlerinden biri olan Nürburgring’i 8:07:97 tur zamanı ile dönerek önden çekişli araçlar için tur rekorunu kırdı. Megane RS’in kendisinden çok daha güçlü Audi RS4, BMW M6 ve Mercedes Benz C63 AMG gibi modellerden daha hızlı tur atması, ne kadar özel bir araç olduğunu açıklıyor.
Tasarım
Megane RS Trophy, test aracımız gibi sarı renkli olarak tercih edildiğinde hemen fark edilen bir yapıya sahip oluyor. Kendisinden çok daha pahallı otomobillerden daha çok ilgi çektiğine emin olabilirsiniz. Standart bir Megane Coupe’den farklı olarak daha geniş dodiklere, farklı tasarımlı arka ve ön tamponlara ve ortaya konumlandırılmış bir egzoza sahip olan aracın dikkatli gözler için başka farklılıkları da var. Ön tamponundaki parlak siyah bölgede  ve kapılarında ‘Trophy’ yazısı bulunan modelin arka spoiler tasarımı da Coupe versiyondan farklı. Araçta en güzel görünen kısım ise hiç şüphesiz jantları. RS Trophy’nin kırmızı şeritli siyah jantların içerisindeki Brembo frenler aracın gücünün dışa vurumu. 4299 mm uzunluğundaki bu viraj avcısı 344 litrelik bagaj hacmi ile günlük hayata da uyum sağlayabiliyor.
İç mekan
Megane RS Trophy’nin iç mekanında ilk dikkat çeken vücudunuzu sıkıca tutan Recaro koltuklar oluyor. Sert yan destekleri sayesinde hiçbir virajda sizi üzerinden kaydırmayan koltuklar sportiflik hissini üst limitlere çıkarıyor. Alüminyum pedallar, sarı zeminli devir göstergesi ve sarı dikişli direksiyonu ile normal kardeşlerinden ayrılan modelde biraz daha farklı bir hava yaratılmış. Bu tarz bir otomobilden ne istenilmesi gerektiğini bilen kullanıcılar Megane RS’in orta kalite malzemelerine, küçük radyo düğmelerine ve büyük vites topuzuna takılmayacaktır. En hızlı Renault modelinin orta konsolundaki bilgi ekranı ses sistemi ve saat ekranı olmaktan daha fazla işleve sahip. Bu ekrandan 0-100 km/s, 0-400 m, turbo basıncı, yağ sıcaklığı ve anlık tork gibi bilgileri izleyebiliyorsunuz.
Megane RS Trophy, bol sayıdaki eşya gözü ile yer sıkıntısı yaratmıyor. Aracın ses sistemi daha iyi olabilirdi ancak RS Trophy’nin motor sesi bu eksikliğini rahatlıkla kapatabiliyor.
Motor
Renault Sport mühendisleri tarafından geliştirilmiş F4R874 kodlu 2.0 litrelik turbo motorun hayat verdiği Megane RS Trophy, normal bir Megane RS’ten 15 hp daha güçlü ve 20 Nm daha fazla tork üretebiliyor. ESP Sport modunda ve kapalı konumdayken 5500 d/d’de 265 hp güç üreten motor, 3000 d/d’den itibaren de 360 Nm’lik torkunu ön lastiklerine iletiyor. Büyük bir güven duygusuyla devirlenen motorun performansı baş döndürücü. 6 kademeli şanzımanıyla büyük bir uyum içerisinde çalışan motor yüksek devirlerde kendisini bularak hoş sesler çıkartıyor. 0-100 km/s hızlanmasını 6.0 saniyede tamamlayan RS ile 400 metreyi 14 saniyede, 1000 metreyi ise 25.4 saniyede geçebilirsiniz. Aracın 254 km/s’lik maksimum sürati pek çok rakibinden iyi.
Megane RS Trophy’i karakterine uygun olarak kullandığınız zaman tüketim değerleri 15 lt/100 km’nin altına düşmüyor. Şehir dışına çıkıp sakin sakin kullandığınızda ise 8 lt/100 km’nin altına düşebilirsiniz. Bizim test parkurumuzda ise Megane RS Trophy 11,7 lt/100 km yakıt tüketti. Araç normal sürüş modunda gücünü 250 hp’ye indirerek ekonomi yapmanıza(!) yardım ediyor.
Konfor ve yol tutuş
Bu disiplinde Megane RS Trophy’nin daha çok yol tutuşundan bahsetmek doğru olacaktır. Bağımsız ön süspansiyon yapısı özel olarak elden geçirilen Megane RS Trophy yola en iyi tutunan önden çekişli otomobil. Hem kalkış anlarında hem de viraj çıkışlarında yola yapışan ön lastikler gücü problemsiz olarak yere aktarabiliyor. Limtili kaydırmalı diferansiyeli sayesinde virajları çok daha hızlı bir şekilde dönebilen RS’in arkasının hafifçe kayması keyif verici ve korkutucu olmaktan uzak. Sert yapılı süspansiyon sistemi ani manevralarda RS gövdesinin salınıma girmesini engelliyor ve güven veren bir yapıda. Sürüş zevkini arttıran en önemli etken çok hassas direksiyon ve gaz tepkileri oluyor. RS Trophy’nin ayarlanabilir gaz pedalı tepkileri en ufak hareketinizi algılayarak motora hızlanma emri gönderiyor. Brembo frenleri sayesinde yavaşlayan RS, ardı ardına yapılan panik frenlerde bile performansından ödün vermeden rahatlıkla durabiliyor.
Böylesine sürüş özelliklerine sahip bir aracın konforunu tahmin edebilirsiniz belki de. Kaslı Megane, sert yapısıyla kendisi kadar formda sürücüleri hak ediyor. Performanslı kullanımdan sonra yorulacaksınız ama aldığınız zevkin yanında yorgunluğun lafını bile etmeyeceksiniz.
Güvenlik
Renault Megane üçüncü jenerasyonu ile girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız alarak ayrıldı. Coupe veya RS’in teste ayrı bir katılımı bulunmuyor.
Yorum-Selim Erkek
Bazı otomobilleri kullandıktan sonra tadı damağımda kalıyor, Megane RS Trophy de bunlardan biri. Hiçbir otomobil severin Megane RS Trophy kullandıktan sonra onu unutabileceğini sanmıyorum. Asfalta tırmalayarak tutunan RS Trophy, şimdiye kadar kullandığım en keyifli önden çekişli araçtı. Gücünü yere aktarması ve viraj performansı ders niteliğinde gösterilebilecek kadar iyi. Başka hiçbir Renault’da göremeyeceğiniz kadar direkt çalışan direksiyonu ve limitli kaydırmalı diferansiyeli ile bu araçla döndüğünüz her viraj eğlence haline gelebilir. Bol virajlı yollarda sizden çok daha güçlü araçlardan daha hızlı viraj dönüp onları dikiz aynanızdan izlemek keyif verici.
Yorumlarımda her aracı sert bir şekilde eleştirmeye çalışıyorum ama Megane RS için bunu yapamayacağım. Bu aracın konforsuzluğu veya yakıt tüketiminin yüksekliği sorun olarak görülemez. Eğer sizin gözünüze takılan bir problem varsa, aracın yol tutuşunu anladıktan sonra görmezden geleceğinize emin olabilirsiniz. Bu Renaultkesinlikle saygıyı hak ediyor.









