Analytics

Bu Blogda Ara

12 Eylül 2011 Pazartesi

Jeep Grand Cherokee 3.0 Overland: 'Kral geri döndü!'

04 Eylül 2011 14:30:00
Arazi aracı denildiğinde ilk akla gelen marka Jeep, 1941 yılından beri bu alanda ürünler ortaya koyuyor. Dilimize arazi aracı manasına gelecek şekilde yerleşmiş ‘cip’ sözcüğü Jeep markasının köklü yapısından geliyor. İkinci Dünya Savaşı’nın başrol oyuncularından olan Jeep’ler arazi özellikleri ve sağlam yapılarıyla öne çıktılar. Jeep markası 1993 yılında piyasaya sürdüğü Grand Cherokee modeli ile lüks sınıfa adım attı. Testimize konuk olan model bu ailenin dördüncü jenerasyonundan üyesi Grand Cherokee Overland.
Tasarım
Geleneksel Jeep ön ızgarası Grand Cherokee’de de yerini almış. Bir önceki nesline göre çok daha dinamik çizgilere kavuşan araç artık Avrupalı rakipleriyle daha iyi mücadele edeceğe benziyor. Güçlü görünümünü yandan ve arkadan bakıldığında da belli eden SUV, keskin köşeleriyle şehrin şık aksesuarlarlarından biri gibi görünüyor. Köşelere yerleştirilmiş lastikler ve kısa tampon yapısıyla Jeep genlerini arazide belli eden aracın ön tampon altındaki parça istenildiğinde sökülerek daha iyi arazi açıları elde etmenizi sağlıyor. 4822 mm uzunluğundaki Jeep Grand Cherokee, Mercedes Benz ML’den 4,1 cm uzunken BMW X5’den 3,5 cm daha kısa. Standart süspansiyon yapısı ile adı geçen rakiplerle benzer arazi açıları sunan araç, test aracımızdak gibi Quadra-Lift havalı süspansiyon sistemi ile satın alındığında 34 derece yaklaşma, 23 derece tepe ve 27 derece uzaklaşma açısı sunuyor. 51 cm’e yakın derinlikteki sudan rahatlıkla geçen Grand Cherokee, havalı süspansiyon off road 2 modundayken yerden 27 cm yüksekliğe ulaşıyor. 782 litrelik etkileyici bagaj hacmine sahip aracın çekme kapasitesi üç buçuk ton.



İç mekan
Eski Jeep kullanıcıları Grand Cherokee’nin içerisine geçtiklerinde çok şaşıracaklar. Jeep modellerinde alışık olduğumuz sert plastikler gidip yerine kaliteli ve daha yumuşak malzemeler gelmiş. İşçilik konusunda da iddialı olan model, Amerikan araçlarının alışageldik çizgisinden çıkmayı başarmış. İlk olarak orta konsoldaki ekran dikkatimizi çekiyor. 30 GB kapasiteli bir sabit diske de sahip sistem üzerinden müzik dinlemek ve video seyretmek mümkün. Navigasyon özelliği de olsaydı hiç fena olmazdı!  Klima kontrol kısmında ise ısıtmalı ve soğutmalı ön koltukların kontrol butonlarının yanında, direksiyon simidi ısıtıcısının kontrol düğmesi de bulunuyor. Anahtarsız çalıştırma sistemine sahip olan aracın direksiyonu kaliteli malzemelerle üretilmiş ve hoş bir hissiyatı var. Direksiyonun üzerindeki tuşların ergonomisi başarılı, gösterge paneli kolay okunuyor. Kol dayamanın hemen önündeki Select Terrain kontrol joysticki ile aracı spor, kar, kum- çamur, kaya ve otomatik modlarından birine geçirebiliyorsunuz. Bu kısımdan havalı süspansiyon sistemini, eğim iniş sistemini ve 4WD LOW modunu kontrol edebilirsiniz.


Motor
Jeep Grand Cherokee ülkemizde sadece 3.0 litrelik V6 dizel motor ile satılıyor. Markanın İtalyan ortağı Fiat’tan alınan Multijet II ünite, 4000 d/d’de 241 hp güç üretirken, 1800 d/de ürettiği 550 Nm tork kullanıcısına yeterli performansı sunuyor. Yüksek tork değeri araca arazide büyük avantaj sağlıyor. Gücünü 5 kademeli şanzımanla Quadra Drive sistemine yollayan ünite rafine çalışma karakteri ile beğeni topluyor. 2347 kg ağırlığındaki aracı 8,2 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motor, 202 km/s’lik maksimum hıza imkan tanıyor. Testimiz süresince 10.5 lt/100 km ortalama yakıt tüketen motorun yapısı ve hacmi düşünüldüğünde tüketimi normal karşılanabilir.

Konfor ve yol tutuş
Konfor kavramı bu sınıf için çok önemli bir kriter haline geldi. Bu tarz araçlar artık neredeyse hiç araziye girmiyor ve ömürlerini asfalt üzerinde geçiriyorlar. Hal böyle olunca üreticiler konfora yönelik önemli iyileştirmeler yaptılar. Jeep Grand Cherokee yumuşak süspansiyon yapısı ile bunu başarmaya çalışıyor. Konfor donanımlarının yanında sert olmayan sürüş karakteri ve sessiz iç mekan yolculukları keyifli hale getiriyor. Süratli otoyol kullanımlarında bile içeriye çok ses almayan aracın yalıtımı üzerinde çalışıldığı dikkat çekiyor.
Yola çıkıldığında ilk olarak daha iyi hale getirilimiş direksiyon sistemi dikkat çekiyor ama yine de direksiyon için hassas denilemez. Araç gövdesi normal sürüş yüksekliğinde iken (20,5 cm) yana yatma eğiliminde. Aero moduna alındığında ise araç 15 mm alçalıyor ve sürüş dinamikleri bir miktar daha artıyor. ESP, Grand Cherokee için mutlak bir kurtarıcı.
Araziye girdiğimizde ise bu Jeep’in hala bir arazi aracı olduğunu görüyoruz. Grand Cherokee’nin arazi açıları gayet başarılı, Quadra Drive 4x4 sistemi etkin bir şekilde çalışıyor ve en önemlisi araç narin yapılı görünmüyor.

Güvenlik
Yeni Jeep Grand Cherokee’nin EuroNcap çarpışma testine bir katılımı bulunmuyor. Araçta sürücü, yolcu, yan, perde ve diz hava yastığı standart olarak sunuluyor.


