Analytics

Bu Blogda Ara

crossover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
crossover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2011 Salı

Mitsubishi ASX Invite 1.6 MT: 'Bu sınıf çok popüler!'

'Bu sınıf çok popüler!'Mitsubishi ASX tamamen yeni bir model gibi görünse bile aslında Japon üreticinin RVR adıyla 1991 yılında satışa sunduğu kompakt MPV’nin üçüncü neslini temsil ediyor. Tabii sınıf değiştirerek… Son yılların yükselen trendi Crossover segmentinde Mitsubishi’yi temsil eden model; Nissan Qashqai, Skoda Yeti, Dacia Duster, Volkswagen Tiguan gibi modellerle rekabet ediyor.
Tasarım
Mitsubishi’nin Lancer ile başlayan tasarım dili ASX’de olduğu gibi yerini almış. Agresif bir ön görünüme sahip Lancer büyük radyatör ızgarasıyla saldırıya geçmiş bir köpekbalığı gibi görünüyor. Mercekli farlarında Xenon sistemini kullanmayan ASX’in sis farları gündüz farı olarak görev yapıyor. Tabi bu durum kullanıcısını Türkiye’de sık sık trafik polisleriyle karşı karşıya getirebilir. ASX’in profil görünümünde en çok dikkat çeken, yan sinyal hizasından başlayıp stop grubuna kadar uzana çizgi oluyor. ASX, 16 inçlik jantlarının yerine daha büyük jantlar kullansaydı daha güçlü bir görünüme sahip olurdu.  Aracın heyecan verici ön tasarımına rağmen arka kısmı son derece sade tasarlanmış. Özgün olmayan arka kısımda tamponun ortasına konumlandırılmış arka sis lambası dikkat çekiyor. Mitsubishi ASX 4295 mm’lik uzunluğuyla Nissan Qashqai’den 35 mm, Peugeot 5008’den 70 mm daha kısayken; Skoda Yeti’den 72 mm daha uzun.


İç mekan
Mitsubishi modellerinin genel sadeliğini bu araçta da görüyoruz. Sert plastik malzemelerin kullanıldığı iç mekanda, görünümden çok işlevselliğe önem verilmiş. Deri direksiyon simidinin üzerinden ses sistemi ve hız sabitleyici kontrol edilirken, yol bilgisayarını göstergelerin yanındaki bir düğmeden yapmak can sıkıcı. Basit orta konsolda kullanım zorluğu bulunan eleman bulunmazken ses sisteminin ucuz görüntüsü hoş değil.  Ayrıca vites ve el freni kolunun bu kadar kaba olması da göze çarpan eksiklerden.  ASX’in derine konumlandırılmış göstergelerini çevreleyen yuvarlak plastiklerin montajı sıkı değil ve yandan bakıldığında aradan ışık sızıyor. Bu durum test aracımıza özgü olabilir belki ama aynı kısımdan ses de eksik olmadı. Son olarak aracın cam açma düğmelerinden sadece sürücü camı için olanın aydınlatmalı olması hoşumuza gitmeyen detaylardan.  Arka kısımda yeterli diz mesafesi sunan Mitsubishi ASX, 442 litrelik bagaj hacmiyle Nissan Qashqai’den 32 litre daha fazla yükleme hacmi sunuyor.


Motor
Mitsubishi, geliştirdiği ekonomik ve sağlam motorlarıyla haklı bir üne sahip. Japon üreticinin test aracımızda görev yapan motoru, 1.6 litrelik motor hacminden 6000 d/d’de 115 hp güç üretiyor. Aracın maksimum torku 154 Nm ise 4000 d/d’den itibaren sürücünün emrinde oluyor. 1270 kg ağırlığındaki ASX’i zorlanmadan hızlandıran motor sayesinde araç, 0-100 km/s hızlanmasını 11,4 saniyede gerçekleştirirken 183 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Sarsıntısız bir çalışma karakteri olan motor asıl maharetini yakıt tüketimi disiplininde gösteriyor. Mitsubishi ASX testimiz süresince ortalama 7.4 lt/100km yakıt tüketimine imza attı. Şehir dışında bu değerin 5.5 lt/100km civarına düştüğünü belirtelim.  Bu arada Mitsubishi ASX’de Start&Stop sistemi standart olarak sunuluyor. Sistem kırmızı ışık gibi kısa süreli dur kalk zamanlarında motoru otomatik olarak stop ederek yakıt tüketimini düşürüyor.
Konfor ve yol tutuş
Japon araçlarının en büyük sıkıntılarından biri olan yalıtım problem ASX’de de kendini gösteriyor. Aracın iç mekanına yansıyan ses miktarı rakiplerine oranla daha fazla. Özellikle yol sesi konusunda ASX’in geliştirilmesi lazım. İstanbul’un hava sıcaklığının 2 dereceye düştüğü günlerde teste aldığımız aracın, klima sisteminin ısıtmasının çok başarılı olduğunu da belirtelim.
Mitsubishi ASX’in orta sertlikteki koltuklarının konfor açısından herhangi bir sıkıntı yaratmadığını ancak orta sertlikteki süspansiyon sisteminin bozuk yollarda çok başarılı olmadığını söylemeliyiz. Tabi süspansiyon sisteminin bu zaafının avantaja dönüştüğü nokta yol tutuşu oluyor. Mitsubishi ASX yüksekliği göz önünde bulunduğunda son derece iyi yol tutuyor ancak yapay hisli direksiyonu ASX’in sürüş zevkini törpülüyor. Hızlı girilen virajlarda önden kayma yaşayan aracın ESP’si tehlikeler büyümeden devreye giriyor ve ASX’in burnunu yola sokuyor.