29 Nisan 2012 Pazar

DACIA LODGY: ULAŞILABİLİR FİYATA KOMPAKT BİR MPV




·         Logan, Sandero ve Duster’dan sonra Dacia ürün gamına yepyeni bir oyuncu; Dacia, Lodgy ile MPV segmentine iddialı bir giriş yapıyor.
·         Dacia Lodgy ile sıfır km bir MPV sahibi olmak çok daha kolay. Lodgy, ikinci el MPV müşterisi ailelere yepyeni, çok yönlü ve uygun fiyatlı bir araca geçiş yapma imkanı sunuyor.
·         Lodgy 5 ve 7 kişilik iki versiyon ile pazara sunuluyor. Sıradışı cömert boyutlar ve modülerlik sunan Lodgy, geniş bagaj hacmi ile sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Dacia’nın yepyeni MPV’si pratik ve kullanışlı bir düzene sahip ve 2,617dm3’e kadar taşıma kapasitesine sahip bir bagaj hacmi sunuyor.
·         Lodgy ile birlikte, Dacia ürün gamında daha önce yer almayan teknolojik ekipmanlar sunuluyor. Bu ekipmanlardan bazıları; ön panele entegre edilmiş olan dokunmatik yedi inçlik ekrana sahip MEDIA NAV multimedya/navigasyon sistemi, hız sınırlayıcı ve arka park sensörleri. USB ve bluetooth Dacia ürün gamında ilk kez standart olarak yer alıyor.
·         Lodgy güvenlik donanımları ile de fark yaratıyor. ABS ve ESP’nin standart olarak sunulduğu bu yeni modelde 2 yan hava yastığı ve hız sınırlayıcı opsiyon olarak sunuluyor.
·         Lodgy, başlangıçta iki motor seçeneği ile satışa sunuluyor: 1.5 dCi 90bg beş ileri ve 1.5 dCi 110bg altı ileri vites.
·         Dizel motorların her ikisi de Dacia’nın eco² imzası ile uyumlu olup, son derece düşük yakıt tüketimine ve CO2 emisyonlarına sahip. 4.2 litre/100km (109g CO2/km) ve 4.4 litre/100km (116g/km)
·         Uluslararası yönü ile paralel olarak Lodgy, kısa bir süre önce hizmete giren dünyanın ilk sıfır karbon ve sıfır atıklı otomobil fabrikası olan Tanger tesislerinde üretiliyor.
·         Lodgy, Fransa’da 9.900€’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Dacia’nın yeni MPV’si Avrupa’da Mayıs ayında satışa sunuluyor. Türkiye’de ise ilk gösterim, 2012 İstanbul Autoshow’da.


Güvenli ve sağlam bir tasarım
Lodgy, çekici iç mekanı ve modern ekipmanları ve güçlü performansıyla markanın bütün kuvvetli yönlerini sergileyecek olan yeni nesil Dacia araçlarının müjdecisi. 4.50 metrelik uzunluğu ve 1.75 metrelik genişliği ile B-segmenti MPV’si fiyatına sunulan bir C-segmenti MPV’si olarak göze çarpıyor.
Tasarım ekibi, Dacia’nın iki önemli özelliği olan kalite ve sağlamlığı ön plana çıkarmak üzere en küçük detaylara bile büyük önem gösterdi. Aracın kabini Dacia müşterilerinin markadan beklediği bütün temel özellikleri bünyesinde barındırıyor. Ön panel ise daha da çekici olan yeni, işlevsel ve daha modern bir tasarıma sahip. Kalite vurgusu ise modern ekipman düzeyleri için statü artırıcı malzemelerin kullanılmasıyla daha da yükseltildi. Lodgy’nin gösterge tablosunda krom detaylar ön plana çıkıyor. Standart sunulan elektrikli ön ve arka camlara ait düğmeler de pratiklik ve kullanım kolaylığı açısından kapılarda yer alıyor
Beş veya yedi yolcu için sıradışı bir genişlik ve modülerlik
Lodgy beş veya yedi koltuklu olarak satışa sunuluyor. Yedi koltuklu versiyonunda çıkarılabilir bir üçüncü koltuk sırası bulunuyor. Bu koltukta sınıfının en iyisi diz ve baş üstü mesafesi (144 mm / 866 mm) sayesinde iki yetişkin rahatlıkla seyahat edebiliyor..
Lodgy, hem aile kullanımı hem de yük taşıma kapasitesi göz önünde bulundurularak tasarlandı. Aracın bagajı sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Lodgy, beş koltuklu şekilde 827dm3 bagaj hacmi sunuyor. Söz konusu hacim, arka koltuk sırası çıkarıldığında 2,617dm3 ‘e çıkıyor.
Yedi koltuklu versiyonun bagaj hacmi, tüm koltuklar takılı haldeyken 207dm3 , en arka koltuk sırası katlandığında ise 634dm3 oluyor. Lodgy’nin ferah iç mekanı, ekipman düzeyine bağlı olarak 20.5 ila 30 litre arasında saklama bölmeleri sunuyor. Pratik ve kolay erişilebilir saklama çözümleri (toplamda 12), kapılardaki kutular ve ön panel üstündeki boşlukla kolaylık sağlıyor.
Dacia modellerinde ilk kez sunulan teknolojik ekipmanlar