Yorum -Selim ERKEK
Grand Cherokee artık Avrupalı rakipleriyle rekabet edebilecek seviyeye ulaştı.  Özellikle iç mekanı bu sınıf araç düşünen müşterilerin beklentisini karşılayacak duruma gelmiş. Hala Mercedes ML’e yaklaşan bir konfora sahip değil ama eskisinden çok daha iyi noktada olduğu bir gerçek. Bence konforundan en çok çalan unsur, süspansiyon sisteminin derin çukurlarda çok ses çıkarması. Bu durum süspansiyon yüksekliğini arttırdıkça iyice göze çarpmaya başlıyor. Benim fark ettiğim diğer sorun ise frenlerdeydi. Birkaç kez ardı ardına fren yaptığınızda fren pedalı sertleşerek insanı tedirgin ediyor. Tabi bu sorun test aracına özgü de olabilir. Arazi özelliklerini ise aracın üzerinde gelen asfalt lastikleri sebebiyle pek test edemedik. Test edemedik dediğim çamura, balçığa girmedik! Grand Cherokee kuru zeminlerde atalarının gurur duyacağı bir model olduğunu bize kanıtladı. İyi bir lastik takımı ile arazide bir canavara dönüşebileceğini hissettirdi.  Fiyat avantajı göz önünde bulundurulduğunda Grand Cherokee hiç olmadığı kadar iddialı bir konumda.







Teknik Özellikler
Motor:3,0 CRD
Motor Hacmi:2987 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:241 hp 4000 d/d
Maksimum Tork: 550 Nm 1800 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma8,2 s
Maksimum Hız:202 km/s
Frenler
Ön:Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüDizel
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:10,3 lt
Şehir Dışı:7,2 lt
Karma:8,3 lt
Test:10,5 lt
Boyutlar
Uzunluk:4822 mm
Genişlik:1943 mm
Yükseklik:1456 mm
Dingil Mesafesi:1764 mm
Bagaj Hacmi:782/1554 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:93,5 lt
Boş Ağırlık:2347 kg
Lastik Boyutu:265/50 R20

Kia Venga 1.6 CRDi Panoroma: 'Sıra dışı genişlik!'

22 Ağustos 2011 09:45:00
Hyundai ix20’nin Kia’daki yansıması Venga, ix20’den daha çekici tasarımıyla başarıya ulaşmayı hedefliyor. Minik görünmesine karşın şaşırtıcı bir iç hacim sunan Venga, Hyundai i20 ve Kia Soul ile aynı platformu paylaşıyor. Venga 2009 yılında iF ve Red Dot dizayn ödüllerine layık görülerek tasarımının başarısını tescillemiş bir model. Kia’nın mini MPV’si ülkemizde bir benzinli ve bir dizel motor ile satılıyor. Benzinli motor otomatik vitesle, dizel motorda ise manuel vitesle ticarileştiriliyor.
Tasarım

Kia Venga’nın en çok öne çıkan tarafı ödüllü dizaynı. Tasarım üstadı Peter Schreyer imzalı kaplan burnu Venga’nın ön yüzünü oluşturuyor. Kromajlı geniş ön ızgara ve arkaya doğru çekik büyük far grubunu standart sunulan sis farları tamamlıyor. Geniş cam yüzeylere sahip Venga’da 16 inçlik alüminyum alaşımlı jantların standart sunulması büyük bir görsel artı. Aracın arka kısmında kardeşi ix20’den daha Avrupai bir tasarım var. Test aracımızdaki büyük cam tavan Venga’nın en güzel özelliğiydi. İç mekana büyük ferahlık katan cam tavan orta donanım seviyesinden itibaren standart sunuluyor. 4068 mm uzunluğa sahip Venga, Hyundai ix20’den 3.2 cm daha kısa fakat diğer ölçüleri bu modelle tıpatıp aynı. Boyutlarından beklenmeyecek şekilde 440 litre bagaj hacmi sunan Venga’nın koltuklarını yatırarak bu hacmi 1253 litreye yükseltmek mümkün.



İç mekan

Venga’nın iç mekanı tıpkı bagaj hacmi gibi insanı şaşırtmaya devam ediyor. Büyük yaşam alanı yüzünden kendinizi daha büyük bir araç kullanıyormuş gibi hissediyorsunuz. Sade ve anlaşılır bir konsola sahip aracın, ses sisteminin sol üst köşesine yerleştirilmiş olan yol bilgisayarı kontrol butonu dışında ergonomik sorunu bulunmuyor. Orta konsolun üst kısmında bulunan ince bilgilendirme ekranı yol bilgisayarı verilerini görüntülerken aynı zamanda ses sisteminin ekranı olarak da görev yapıyor. Venga’nın iç içe geçmiş derin gösterge paneli iyi okunurken, direksiyonun ergonomisi de başarılı. Konsolda kullanılan malzemelerin kalitesi sınıfından bekleneni veriyor ancak kesinlikle çok iyi denilemez. Yumuşak yapılı koltukların yan destekleri iyi değil. Zaten Venga’da bu desteklere çok fazla ihtiyaç duyacak bir otomobil değil. İç mekanda gece yolculuklarında dikkatimizi çeken bir diğer konu ise cam açma butonlarının sürücü camı haricinde aydınlatmasının olmaması oldu. Aynı şekilde tek tuşla açma kapama fonksiyonu sadece sürücü tarafında var. Kia Venga’nın içerisinde yeterli eşya ve saklama gözü bulunuyor.

Motor

Test aracımızda görev yapan 1.6 litrelik dizel ünite şu anda ülkemizde satılan 1.6 litrelik dizel motorlar içerisinde en fazla güç üreteni. 4000 d/d’de 128 hp güç üreten CRDi motor, 1900-2750 d/d aralığında ise kesintisiz olarak 260 Nm tork değeri sunuyor. Motor canlı bir karaktere sahip ancak tork değeri gücüne oranla çok başarılı değil. 1380 kg ağırlığındaki test aracımızı 11,1 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran ünite, maksimum 185 km /s hıza çıkabilmenize imkan tanıyor. Venga’da motordan gelen hareket 6 kademeli bir manuel şanzımanla ön aksa aktarılıyordu. İyi ayarlanmış şanzıman oranlarıyla gerektiği kadar çevik olabilen Venga, dikkatli kullanıldığında 5 lt/100 civarında ortalama yakıt tüketimini yakalayabiliyor. Bizim testimizin sonunda ise Venga’nın yol bilgisayarı 6.2 lt/100 km’yi gösteriyordu.