Yorum-Selim ERKEK
Mitsubishi ASX’in en dikkat çekici noktası başarılı motoru. 1.6 litrelik ünitenin tüketim değerleri dizellerle yarışıyor. Aracın yol tutuşu da sınıfının ortalamalarında ancak ben direksiyon sistemini sevmedim. Hissiz direksiyon kendisini çok geç toparlıyor ve bu durum yeni araçlarda çok sık rastlanılan bir şey değil. Keşke Mitsubishi binek araçlarında EVO tecrübelerinden daha fazla yararlansa. Mitsubishi ülkemizde değeri bilinmeyen markalardan biri… ASX, markanın model gamının genişlemesi açısından başarılı bir araç ancak şu anda satılan fiyatıyla başarılı olması zor. Bu sınıfın açık ara lideri olan Nissan Qashqai’nin baz model fiyatı 45.990 TL iken, Mitsubishi ASX’in 49.000 TL’lik fiyatıyla başarılı satış rakamları yakalaması pek mümkün değil.  Ayrıca yakın gelecek planlarının arasında Mitsubishi’nin dizel motor gibi bir planı yok.



Teknik Özellikler
Motor:1,6 
Motor Hacmi:1590 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:115 hp 6000 d/d 
Maksimum Tork: 154 Nm 4000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma11,4 s
 Maksimum Hız:183 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:7,5 lt
 Şehir Dışı:4,9 lt
 Karma:5,9 lt
 Test:7,4 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4295 mm
 Genişlik:1770 mm
 Yükseklik:1615 mm
 Dingil Mesafesi:2670 mm
 Bagaj Hacmi:442 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:58 lt
 Boş Ağırlık:1270 kg
 Lastik Boyutu:215/65 R16

Nissan Juke 1.6 Sport Pack: Şehre ‘Juke’ oturdu

Crossover sınıfı son yılların en fazla büyüyen sınıfı olma özelliğine sahip. Düşük yakıt tüketimli yerden yüksek araçlar şehirlerde çoğalıyor. Qashqai gibi çok başarılı bir crossovera sahip Nissan, mini crossover segmentine de Juke ile yelken açtı.
 2010 Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Juke, 1.6 litre 117 hp benzinli, 1.5 litre 110 hp dizel ve 1,6 litre turbo destekli benzinli 190 hp motor seçenekleriyle satılıyor. Dört tekerden çekiş sistemi sadece 190 hp güç üreten DIG-T benzinli motorla sunuluyor. 


Tasarım
Kesinlikle çok radikal bir tasarıma sahip olan Juke, kimileri tarafından çok beğenilirken kimileri bu aracın tasarımından nefret ediyor. Büyük ön ızgarasının yanlarına konumlandırılmış yuvarlak farları ve kaputtan daha yüksek yapısıyla dikkat çeken gündüz farları bu sıra dışı Nissan’ın ön yüzünü oluşturuyor. Ayrıca tampon altındaki difüzörün delikli yapısı da Juke’u farklı bir hava katıyor.  Arka kısma doğru yükselen omuz çizgisi ve gizli arka kapı kolları sayesinde sportif bir hava yakalayan Juke’un büyük aynaları hemen dikkat çekiyor. 1565 mm’lik yüksekliği sayesinde bozuk yollardan gönül rahatlığıyla geçmenize imkan veren Juke, 4135 mm uzunluğa ve 1765 mm genişliğe sahip. Her ne kadar safkan arazi aracı olmasa da ufak kır gezintilerinizde size engel olmayan karoser yapısı Juke’a sırasıyla 26/31/22,5 derece yaklaşma, ayrılma ve tepe açısı sunuyor.