MEDIA NAV multimedya sistemi; Dacia, Lodgy ile ilk kez multimedya sistemi sunuyor. MEDIA NAV. Ön panele entegre edilmiş olan MEDIA NAV sisteminde bir yedi inçlik (18 cm) dokunmatik ekran bulunuyor. Basit ve kolay kullanımlı olan bu sistemde bir radyo, Bluetooth® eller serbest bağlantısı, audio akışı, ön tarafa takılı jak ve USB bağlantısı ile araç içi navigasyon yer alıyor.
Hız sınırlayıcı; Lodgy’de Dacia için yeni olan bir başka özellik daha bulunuyor. Hız sınırlayıcı, söz konusu özellik, sürücüye, aşmak istemediği bir maksimum sürati programlamasına imkan veriyor.
Arka park sensörleri, Lodgy’de, MPV kullanımına kusursuz bir şekilde adapte edilen arka park sensörleri bulunuyor. Arka tamponda yer alan sensörler, sürücüye kendi araçları ile başka herhangi bir engel arasındaki mesafeyi sesli olarak bildiriyor. Bu işlev, geri vitese takıldığında devreye giriyor.
Daha fazla konfor
Optimum termal konfor ve kabin içerisindeki sıcaklığın daha iyi kontrol edilmesi amacıyla Lodgy’nin güçlü fanı/ısıtıcı ünitesi havayı her koltuk sırasına iletiyor.
Seyahat keyfine katkıda bulunan bir başka özellik de kabin içi düşük ses seviyesi. Renault Grubu mühendisleri Lodgy’de motor ve rüzgar gürültüsünü en aza indirmek için çalıştı. Motor bölmesindeki yalıtım malzemesinin miktarı, diğer Dacia modellerine göre yüzde 30 artırıldı. Rüzgar gürültüsü, özellikle kapıları etrafındaki ekler, köpük ve contalar sayesinde daha da azaltıldı.
Düşük yakıt tüketimi ve performanslı motorlar
Lodgy, 90 ve 110 bg dizel 1.5 dCi motorlar ile satışa sunuluyor. Dizel motorların her ikisi de Dacia’nın eco² imzası ile uyumlu olup, son derece düşük yakıt tüketimine ve CO2 emisyonlarına sahip.
1.5 dCi 90bg ve 110bg
Güvenilirliği, performansı ve çevreye saygılı özelliği ile bilinen 1.5 dCi motor, modelin 90 bg versiyonunda 200 Nm’lik ve 110 bg versiyonundaki 240 Nm’lik tork değeri ile en düşük motor devirlerinde bile özellikle iyi tepki veriyor. Bu iki versiyonun ortalama yakıt tüketimi segmentindeki en düşük değerler arasında: 4.2 litre/100km (109g CO2/km) ve 4.4 litre/100km (116g/km). 90 bg motor beş ileri vites kutusu ile birlikte kullanılırken 110 bg altı ileri vites kutusu ile pazara sunuluyor. Söz konusu iki versiyonun avantajlı ekolojik ayak izi her ikisinin de Dacia eco² imzası ile uyumlu olduğunu gösteriyor.
Satın alırken de  kullanırken de ekonomik
Her Dacia modelinde olduğu gibi Lodgy’nin bakımı da kullanım masrafları da uzun yağ değişim aralıkları, fren balatası ve lastik değişim aralıkları sayesinde düşük. Hava filtresinin her 80.000 km’de, motorin filtresi her 60.000 km’de değiştiriliyor. Lodgy 3 yıl veya 100.000-kilometre garanti ile satışa sunuluyor..
Üstün dayanıklılık ve güvenlik performansı
Farklı hava koşullarında gerçekleştirilen zorlu dayanıklılık testleri sayesinde 1.9 milyon kilometrelik mesafe herhangi bir aksama olmadan dinamik performans ve güvenilirlik ile kat ediliyor.