Konfor ve yol tutuş

Kia Venga konforlu bir otomobil. Süspansiyon sistemi büyük darbeleri başarılı şekilde emebiliyor. Küçük ve sık darbelerde ise bir miktar yetersiz kalabiliyor. Aracın koltukları konforlu, arka koltukta sunduğu diz mesafesi de son derece yeterli. Düşük hızlarda sessiz olan iç mekana hız yükseldikçe rüzgar ve motor sesi gelmeye başlıyor. Ancak asıl can sıkan dişli asfalttaki yol sesi oluyor. Bu sesi bastırmak için kullanabileceğiniz ses sisteminin kalitesi ise vasatı aşamıyor. Aracın sürüş pozisyonu çok başarılı fakat arka görüş açılarında bir miktar sorun yaşanabiliyor.
Kia Venga MPV karoser yapısının dezavantajlarını yol tutuşta yaşıyor. Gövdesi yana yatma eğiliminde olan Venga yine de yeterli tutunmayı sağlıyor. Zaten araç sürücüsüne sınırlarını gayet iyi bir şekilde hissettiriyor.  Orta donanım seviyesi test aracımızda ESP sunulmuyordu. Bu donanıma sahip olabilmek için Panaroma Plus versiyonu seçmelisiniz. Rüzgardan fazla etkilenen yapısı nedeniyle yüksek hızlarda dikkatli olunması gereken Venga’nın frenleri sınır değerlerde aracı durduruyor.

Güvenlik

2010 yılının başlarında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 4 yıldızla ayrılan Kia Venga’nın aldığı sonuçtan memnun olmayan Güney Koreli üretici gerekli iyileştirmeleri yaptıktan sonra aracı tekrar teste soktu. Kia Venga 1.4 GLS versiyonu ile girdiği testden bu sefer daha iyi puanlar aldı ve 5 yıldızı hak etti. Önden çarpışmada Venga’nın kabini sağlam kaldı. İlk teste girdiğinde sürücünün göğüs kafesinde zayıf bir koruma sağlayan Venga bu sefer daha iyi bir koruma sağlayarak orta puanlar aldı. Mankenlerin diz ve uyluk bölgelerinde iyi koruma sağlandı. Ancak direksiyon milinin bazı durumlarda sürücünün uyluk bölgesine zarar verme riski var. Araç yandan çarpışma testinde ilk girdiğinden daha fazla puan almadı. Venga yan çarpışma testinde mankenlerin vücudunun tamamını çok iyi korudu. Yan direk çarpışma testinde ise mankenlerin göğüs kafesini çok iyi koruyamayan Kia, orta puanlarla yetinmek zorunda kaldı. Arkadan çarpışmalarda oluşan kamçı etkisini iyi bir şekilde emen Venga koltukları, mankenlerin boyun bölgesini çok iyi korudu.

Yorum - Selim ERKEK

Kia Venga ile 800 km’nin üzerinde yolculuk yaptım. B sınıfı araçlara göre çok daha rahat bir yaşam alanı sunan Venga’nın sadece sürüş dinamikleri eleştirilebilir ki bu sınıftaki araçların hemen hepsinde aynı sorun yaşanıyor. ESP sistemi standart sunulsa Venga kusursuz olabilirdi. Aracın tasarımı çok başarılı, içi ve bagajı çok geniş… B sınıfı araçların dar iç mekanından bunalanlar Venga’nın içerisine mutlaka göz atmalılar. Hiç beklemedikleri bir tabloyla karşılaşacaklarına eminim. 1.6 litrelik dizel motor uzun yolda ekonomik olabilirken istenildiğinde atak bir karaktere bürünebiliyor. Tabi bu tarz bir sürüşte ve şehir içi trafiğinde tüketim değerleri test tüketiminin 1.5 litre üzerine çıkıyor.  Venga ile tek bir sorun yaşadım. Hava almak için sol camı açtım fakat kapatmak istediğimde otomatik kapanması gereken cam birkaç cm yükselip geri açıldı. Birkaç kez denedim fakat bir türlü kapanmadı. Bu sorunun test aracımıza özgü bir problem olduğunu düşünüyoruz.






Teknik Özellikler
Motor:1,6 CRDI
Motor Hacmi:1582 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:128 hp 4000 d/d
Maksimum Tork: 260 Nm 1900-2750 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma11,1 s
Maksimum Hız:185 km/s
Frenler
Ön:Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüDizel
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:5,8 lt
Şehir Dışı:4,4 lt
Karma:4,9 lt
Test:6,2 lt
Boyutlar
Uzunluk:4068 mm
Genişlik:1765 mm
Yükseklik:1600 mm
Dingil Mesafesi:2615 mm
Bagaj Hacmi:440/1253 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:48 lt
Boş Ağırlık:1380 kg
Lastik Boyutu:205/55 R16

Volvo S60 2.0T : Sportmen alternatif

14 Ağustos 2011 11:00:00
İsveçli otomobil üreticisi geçirdiği zor günlerden kurtuldu. Çinli üretici Geely’e satılan Volvo, yeni modellerinde sportif tasarımlarıyla adından söz ettirecek. Tabi bu sırada Volvo’nun meşhur güvenlik önlemleri de yine kendilerine yer bulacak. Volvo’nun geçirdiği evrimi en iyi şekilde anlamak için S60’ı tanımak yeterli. Volvo’lar artık sadece güvenliği ile değil, ilgi çeken tasarımlarıyla da öne çıkıyor. İkinci jenerasyonuna kavuşan S60’ın ilk jenerasyonu 2000-2009 yılları arasında satıldı. Yeni jenerasyon Ford EUCD platformu üzerine şekillendirildi. Bu platformu kullanan diğer araçlar arasında Ford Mondeo, Range Rover Evoque, Volvo XC60 gibi modeller var.
Tasarım
Markanın yeniden şekillendirilen tasarım anlayışının ilk örneği olan S60, eski Volvo’lara hiç benzemiyor. Bu model hiçbir Volvo sedanın olmadığı kadar sportif ve dinamik görünüyor. Bu durum klasik Volvo severlerin bile hoşuna gidecektir. Aracın ön kısmında ilk dikkatimizi çeken far grubundan ayrı duran gündüz farları oluyor. Test aracımzıdaki gri renkli tampon altları da araca sportif bir görünüm veriyordu. S60’ın ön ızgarasında ufak bir kamera ve dikdörtgen şeklindeki bir plastik fark ediliyor. Plastik kısmın arkasında aracın radarı bulunurken, kamera geniş açılı görüş özelliği ile köşeleri dönerken görüş problemi yaşamanızı engelliyor. Dikkatli gözler ön camda dikiz aynasının önünde bulunan teknoloji üssünü fark edecektir. Bu kısımda Volvo S60’ın gözleri sürekli olarak yolu tarıyor ve olası çarpışmaların önüne geçmek için size yardımcı oluyor. Aracın arka kısmında ters L formlu stop grubu kullanılmış. Arkadan bakıldığında gri difüzör, şık spoiler ve çift egzoz çıkışı ile S60 gerçekten iyi görünüyor. 4628 mm uzunluğa sahip Volvo S60, kendisine rakip olarak seçtiği Audi A4’den 7,5 cm kısa iken, Mercedes C serisinden 3,7 cm, BMW 3 serisinden ise 9,7 cm daha uzun. Volvo S60 380 litrelik bagaj hacmi sunuyor.