İç mekan
Nissan Juke’un radikal dış tasarımı iç mekanda aynı radikalliği sürdüremiyor. İlk dikkat çeken nokta, gövde rengi kısımlar. Motosikletlerden ilham alınarak tasarlanmış kırmızı orta kısım Juke’un iç mekanına renk katıyor. Dik yapılı bir orta konsola sahip Juke’un basit görünen ses sisteminin altında renkli ekranlı klima sistemine yer verilmiş. Aslında bu bölümden sadece klima kontrol edilmiyor. Sistemin üst kısmındaki D-Mode tuşuna dokunduğunuzda bu kısmın bütün işlevi değişiyor. Klima kontrol butonlarının yerini sürüş modunu idare eden tuşlar alıyor ve karşınıza Nissan Dinamik Kontrol Sistemi çıkıyor(NDCS).  Normal modda iken tork grafiğini gösteren ekran, sport modda güç grafiğini, ekonomi modunda ise aracın en ekonomik olarak kullanıldığı anların grafiğini gösteriyor. Ayrıca Drive Info tuşuna bastığınızda beliren G kuvveti göstergesi eğlenceli bir detay. Direksiyonun sol alt kısmında yer alan elektrikli ayna butonunun kontrolü bir miktar uzak kalıyor. Üç kollu spor direksiyonu üzerinden ses sistemi hız sabitleyici ve telefonu kontrol edilebiliyorsunuz ancak keşke yol bilgisayarı da diğer Nissan modellerinde olduğu gibi buradan kontrol edilseydi. Gösterge grubunun içerisindeki tuştan kontrol etmek sinir bozucu olabiliyor. Diğer butonların kullanımında ise herhangi bir sorun yaşamıyorsunuz. Kontağı açtığınızda sizi selamlayan göstergelerin okunabilirliği de çok iyi. Juke’un 251 litrelik bagaj hacmi mini sınıfla yarışıyor. 

Motor
Test aracımızda görev yapan 1.6 litrelik benzinli motor 6000 d/d’de 117 hp güç üretiyor. Maksimum torku 158 Nm’yi 4000 d/d’de veren ünite gücünü 5 ileri şanzımanla gücünü ön aksa iletiyor.  1213 kg ağırlığındaki Juke’u 11 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motorun testimiz süresince tükettiği ortalama yakıt ise 8,5 lt/100 km oldu. Yüksek devir çevirmeye istekli motor bu sırada yüksek ses çıkarıyor ve bu gürültü iç mekana yansıyarak konfordan çalıyor.







Konfor ve yol tutuş
Juke’un kaliteli koltuklarının konforu ve yan destekleri çok başarılı. Orta sertlikteki süspansiyon sistemi yoldan gelen darbeleri başarılı bir şekilde emiyor. Dışarıdan büyük görünen aracın arka koltuklarında oturanların ciddi bir diz mesafesi sorunu yaşayacağını söylemeliyiz.  Ayrıca bu kısımdaki baş mesafesi de sıkıntılı. Juke’un iç mekanı küçük kardeşi Micra’dan daha kasvetli. Aracın içini aydınlatacak bir sunroof olsaydı kesinlikle çok daha iyi olurdu. İç mekan konforunu en çok bozan şey, motordan gelen ses. 3000 d/d’yı  geçtiğinizde motor sesi rahatsız edici olmaya başlıyor.  
Yüksek yapısı nedeniyle başarılı yol tutuş beklenmemesi gereken Juke, dengesi kolay bozulabilen bir otomobil. Sadece 1.6 benzinli Visia’da standart sunulmayan ESP sistemi bu araçta çok iş görüyor. Bizce Nissan Juke alırken bu özelliğin standart olduğu Tekna versiyonu seçmelisiniz. Ayrıca modelin en üst versiyonu olan 4x4 DIG-T, yol tutuş özelliğini arttıran Tork Vektör sistemine sahip. Aracın arka aksına yerleştirilmiş manyetik kavramalar sayesinde arka iki tekeri ayrı ayrı kontrol eden sistem,  viraj limitlerini arttırıyor. Direksiyon hassasiyetini beğendiğimiz Juke’un fren performansından da memnun kaldık.
Görüntüsü her ne kadar minik bir SUV’u andırsa da test aracımız sadece önden çekişliydi ve herhangi bir çekiş kontrol sistemine sahip değil.
Güvenlik
Nissan Juke herhangi bir kuruluşun çarpışma testine girmedi. Araçta sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları standart olarak sunuluyor.