Aktif güvenlik
Lodgy’de Bosch 8.1 ABS + elektronik fren gücü dağıtımı ve acil fren yardımı bulunuyor. Frenleme performansı, çapları 259 mm’den 280 mm’ye çıkarılan daha büyük havalandırmalı ön diskler sayesinde daha da artırıldı. Son olarak ABS ve ESP tüm versiyonlarda standart olarak sunuluyor.
Pasif güvenlik
Konu pasif güvenlik olunca Lodgy’de iki ön, iki yan kafa/göğüs hava yastığı(opsiyonel), aktif gergili ön emniyet kemerleri yer alıyor. Lodgy’de ilk kez  ikinci sıra koltuğunda üç noktalı Isofix bağlantısı kullanılıyor.
Başarı hikayesi devam ediyor
Lodgy, Dacia’nın başarı hikâyesindeki son halka. Dacia yelpazesini oluşturan diğer tüm modeller gibi Lodgy de sıra dışı bir uluslararası kariyeri hedefliyor. Ürün gamının yedinci modeli, Renault Grubu’nun Giriş/M0 serisinin pazarlandığı tüm bölgelere yayılmadan önce Avrupa’da bu Mayıs ayında satışa sunuluyor. Türkiye’de ise 2012 İstanbul Autoshow’da ilk gösterimi gerçekleştirilecek.
2011 yılında dünya çapında Renault veya Dacia logosu taşıyan 990 bin yolcu aracı ve hafif ticari araç satıldı. Şubat 2012’de Dacia, beş Avrupa ülkesindeki (Belçika, İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz) tüketici koruma kuruluşlarının 30bin müşteri arasında yürüttüğü araştırmada “güvenilirlik” bakımından bir numara olarak belirlendi.  
Tanger - Fas’ta  üretim
Lodgy, Fas’ta yepyeni fabrikada üretiliyor. Aracın Dacia ve Renault logolu versiyonları için bütün Avrupa ve Akdeniz bölgesine tedarik de buradan sağlanıyor. Tesisin yıllık üretim kapasitesi şu anda 170 bin araç olup, yakında yılda 400 bin araca çıkacak. Tanger dünyanın ilk sıfır karbonlu ve sıfır atıklı otomobil fabrikası olarak göze çarpıyor. Fabrikanın CO2 emisyonları yüzde 98’lik tasarrufa denk geliyor; bu da yılda 135 bin ton CO2 anlamına geliyor. Bu, enerji tüketiminin optimizasyonu ve yenilenebilir enerjilerin kullanılmasıyla mümkün oldu. Söz konusu yeni Renault-Nissan tesisine 1 milyar euroluk yatırım yapıldı.
Dacia ve motorsporları
Dacia'nın otomobillere yaklaşımı, dostluk ve heyecan gibi değerleri aktaran son derece popüler bir marka olmasını sağladı. Motorsporlarına dahil olması da rekabeti farklı bir ortama taşıdı. Fransa’daki Trophée Andros buz şampiyonası ve Aïcha des Gazelles Ralllisi bu tanıma çok iyi uyuyor.
Ocak ayı sonunda Dacia'nın Trophée Andros’daki üçüncü yılında marka, ilk motorsporları unvanını elde etti ve eski F1 pilotu Alain Prost ile takım arkadaşları Evens Stievenart ve Nicolas Prost’un kusursuz performansına şahit oldu. Alain Prost'un üçüncü Trophée Andros ünvanı Dacia Lodgy Glace’ın buz yarışında ödül kazanan ilk MPV olmasını sağladı.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Hyundai i30 1.6 CRDi Elite: Hyundai devrimi