İç mekan
Sürücüye odaklı orta konsoluyla sizi saran S60’ın iç mekanı  teknolojik görünüyor. İç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi gayet başarılı. Orta konsolda simetrik olmayan havalandırma çıkışları ilk başlarda yadırgansa da bir süre sonra alışıyorsunuz. Bu kısmın arkasında klasik Volvo eşya cebi yine yerini almış durumda. Orta konsolun en üstünde büyük bir renkli ekran bulunuyor. Ön ve arka görüş kameralarını izleyebildiğimiz bu ekrandan araç ayarlarını da yapabiliyorsunuz. Aslında bu ekrandan TV izlemek ve navigasyonu kullanmak da mümkün ancak Türkiye’de bu opsiyonlar sunulmuyor. Ses sistemi tıpkı diğer Volvo modellerinde olduğu gibi başarılı, ayrıca USB’den ve Bluetooth üzerinden cep telefonu aracılığıyla da müzik çalabiliyor..  Test aracımızdaki deri döşeme renginin aracın rengiyle uyumu müthişti. İç mekanı ferah görünen S60 dört kişiye çok rahat yolculuklar vaat ediyor. Arka koltuğun ortasına oturacak beşinci kişi ise yüksek şaft tünelinin sebep olduğu dezavantajları yaşacaktır.

Motor
Test aracımız 2.0 litre turbo destekli bir motora sahipti. 6000 d/d’de 203 hp güç üreten bu motor, 300 Nm’lik torkunu 1750-4000 d/d aralığında kesintisiz olarak sunuyor. Sessiz çalışma karakterine sahip 2.0T gücünü 6 kademeli Powershift şanzımanla ön aksa aktarıyor. Çift kavramalı Powershift vites kutusu hızlı vites değişimleri ile tatmin ederken, şehir içi dur kalk trafiğinde geç tepkiler verebiliyor. 1522 kg boş ağırlığa sahip S60’ı 8,2 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motor aracı 230 km/s maksimum hıza çıkartabiliyor. Tüketim konusunda bizi yeterince tatmin edemeyen S60, testimiz süresince ortalama 11,5 lt/100 km ortalama yakıt tüketti. Bu değeri 10 lt/100 km’nin altına çekebilmek için şehir trafiğinden çıkmanız şart.
Volvo S60’ın T5 versiyonunda bu motorun 240 hp güç ve 320 Nm tork değeri sunduğunu belirtelim. Üstelik performans olarak daha iyi olan bu versiyonun fabrika tüketim değerleri de 2.0T ile aynı.
Konfor ve yol tutuş
Volvo ilk defa bir modelini tanıtırken onun dinamik tarafını vurguladı. Peki S60 gerçekten söylendiği kadar sportif bir araç mı? Bu tanım kesinlikle doğru! S60 çok iyi bir şasiye sahip ve hem yüksek hızlarda çok stabil, hem de virajları yüksek hızlarda dönebiliyor. İyi çalışan tepkili direksiyonu ile sürücüsüne keyif vermesi virajları büyük bir zevk haline getiriyor.  Viraj çıkışlarında gaz verdiğinizde önden kaymaya başlaması gücü birden aktaran vites kutusunun kusuru olarak göze çarpıyor. Tabi bu durumda elektronik yardımcılar devreye girerek sizi rahatlatıyor.

Elektronik demişken S60’ın diğer güvenlik ekipmanlarından söz etmeliyiz. Araçta çok gelişmiş bir şehir içi güvenlik sistemi var. Sürüş istikametinizi sürekli olarak tarayan S60, önünüzdeki araç durduğunda veya önünüze aniden bir yaya çıktığında sizi sesli ve görsel olarak uyarıyor. Eğer siz yeterli zamanda tepki vermezseniz otomatik fren yapan sistem, düşük süratlerde kazaların önüne geçiyor. Belirli bir süratin üzerinde ise sistem yine sizi görsel ve sesli olarak uyarıyor. Çarpışma olacağına kesin olarak karar verildiyse ilk başta fren balataları diske yaklaştırılıyor daha sonra ise tam güçle otomatik frenleme yaparak çarpışma şiddeti azaltılıyor.
Adaptif hız sabitleyiciye sahip olan S60, sabitlediğiniz hıza çıktıktan sonra önüne başka bir araç çıktığında otomatik olarak fren yapıyor. Önünüz tekrar açıldığında araç ayarladığınız sürate kendisi çıkıyor. Bu özelliğin ne kadar büyük bir rahatlık olduğunu uzun yolculuklarda anlıyoruz.
Sürüş dinamikleri açısından beğendiğimiz S60, konfor anlamında da gayet başarılı. Sessiz iç mekanı ve iyi iş çıkaran süspansiyon sistemi S60’ı konforlu bir sedan haline getiriyor. Arka koltuklarda sunulan diz mesafesi ise biraz daha iyi olabilirdi.

Güvenlik
Volvo S60 ikinci jenerasyonu ile Euro Ncap çarpışma testine henüz girmedi.
Yorum-Selim ERKEK
C30’dan sonra ilk defa bir Volvo bu kadar heyecan verici hale geldi. Rakipleri çok dişli ama S60’da hiç onlardan geride kalmıyor. S60’ın elektronik güvenlik sistemleri gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Adaptif hız sabitleyici çok başarılı çalışıyor ama keşke dur kalk anlarında devreden çıkma süresi daha uzun olsaydı. Bu sayede köprü trafiğini gaza veya frene hiç dokunmadan geçebilirdik.  Şimdi de bunu başarmak mümkün ancak devreden çıkan sistemi direksiyon üzerinden tekrar aktif hale getirmek gerekiyor. Aracın büyük bilgi ekranı çok şık ama navigasyon özelliğinin ülkemizde sunulmuyor olması hayal kırıklığı. Tok ses veren müzik sistemi harikalar yaratıyor. Ses sisteminin puan kaybettiği nokta ise yazılım kaynaklı problemler. Örneğin direksiyon üzerinden sesi tamamen kapattığınızda orta konsoldan sesi açamıyorsunuz. Ya da ses ayarı yaptıktan sonra ekrandaki gösterge kaybolmadan kanalı değiştirmenize izin verilmiyor. Ayrıca test aracımızda ilk gün çalışan geri vites kamerası daha sonraki günlerde çalışmadı. Sanırım o da yazılım hatasına kurban gitti. Bu küçük sorunlar aracın göze çarpan eksiklikleri. S60’ın sürüş dinamikleri ise dengeli yapısı sayesinde çok eğlenceli. Önden kayma eğilimi daha az olsaydı mükemmel denilebilirdi. Aracın fren performansını da çok beğendim. Eğer 10 lt/100 km’nin üzerinde tüketim değerlerine hazırsanız Volvo S60 çok iyi bir seçenek. Bu arada test aracının rengi gibi bir renk seçerseniz, Mercedes C serisi veya BMW 3 serisinden çok daha fazla ilgi çekeceğinize emin olabilirsiniz.