Yorum-Selim ERKEK
Merakla beklediğim Juke’un direksiyonuna sonunda geçebildim. Öncelikle Juke’un sıra dışı görünümünü çok beğendim. Otomobil üreticilerinin bu tarzı yeni keşfetmiş olmaları şaşırtıcı. Juke çok dikkat çekici bir otomobil ve insanlar üzerinde MINI Cooper’ın ilk çıktığı zamanlardaki etkiyi bıraktığını söyleyebilirim.
İç mekan kalitesi ve tasarımını tatmin edici bulduğum aracın sürüş modlarını gösteren NDCS ekranı çok aşağıda kalıyor ve bu ekranı takip etmek sürüş güvenliğini tehlikeye düşürebiliyor. Bu sistem gerçekten çok eğlenceli ama yeri sebebiyle kullanışsız… Ayrıca ben Sport ve Normal mod arasında biraz daha fazla fark beklerdim. Sport moduna alındığında Juke’un  direksiyon ve motor tepkileri zor fark edilecek miktarda hassaslaşıyor ama yol tutuşunda herhangi bir değişiklik olmuyor. Juke’u biraz zorlamaya başlarsanız ESP’ye sık sık ihtiyaç duyacaksınız.  1.6 litrelik motor ne tüketim ne de performans verilerinde benim beklentilerim karşılayamıyor. Eminim 1.5 dCi dizel motorlu Juke, test aracımızdan çok daha eğlenceli ve ekonomiktir.




Teknik Özellikler
Motor:1,6 
Motor Hacmi:1598 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:117 hp 6000 d/d 
Maksimum Tork: 158 Nm 4000 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma11 s
 Maksimum Hız:178 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:8,1 lt
 Şehir Dışı:5,3 lt
 Karma:6,3 lt
 Test:8,5 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4135 mm
 Genişlik:1765 mm
 Yükseklik:1565 mm
 Dingil Mesafesi:2530 mm
 Bagaj Hacmi:251 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:50 lt
 Boş Ağırlık:1225 kg
 Lastik Boyutu:215/55 R17

28 Haziran 2010 Pazartesi

Skoda Yeti Experience 1.2 TSI 105 HP DSG Tipt.: 'Şehre Skoda YETI indi!'




Skoda Yeti Experience 1.2 TSI 105 HP DSG Tipt.: 'Şehre Skoda YETI indi!'


1991 yılında Volkswagen grubuna katılmasıyla adeta evrim geçiren Skoda son yılların gözde sınıfına ilk adımını Yeti ile attı. Yeti adı Himalaya dağlarında yaşadığına inanılan koca ayaktan geliyor. 2006 yılında sergilenen Yeti konseptine sadık kalarak üretime geçen modelin resmi tanıtımı 2009 Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirildi. Yeti, farklı tasarımı ve 1.2 TSI motor seçeneğine DSG şanzıman entegre etmenin avantajlarını kullanarak crossover piyasasında iyi bir yer almayı planlıyor.

Tasarım
Yeti kübik tasarımıyla kiminin çok hoşuna giderken kimileri tarafından itici bulunuyor. Dört farla süslenen ön tasarım, yüksek kaput ve büyük hava ızgarasıyla dikkat çekiyor. Özellikle gündüz farlarını da barındıran yuvarlak farlar Yeti’nin eğlenceli karakterini yansıtıyor. Tavanın D sütununa kadar uzanan düz çizgisi arka kısımda keskin bir şekilde sonlanmış. Yanlara doğru yuvarlak hatlarla uzanan stop grubu arka kısımda düz çizgilerini koruyor. Tamponun alt kısmında yer alan farklı renkteki difüzör benzeri parça aracın dinamik kimliğini vurguluyor.

İç mekan
Skoda Yeti’nin iç mekanı VW grubundan izler taşıyor. Orta konsola yerleştirilen Bolero müzik sistemi dokunmatik ekranı sayesinde hem görsel hem de işlevsel olarak çok başarılı. Sürücü kapısı dışındaki kapılarda cam açma tuşlarının, tiz ses veren mini hoparlörlerin üzerine yerleştirilmiş olması dışında ergonomik bir problem bulunmuyor. Çok fonksiyonlu direksiyon simidi üzerinden yol bilgisayarı ve müzik sistemini kontrol etmek mümkün. Test aracımızda sol aynayı kontrol etmek istediğinizde iki aynayı birden yönlendiren buton dışında sorun yoktu. Bolca ufak saklama gözünün yer aldığı Yeti’nin iç mekanında fonksiyonellik ön planda tutulmuş.