Hyundai’nin büyük gelişimini büyük bir hayranlıkla izliyoruz. Güney Koreli üreticinin en son lanse ettiği model yeni i30, gerek tasarımı gerekse teknolojileri ile segmentinde taşları yerinden oynatacak gibi duruyor. 1.6 litrelik benzinli ve dizel motor seçeneklerinde iki farklı donanım seçeneği sunan i30’u hem benzinli hem de dizel versiyonunda otomatik vitesli olarak satın alabilirsiniz. Almanya’da tasarlanan Hyundai i30, Çek Cumhuriyeti’nde üretiliyor.
Tasarım
Çekik gözlülerin kendilerine özgü tasarım anlayışı artık geride kalıyor. Hyundai i30, Avrupa’daki müşteri kitlesinin düşünceleri göz önünde bulundurularak tasarlandı. Yepyeni yüzüyle karşımızda duran i30 için sınıfının en yakışıklı modellerinden biri diyebiliriz. Test aracımız gibi üst donanımı tercih ettiğinizde krom bir ön ızgara ile gelen i30’un en dikkat çekici kısmı hiç şüphesiz farları. Dalga desenli ön far yapısı i30’un imzası adeta. Sis farlarının kenarında LED gündüz farlarına sahip modelin şişkin çamurlukları ve kaslı kaputu görüntüsünü güçlendiriyor. Sık sık VW Golf ile karşılaştırılan modelin tasarım anlamında Golf’ten birkaç gömlek üstün olduğunu söyleyebiliriz.  Hyundai i30’u hangi donanımla alırsanız alın alüminyum alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor.  Arka kısmında da sportif imajın güçlü bir şekilde hissedildiği modelde, sis farları tamponun köşelerine yerleştirilmiş. Ortaya konumlandırılmış Hyundai logosu geri görüş kamerasına ev sahipliği yapıyor. Geri vitese takıldığında açılan kapaktan geri görüş kamerası çıkıyor. Bu sayede yağmurlu havalarda geri görüş kamerasının kirlenerek görüntü verememesi durumu ortadan kaldırılmış. Akıllıca ama ilk değil!
4400 mm uzunluğundaki yeni Hyundai i30, VW Golf’ten 10.1 cm, Peugeot 308’den 2.4 cm ve Renault Megane’dan 0.5 cm daha uzun. Diğer rakiplerinden Ford Focus 3.7 cm, Mazda 3 ise 10 cm daha uzun modeller. Hyundai i30’un 378 litrelik bagaj hacmi sınıfının en iyileri arasında.