Teknik Özellikler
Motor:2.0T
Motor Hacmi:1999 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:203 hp 6000 d/d
Maksimum Tork: 300 Nm 1750-4010 d/d
Performans


0-100 km/s Hızlanma8,2 s

Maksimum Hız:230 km/s



Frenler


Ön:Disk

Arka:Disk



Yakıt Türü
Benzin
Yakıt Tüketimi


Şehir İçi:11,2 lt

Şehir Dışı:6,6 lt

Karma:8,3 lt

Test:11,5 lt



Boyutlar


Uzunluk:4628 mm

Genişlik:1865 mm

Yükseklik:1484 mm

Dingil Mesafesi:2776 mm

Bagaj Hacmi:380 lt

Yakıt Depo Kapasitesi:67,5 lt

Boş Ağırlık:1522 kg

Lastik Boyutu:235/40 R18

Alfa Romeo Giulietta 1.8 QV: Molto Bene (Çok iyi)

07 Ağustos 2011 11:55:00
İlk olarak dizel versiyonunu test ettiğimiz Alfa Romeo Giuliettta’nın yerinde duramayan seçeneği ‘Quadrifoglio Verde’ testimize konuk oldu. Dört yapraklı yonca anlamına gelen Quadrifoglio Verde, 235 hp güç üreten motoruyla performans meraklılarının göz bebeği modellerden biri olabilir. Ülkemizde üç benzinli bir dizel motor seçeneği ile satışa sunulan Giulietta’nın en güçlü versiyonunu, kompakt HB sınıfında sürüş zevkine önem veren kişilerin bakması gereken bir model.
Tasarım
Alfa Romeo Giulietta QV’yi standart Giulietta’lardan ayırmanın en kolay yöntemi özel jantları ve çamurluklarındaki dört yapraklı yoncalar. Aracın ön tasarımında ilk dikkati çeken, ana aydınlatma grubu içerisindeki LED tipi gündüz farları… Büyük Alfa Romeo ızgarası kaput üzerinden gelen iki çizginin birleştiği yerde bulunuyor.  Giulietta’nın arka kapı açma kollarının farklı konumu profil görünümünün şıklığını arttırmış. Çok şık görünen arka kısımda stopların ortasındaki büyük Alfa Romeo logosu ve altındaki Giulietta yazısı aracın kimliğini dışa vuruyor. Ayrıca bu logo aynı zamanda bagaj açma düğmesi olarak işlev görüyor. QV’de diğer Giulietta’lardan farklı olarak çift çıkışlı egzoz kullanılmış. Bu da aslında aracın gücünü dışa vurumu olarak anlaşılmalı. Alfa Romeo Giulietta, çok yakın akrabası Fiat Bravo’dan 1,5 cm, Volkswagen Golf’den ise 15,2 cm daha uzun. Bu sınıfın en büyüklerinden biri olan Mazda 3 ise Giulietta’dan 10,9 cm daha uzun.


İç mekan
Giulietta QV’nin iç mekanında kırmızı dikişlerle sportif bir hava yaratılmaya çalışılmış. Ayrıca alüminyum pedal grubu ve vites topuzu da bu aracın gücünün iç mekana yansması olarak karşımıza çıkıyor. Alıştığımız Alfa Romeo iç mekanlarından daha farklı bir havanın hakim olduğu ön konsolda ses sisteminin olduğu bölüm fazla sade kalmış. Sis farlarını, start&stop sistemini ve merkezi kilidi kontrol etmeye yarayan şalter benzeri tuşların kullanımı gayet rahat. Bu tuş grubunun altındaki klima kontrol butonları ise büyük kontrol kumandalarıyla kolay kontrol edilebilmenin yanı sıra görsel olarak da şık görünüyorlar. Vites topuzunun hemen önünde bulunan D.N.A şalteri ise dynamic, normal ve all weather modları arasından birini kendi sürüş tarzınıza göre seçmenize olanak sağlıyor. Fiat grubunun izlerinin görüldüğü direksiyonda ses sistemi kontrol butonları yer alıyor ve kullanımı gayet rahat. Derine konumlandırılmış göstergelerin gündüz ve farlar açıkken okunabilirliği iyi, ancak gösterge aydınlatmaları sürekli olarak açık olmadığından bazen göstergeler okunamıyor. D.N.A sistemi Dynamic moda alındığında göstergelerin ortasındaki dijital yol bilgisayarı ekranından turbo basıncını dijital olarak takip edebiliyorsunuz.

Motor

Test aracımızda görev yapan 1.8 TBi motor gücüyle kendisine hayran bıraktırıyor. 5500 d/d’da 235 hp güç üreten ünite 1900 d/d’dan itibaren de tam 340 Nm tork’u sürücüsünü emrine sunuyor. Gücünü 6 kademeli ve kemikli geçişleriyle sportiflik hissini sonuna kadar yaşatan şanzımanla ön tekerlere gönderen araç 6.8 saniyede 100 km/s hıza ulaşırken, 242 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Elektronik Q2 diferansiyeli ile virajları büyük bir ustalıkla dönen aracın D.N.A kontrol ünitesi araç karakterine çok etki ediyor. Dynamic moda alındığında kendisini bulan aracın motoru daha tepkili hale geliyor. Alfa Romeo QV testimiz süresince 11 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine imza attı. Sakin şehir dışı kullanımlarnda bu değeri 7 lt/100 km’nin altına çekmek gayet kolay.
Q2 Diferansiyel nedir?

Q2 diferansiyel aracın her yol koşulunda ve sürüş stilinde maksimum yol tutuşa sahip olması için geliştirilmiş bir sistem. Aslında limitli kaydırmalı bir diferansiyel olan Q2, motordan gelen torku sürüş stili ve yol koşullarına göre ön lastiklere dağıtıyor. Bu sayede aracın hızlanma ve yüksek hızlardaki aracın kontrol hissi arttırılırken önden kayma eğilimi azaltılmış oluyor. Q2 diferansiyel  torku en iyi tutunan lastiğe ileterek aracın yol tutuşunu arttırıyor. Örneğin viraj içerisindeki lastik tutunma kaybı yaşamaya başlarsa tork dış taraftaki lastiğe iletilmeye başlanıyor. Bu sayede daha az önden kayma, daha iyi stabilite ve daha yüksek viraj dönme hızı elde ediliyor. 