Yeterli diz mesafesinin sunulduğu arka kısımda orta koltuk yatırılarak kol dayama sehpası haline getirilebiliyor. Ayrıca ileri geri kaydırılabilir arka koltuklar sayesinde diz mesafesini arttırmak mümkün. 4223 mm uzunluğa, 1793 mm genişliğe ve 1691 mm yüksekliğe sahip aracın bagaj hacmi 322 litre. Yeti, en büyük rakibi Nissan Qashqai’den 10,7 cm daha kısa fakat 1 cm daha geniş ve 7,6 cm daha yüksek.

Motor
İlk defa test etme imkanı bulduğumuz 1.2 litrelik TSI motor, Yeti’yi beklediğimizden iyi taşıyor. 1375 kg ağırlığa sahip test aracımızı 11,8 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaştırabilen TSI motor, 5000 d/dk’da 105hp güç üretiyor. Ünite asıl marifetini ise 1500 d/dk’dan itibaren ürettiği 175 Nm tork sayesinde gösteriyor. Düşük devirde üretilen tork sayesinde Yeti’nin ara hızlanma zamanları da başarılı. 1.2 TSI motorun ortaya koyduğu değerler birçok kişinin performans beklentisini karşılar nitelikte. Çift kavramalı şanzıman sayesinde gücü, hızlı ve çok az kayıpla yere ileten motor, düşük yakıt tüketim değerleriyle de göz dolduruyor. Testimiz süresince Yeti ortalama 7 litre yakıt tüketti. Bu değeri uzun yolda 6 litre civarlarına indirmek mümkün.

Konfor ve yol tutuş
Skoda Yeti yüksek oturma pozisyonuyla problemsiz görüş açılarına sahip. Rahat koltukların yan destekleri az olsa da fazla sıkıntı yaratmıyorlar. Skoda ses yalıtımı konusunda Yeti üzerinde çok emek harcamış. İç mekana çok az ses alan Yeti, otoyol kullanımlarında içeriye sadece aynaların neden olduğu rüzgar sesini aktarıyor. Sert olmayan süspansiyon sistemi hafif ve yavaş geçilen bozuk zeminlerde sessiz çalışırken, hızlı ve sert geçişlerde sesini duyuruyor. Volkswagen PQ35 platformu üzerine imal edilmiş Yeti, platform kardeşleri Audi A3, Golf MK6 kadar olmasa da iyi bir yol tutuşa sahip. Hızlı girilen virajlarda arkasını bırakma eğilimi olan araç ESP desteğiyle zorlanmadan yola dönüyor. Islak zeminde önden kaymaya başlayan Yeti, bir miktar dikkatli olmayı gerektiriyor. Hassas direksiyon sistemi ve frenler Skoda Yeti’yi bu sınıfın en iddialılarının arasına sokuyor.

Güvenlik

Geçtiğimiz yıl Euro Ncap testine katılan Skoda Yeti 5 yıldızlık tam notla ayrıldı.

Yorum- Selim ERKEK
Normalde SUV tarzı araçları sadece arazide kullanıldığı zaman seviyorum. Normal araçlardan fazla yakıt harcayan, gelişmiş çekiş sistemlerine sahip olmasına rağmen asfalttan çıkmayan kocaman arazi araçları bana ironik geliyor. Yeti benim gibi düşünenler için faklı bir alternatif olabilir. Boyutlarıyla kompakt hatchbackleri andıran Yeti, 1.2 TSI motor ve DSG şanzımanıyla hem şehir içinde hem de ufak kır gezilerinde büyük rahatlıklar sağlıyor. İç mekanda kalite adına eleştirilecek noktanın olmadığı aracın sadece dış tasarımı biraz garip. Yol tutuş özellikleri açısından beklediğimden daha başarılı bulduğum Yeti, sadece ardı ardına hızlı girilen virajlarda, ani ağırlık değişimi nedeniyle tutunma kaybı yaşıyor. Bu durumlarda ESP, Yeti’nin can simidi olarak yardıma yetişiyor. 1.2 TSI DSG seçeneği bir de dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olsaydı harika olurdu.