İç mekan
Açık renkli koltuklarıyla bizi karşılayan i30’da markanın son dönemdeki modellerinde kullandığı tasarım dilini görüyoruz. Yuvarlak ve köşeli hatların iyi bir şekilde harmanlanmış hali olan iç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi beklediğimizden iyiydi. Özellikle gösterge tablosunun üst kısmının deri kaplanmış olması konsol üzerinde zaman harcandığını belli ediyor. Yumuşak göğüs malzemesinin yanında kapı içlerinde kullanılan malzemelerde dokunulduğunda iyi hissettiren yapıdalar. Orta konsolda Hyundai modellerinden alıştığımız müzik sistemi görev yapıyor. USB ve Bluetooth üzerinden de müzik çalabilen sistemin ses kalitesi için tatminkar diyebiliriz. Anahtarsız giriş sistemine sahip i30’u motor çalıştırma butonuna basarak çalıştırıyoruz. Elite donanım seviyesinde elektronik el freni bulunuyor ve durduğunuzda otomatik olarak devreye giriyor. i30’un dört kollu direksiyon simidi üzerinde bol sayıda düğme bulunduruyor. Alıştığımız düğmelerin haricindeki tuş ise direksiyonun hassasiyetini ayarlamaya yarıyor. Comfort modda düşük hızlarda çok yumuşak olan direksiyon, Sport moda alındığında sertleşerek hassasiyetini arttırıyor. i30’un en beğendiğimiz yönü eşya gözleri oldu. Kapı cepleri ve soğutma özellikli torpido gözü çok geniş, kol dayamanın altında derin bir bölme var ve pek çok kapaksız eşya gözüne sahip. Bu konu pek çok kullanıcının hoşuna gidecektir. 


Motor
Test aracımız i30’un 1.6 litrelik dizel motoruna sahip verisyonuydu. Rakiplerinin arasından gücüyle sıyrılan dizel motor 4000 d/d’de 128 hp güç üretiyor. Sarsıntısız çalışma karakterini beğendiğimiz ünite 1900-2750 d/d aralığında sunduğu 260 Nm tork ile i30’a yeterli çevikliği sunuyor. İ30’un 1495 kg’lık ağırlığı ile rahatlıkla başa çıkabilen motorun gaz tepkileri de yeterince iyi. 0-100 km/s hızlanmasını 10,9 saniyede tamamlayabilen i30, 197 km/s maksimum hıza ulaşıyor. Modelde kullanılan 6 kademeli manuel şanzıman ekonomi yapmak isteyenlerin en büyük yardımcısı. Geçişleri net şanzımanın 6. Kademesi sayesinde yüksek süratlerde düşük tüketim değerleri elde edilebiliyor. Testimizin sonunda 6.1 lt /100 km ortalama tüketim verisine imza atan model, şehir dışı sakin yolculuklarda çok ekonomik bir karaktere bürünüyor. 