Yol tutuş ve konfor
Test aracımızdaki deri kaplı koltuklar sportif sürüşler için yeterli yan desteği sunarken, uzun yolculuklarda sunduğu konfor ile daha az yorulmamıza sebep oldu. QV’nin standart Giulietta’lardan daha sert olan süspansiyon sistemi yol tutuşu arttırıyor fakat konfordan ödün veriyor. Bunda ince yanak lastiklerin payı da büyük. Alfa Romeo Giulietta QV’nin içerisine yüksek hızlarda motor sesi fazla miktarda girmeye başlıyor.
Son derece gelişmiş ayarlara sahip olan D.N.A sistemi tüm Giulietta’larda standart olarak sunuluyor. Aracın sürüş karakterini, sürücünün stiline ve yol şartlarına göre değiştiren sistem her şartta güvenli yolculuklar sunmayı hedefliyor. D.N.A sisteminin araç üzerinde yaptığı değişiklikleri Avrupa’da sunulan navigasyonlu modelde daha ayrıntılı bir şekilde görmek mümkün. Test aracımızda ise sadece yol bilgisayarında çıkan uyarılarla modların değiştiğini anlayabiliyorduk. Hızlı girilen virajlardan bile alnının akıyla çıkan QV, yol tutuş konusunda beğenimizi kazandı. Fren performansını da beğendiğimiz Giulietta, sınıfındaki birçok rakibinden daha iyi frenlere sahip.

Güvenlik
Alfa Romeo Giulietta, bu yıl girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrılarak güvenliğini kanıtladı.


Yorum - Selim ERKEK
Alfa Romeo Giulietta QV, ateşli Hatchback sınıfına Alfa’nın yorumu olarak geldi. Aracın turbo beslemeli motoru inanılmaz. Büyük bir hızla devirlenen motor QV’yi 200 km/s’in üzerine kadar nefesi kesilmeden taşıyor. Üstelik bu sırada çıkarttığı sesleri de duymak büyük bir zevk. Tek bir sorun var o da aracın gücünü yere tam olarak aktaramaması. Temiz bir asfalt ve yeni lastiklerle durum değişebilir belki ama test aracımız ilk iki viteste yere tutunmakta ciddi problemler yaşıyordu. Aracın viraj performansı ise normal yol şartlarında sınırlarını pek zorlayamayacağınız kadar iyi. Araç virajlarda zaman zaman önden kayma eğilimi gösterse de elektronik sistemleri yerinde müdahalelerle sizi tekrar yola döndürmeye çalışıyor.  Giulietta QV’nin  iç mekanda sunduğu yaşam alanı ve konforu da bu performanstaki bir araçtan beklenenden daha iyi. Tüketim değerleriyse; boşverin tüketimi QV’nin ivmelenmesinin keyfini çıkarın!




Teknik Özellikler
Motor:1.8 TBI
Motor Hacmi:1742 cc
Silindir Adedi:4
Maksimum Güç:235 hp 5500 d/d
Maksimum Tork: 340 Nm 1900 d/d
Performans
0-100 km/s Hızlanma6,8 s
Maksimum Hız:242 km/s
Frenler
Ön:Disk
Arka:Disk
Yakıt TürüBenzin
Yakıt Tüketimi
Şehir İçi:10,8 lt
Şehir Dışı:5,8 lt
Karma:7,6 lt
Test:11 lt
Boyutlar
Uzunluk:4351 mm
Genişlik:1798 mm
Yükseklik:1465 mm
Dingil Mesafesi:2634 mm
Bagaj Hacmi:350 lt
Yakıt Depo Kapasitesi:60 lt
Boş Ağırlık:1320 kg
Lastik Boyutu:225/45 R17

Hyundai Elantra 1.6 D-CVVT Prime Otm: Geleceğe bakan tasarım

02 Ağustos 2011 06:30:00
Dünyanın en büyük ilk üç otomobil üreticisinden birisi olma hedefinde emin adımlarla yürüyen Hyundai her yeni modeliyle bu amacına bir adım daha yaklaşıyor. Testimizin konuğu; Güney Koreli üreticinin C segmenti modeli Elantra beşinci jenerasyonu ile yollarda. Marka bu modeli konforun, sportifliğin ve prestijin birleşimi bir araç olarak tanımlıyor. Amerika’da büyük ilgi gören model toplamda 18 farklı ödüle layık görüldü. Avrupa’da ise işi tabi ki daha zor! Yeni Elantra 1.6 litrelik benzinli motor seçeneğinde manuel ve otomatik vites opsiyonları sunuyor.
Tasarım
Markanın akıcı tasarım felsefesini benimseyen model gerçekten iddia edildiği gibi sportifliği ve prestiji bir arada sunabilen bir tasarıma sahip. Keskin çizgilerin akıcı bir şekile sokulduğu gövde yapısında agresif bir hava hakim. Yeni Accent Blue’yu andıran ön tasarımda sportif tasarımlı far yapısı dikkat çekiyor. Yandan bakıldığında eğimli tavan  sayesinde gayet şık bir görüntüye sahip Elantra’nın LED’li sinyale sahip aynaları da çok iyi görünüyor. Arka kısımda ise gövdeden bagaj kapağı içine doğru uzanan stop grubu göze çarpıyor. Elantra’nın arka tasarımı çok daha üst segment modelleri andırıyor. 4530 mm uzunluğa sahip Elantra, VW Jetta’dan 11.4 cm, Renault Fluence’den ise 9 cm daha kısa bir otomobil. Aracın 485 litrelik bagaj hacmi rakipleri ile benzer seviyede.

İç mekan
Dış tasarımdaki çizgilerin taşındığı iç mekanda yine sert bir tasarım hakim. Elantra’nın iç mekanına dinamik bir görüntü kazandıran tasarım kesinlikle sıradışı. Orta konsolda neredeyse tüm Hyundai modellerinde ortak kullanılan ses sistemi yerini almış. Mavi aydınlatmalar bu Hyundai modelinde de kendilerine yer bulmuş durumda. Kolay anlaşılır kumanda elamanlarına sahip klima sisteminin altında kapaklı bir göz bulunuyor. İçerisinde USB-İpod bağlantısını barındıran bu kısım çok iyi düşünülmüş. Orta konsolun en üstündeki dijital saat ise iyi görünmüyor. Bu kısım hiç olmasa daha iyi bile olabilirdi! Dikkatimizi hemen yeni direksiyon simidi çekiyor. Dört kollu tasarlanmış direksiyon simidinin üzerindeki çok sayıda düğme alışıldıktan sonra büyük rahatlık sağlıyor. Gözümüzü biraz daha aşağıya kaydırdığımızda ise alüminyum pedal takımı gözümüze takılıyor. Kırmızı siyah koltuk döşemeleri ve alüminyum görünümlü kısımlar da iyi görünüyorlar.  Hyundai’nin bahsettiği sportiflik bu kısımlarda bize göz kırpıyor aslında.
Araç içerisinde kullanılan malzemelere baktığımızda; konsolun üst kısmında yumuşak yapılı ve sınıf standartlarını karşılayan kalitede bir malzeme kullanılmış. Kapı içlerinin yapısı ve kullanılan malzemeler tatmin edici. Yeni Elantra anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliği sayesinde sürücüsüne anahtar aratma derdi yaşatmıyor.

Motor
İlk Elantra gücünü Mitsubishi’den transfer motordan alıyordu. Şimdi ise Hyundai markası benzer yapıdaki motorların en başarılılarından birini kendisi üretiyor. Yeni Elantra’nın motor kaputunun altında yepyeni bir motor yatıyor. Şu anda satışta olan 1.6 litrelik atmosferik motorlar içerisinde en güçlülerden biri olan D-CVVT  ünite, çok noktadan enjeksiyon sistemine sahip. Euro5 normlarını karşılayan motor 6300 d/d’de 132 hp güç üretirken, 158 Nm’lik torkunu 4850 d/d’de sürüsünün hizmetine sunuyor. 6 kademeli otomatik şanzımana sahip test aracımız testimiz süresince 8.7 lt/100 km ortalama yakıt tüketimine imza attı. Sakin otoyol kullanımlarında tüketimi 6 lt/100 km civarına çekebildiğimiz Elantra, dur kalk yapılan yerlerde otomatik vitesinde etkisiyle tüketimini arttırıyor. Boyutuna göre hafif sayılabilecek bir değer olan 1228 kg ağırlığa sahip Elantra, durağan halden 100 km/s hıza 11,6 saniyede ulaşırken 195 km/s maksimum hıza çıkabiliyor.

Konfor ve yol tutuş
Önde Mac Pherson tipi bağımsız, arkada ise çift bağlantılı torsiyon çubuğuna sahip süspansiyon sistemine sahip Elantra, aynı sistemi kullanan küçük kardeşi Accent Blue’ya oranla çok daha iyi yol tutuş ve konfor özellikleri sunuyor. Sert yapılı amortisörler darbeleri emme konusunda çok başarılı olmasa da rahatsız edici boyutta vuruntu sesleri yapmıyor. Aracın koltuklarının yan destekleri gayet başarılı ve yaşam alanı tatmin edici. İç mekana az miktarda yol sesiyle beraber devri yükselen motorun uğultusu geliyor. Tasarım nedeniyle geri görüş açıları kısıtlı olan Elantra’da, aynaya entegre edilmiş ekrandan arkayı görebilmenizi sağlayan geri görüş kamerası da sunuluyor.
Yol tutuş konusunda da iddialı olan model, hisli direksiyonu ve başarılı frenleriyle beğenimizi kazandı. Sert süspansiyonlarının avantajını yol tutuş konusunda yaşatan Elantra, standart olarak sunduğu ESP sistemiyle rakiplerinin bir adım önüne geçmeye çalışıyor. Yüksek hızlarda da stabil gidişini sürdüren aracın viraj performansı tatmin edici düzeyde.

Güvenlik
Yeni Elantra henüz EuroNcap çarpışma testine girmedi. Elantra’da sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla beraber ESP sistemi standart olarak sunuluyor.
 
Yorum-Selim Erkek
Hyundai bu sınıftaki sedan otomobil açığını sonunda giderdi. Yeni Elantra iç ve dış tasarımıyla çok çekici bir otomobil olmuş. Aracın sürüş dinamikleri de pek çok müşteriyi memnun edecek kadar iyi. Bence şu anda daha fazla satılmıyor olmasının tek nedeni dizel motorunun olmaması. Markanın 1.6 litrelik dizel motoru Elantra satışlarını ciddi anlamda arttırırdı. Test aracımızdaki benzinli ünite iyi teknik verilere sahip olsa da otomatik vites sebebiyle biraz hantal kalıyordu. Hyundai’nin yeni benzinli motorlarının yakıt ekonomisi ise gerçekten dikkat çekici. Şehir içi trafiğinde çok fazla hissedilmese de uzun yolculuklarda bu motor başarılı tüketim verileri tutturabiliyor.
İç mekanda gözüme çarpan negatif yönlerden biri ses sisteminin bluetooth üzerinden müzik çalamamasıydı. Neredeyse aynı ünitenin görev yaptığı i10’da bile bu özellik vardı. Bluetooth özelliği olmayınca doğal olarak telefonunuzu sisteme bağlayamıyorsunuz. Bu kadar zengin donanımdaki bir araçta beklenmeyecek bir durum açıkçası. Bir diğer sıkıntı yaşadığım nokta ise, sürücü koltuğunun sırtlıkla minderi arasından klima açıkken bel bölgenize soğuk hava vuruyor. Özellikle düşünülmüş bir şey mi bilmiyorum ama bir süre sonra rahatsız edici olabiliyor. Son olarak Prime donanımın manuel şanzımanlı versiyonda sunulmuyor olması garip. Mode ile Prime versiyonlarının donanım farkı gerçekten çok fazla ve manuel şanzımanla satın almak isteyenlerin Mode versiyona mahkum edilmesi kötü.

 

Teknik Özellikler

Motor:1,6 D-CVVT 
Motor Hacmi:1591 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:132 hp 6300 d/d 
Maksimum Tork: 158 Nm 4850 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma11,6 s
 Maksimum Hız:195 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Benzin
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:9,4 lt
 Şehir Dışı:5,6 lt
 Karma:7,0 lt
 Test:8,7 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4530 mm
 Genişlik:1775 mm
 Yükseklik:1445 mm
 Dingil Mesafesi:2700 mm
 Bagaj Hacmi:485 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:48 lt
 Boş Ağırlık:1228 kg
 Lastik Boyutu:205/55 R16

Volvo S40 1.6 D2 R-Design: 'Gizli Yıldız!'