Konfor ve yol tutuş 
Hyundai i30 konfor ve yol tutuş arasındaki optimum noktayı tutturabilmiş süspansiyon sistemi ile beğeni topluyor. Yoldan gelen darbeleri iyi şekilde emebilen i30, yolcularını minimum sarsıntı ile taşımayı becerebiliyor. Modelin en dikkat çekici konfor özelliği sessiz yapısı… Bu anlamda segmentinin en sessiz modeli olarak nitelendirilen VW Golf’e çok ciddi bir rakip denilebilir.
i30’un konforlu koltukları yeterli yan destekleri ile vücudu iyi bir şekilde kavrıyor ve sürücü koltuğunda elektrik desteği sunuluyor. Arka koltukları da gayet rahat olan araçta diz mesafesi rakiplerinin pek çoğundan daha iyi ve uzun boylu yolcular bile arka koltukta rahat edebiliyorlar. Model yol tutuş anlamında da selefinden çok ileride. Daha hisli hale gelmiş direksiyon sayesinde sürücüsünü daha iyi bilgilendirmesi en dikkat çekici kısmı. Yüksek hızlarda bile stabil sürüşünü bozmayan otomobil, ani yön değiştirmelerde de sürücünü tedirgin etmiyor. i30’u çok zorladığınızda ise önden kaymalar yaşayabiliyorsunuz fakat standart sunulan ESP sayesinde bu durum korkutucu olmaktan çok uzak.


Güvenlik
Yeni Hyundai i30 Euro Ncap çarpışma testine henüz girmedi. İlk nesil i30 ise bu teste ikinci girişinde 5 yıldız almaya başarmıştı.


 


Yorum-Selim Erkek
C segmenti hatchback müşterilerinin merakla beklediği model sonunda geldi. Hyundai’nin yeni i30 için çok çalışacağını tahmin ediyordum ama ortaya bu kadar iyi bir otomobilin çıkacağını beklemiyordum açıkçası. Hyundai eski imajını son yıllarda yerle bir etti ve artık rekabet ettiği sınıflarda en iyiyi üretmek için kolları sıvadı. VW Golf ve Opel Astra müşterilerinin bir kısmı Hyundai i30’a kayabilir ve hata etmiş olmazlar. Yeni i30’un sunduğu donanımlar çok zengin, ülkemizde navigasyon sisteminin sunulmuyor oluşu ise eleştirilebilir. Dış tasarımı ile çekici olan i30, iç mekanında da insanı etkilemeyi başarıyor. Kullanılan malzemeler bu sınıf müşterisinin beklentilerini rahatlıkla karşılıyor. Sürüşü de eğlenceli olan modelde sunulan 1.6 litrelik CRDI dizel motor performans açısından tatmin edici iken şehir içinde tüketim değerleri biraz daha düşük olabilirdi. Uzun yolda ise i30 ile 1000 km’yi aşan yolculuklarınızda yakıt istasyonuna uğramanız gerekmeyecek. Modelde kullanılan elektronik el freninin otomatik olarak devreden çıkması için tüm kapıların kapalı ve emniyet kemerinin takılı olması gerekliliği güvenlik açısından iyi düşünülmüş fakat yeni i30 sahipleri sistemin çalışmasında sıkıntı olduğunu düşünebilirler. Diğer markalarda vitese takıp gaza dokunmamız park freninin devreden çıkması için yeterli oluyor.
 

Teknik Özellikler
Motor:1.6 CRDI 
Motor Hacmi:1582 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:128 hp 4000 d/d 
Maksimum Tork: 260 Nm 1900-2750 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma10,9 s
 Maksimum Hız:197 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Dizel
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:5,2 lt
 Şehir Dışı:3,8 lt
 Karma:4,3 lt
 Test:6,1 lt
 CO2 Emisyonu114 gr/km
Boyutlar  
 Uzunluk:4300 mm
 Genişlik:1780 mm
 Yükseklik:1470 mm
 Dingil Mesafesi:2650 mm
 Bagaj Hacmi:378-1316 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:53 lt
 Boş Ağırlık:1495 kg
 Lastik Boyutu:205/55 R16