21 Temmuz 2011 08:30:00
Kompakt sınıfta sedan otomobil arıyorsunuz ve alacağınız otomobilin prestij olarak da rakiplerinin çoğundan daha iyi olmasını istiyorsanız Volvo S40’a mutlaka bakmalısınız. İsveçli üreticinin 1995 yılından beri ürettiği S40, ikinci jenerasyonu ile önemli satış rakamları yakaladı. Şüphesiz bu başarıda 1.6 litrelik dizel ünitenin payı çok büyük. Volvo S40’da 1.6 litrelik turbo dizel motor, DRIVe versiyonda 109 hp güç 240 Nm tork üretirken, D2 versiyonunda 115 hp güç 270 Nm tork üretiyor.
Tasarım
Klasik Volvo çizgilerinin kompakt hali olarak tanımlayabileceğimiz Volvo S40’ın güven veren bir duruşu var. Test aracımızdaki gibi R-Design paketi satın alındığında araç sportif bir karaktere bürünüyor. Bu paketle beraber özel body kit, bagaj spoyleri, egzoz ucu ve özel 17 inçlik jantlar sunuluyor. Ayrıca ön ızgara ve yan aynalar da mat gri bir kaplamaya sahip oluyorlar. Aracın farlarının maviye kaçan rengi en çok dikkat çeken kısmı.





İç mekan
Volvo S40’ın basit çizgilerle şekillendirilmiş iç mekanında gösterişli öğeler bulunmuyor. Bütün kumanda elemanları olması gerektiği şekilde konumlandırılmış ve hiç birinin kullanım zorluğu bulunmuyor. Araç içerisindeki malzemelerin kalitesi bu sınıfın en iyilerinden. Hiçbir yerde kalitesiz malzemeye rastlamıyorsunuz. Üç kollu direksiyon simidi R paketle beraber oldukça şık bir görünüme sahip oluyor. Ayrıca ergonomisi ve üzerindeki kontrol butonlarının kullanımı çok rahat. Orta konsoldaki ekran, ses sistemi ve park mesafe kontrol sisteminin bilgilerini gösteriyor. Sözü açılmışken test aracımızdaki ses sisteminin çok başarılı olduğunu belirtelim.   İnce yapılı bir tablet şeklindeki orta konsolun arka kısmında eşya saklama gözü bulunuyor. Bunun gibi birkaç kısma daha sahip olan S40’da eşya  gözü sıkıntısı bulunmuyor. Araç içerisinde bizim gözümüze en çok takılan nokta el freni kolu oldu. El freni çekikken bu kolun daha kısa olması düşünülebilirdi.


Motor
Test aracımızın 1.6 litrelik dizel motorunu Peugeot, Citroen ve Ford modellerinden de tanıyoruz. 1.6 litrelik ünite S40 D2’nin motor kaputunun altında 3600 d/d’de 115 hp güç ve 1750 d/d’de 270 Nm tork üretiyor. DRIVe versiyonla arasında 6 hp güç ve 30 Nm tork farkı olan motor, bu versiyonda gücünü 5 yerine 6 kademeli manuel şanzıman aracışılığıyla ön tekerlere iletiyor. S40’ı 11,4 saniyede 100 km/s hıza ulaştıran motor, maksimum 190 km/s’lik hız değeri sunuyor.   Araca yeterli çevikliği sunan ünite, asıl maharetini tüketim değerlerinde gösteriyor.  S40 gaz pedalına nazik davranıldığında 4.4 lt/100 km değerini rahatlıkla yakalarken, testimizin sonunda 5,8 lt/100 km tüketim değerini elde etti. Düşük devirlerde bile yeterli tork üretebilmesi S40 motorunun oldukça rahat bir sürüş karakteri ortaya koymasını sağlıyor.


Konfor ve yol tutuş
Volvo S40, kompakt sınıfın en iyi yol tutan modellerinden olarak tanımladığımız Ford Focus ile aynı platformu kullanıyor. Aracın yol tutuşu bu sınıfın en iyilerinden. Viraj limitleri oldukça yüksek olan S40’ın direksiyonu ise bir miktar yapaylık hissettiriyor. ESP sistemi aracın limitlerini iyice zorladığınızda ufak müdahaleler yaparak sizi yola sokmakta zorlanmıyor. S40’ın bu kadar başarılı yol tutuş özellikleri göstermesi aklınıza sert bir araç olduğu fikrini getirebilir. Fakat durum hiçte öyle değil. S40 süspansiyonları yoldan gelen darbeleri de başarılı bir şekilde emiyor. Test aracımızdaki R Design koltuklar vücudu başarılı bir şekilde sarıyor ve yeterli konforu sunuyor. S40’ın iç mekanına yansıyan gürültüler de son derece az. Araç yüksek hızlarda bile rahatsız edici olmuyor.


Güvenlik
Volvo S40, 2004 yılında girdiği EuroNcap çarpışma testinden 5 yıldız ile ayrılmayı başardı.


Yorum-Selim ERKEK
Volvo S40 her ne kadar eskimiş bir model olsa da R-Design paketi ile hala çekici görünüyor. Aracın test ettiğimiz versiyonu baz dizel versiyondan biraz daha güçlüydü ancak ben fazla para vermeye değeceğini düşünmüyorum. Aracın en belirgin özelliği stabil sürüşü. Yüksek hızlarda bile S40 sürücüsü hiç tedirgin olmuyor. Yol tutuşu bu sınıfın en iyilerinden, sadece direksiyon biraz daha hassas olabilirdi. Dizel motor D2 kardeşi kadar tutumlu ve S40’ı rahatlıkla harekete geçiriyor. İç mekanda kullanılan malzemeler Volvo markasına yaraşır şekilde başarılı ve araç oldukça sessiz. Kompakt sınıfın diğer modelleri kadar tutumlu, fakat lüks imajı yaşatacak bir otomobil arıyorsanız S40’a göz atmalısınız.


Teknik Özellikler
Motor:1,6 D2 
Motor Hacmi:1560 cc 
Silindir Adedi:4 
Maksimum Güç:115 hp 3600 d/d 
Maksimum Tork: 270 Nm 1750 d/d 
Performans  
 0-100 km/s Hızlanma11,4 s
 Maksimum Hız:190 km/s
   
Frenler  
 Ön:Disk
 Arka:Disk
   
Yakıt Türü Dizel
Yakıt Tüketimi  
 Şehir İçi:5,2 lt
 Şehir Dışı:3,8 lt
 Karma:4,3 lt
 Test:5,8 lt
   
Boyutlar  
 Uzunluk:4476 mm
 Genişlik:1770 mm
 Yükseklik:1454 mm
 Dingil Mesafesi:2640 mm
 Bagaj Hacmi:404 lt
 Yakıt Depo Kapasitesi:52 lt
 Boş Ağırlık:1371 kg
 Lastik Boyutu:225/55 R17